05.12.2020, Cumartesi
7 °C / 16 °C Denizli Hava Durumu

Köyde bayram

Zeki Akakça / D20HABER - 31 Ekim 2020 Cumartesi - 09:30 Köyde bayram

Geçmiş; sadece geçen zamanın adı değildir, yaşanan, yaşatılan ve iz bırakandır. İnsanda acı-tatlı duyguları harekete geçiren, hatta duygusal bir reflekse sebep olandır. Biraz mekan değiştirip kanıksadığımız görüntülerin dışında bayram görmek ister misiniz?

A- A+

Anlar vardır hafızalarda hep taze kalır.
Anlar vardır adına özlem denir.
Anlar vardır yaşanıp bitmiş ve tekrarı yoktur.
Ve anlar vardır; anı olup geçmişin raflarına konmuştur.

Anılara yolculuk yapmak, kendinizden bir iz bulup peşine takılmak ne keyiflidir. Böyle bir izi bulup, öyle bir kokuyu;

-Cumhuriyet Bayramını bizim köyde kutlayalım mı? demişti arkadaşlarım.

-Neden olmasın demiştim. Ama pek ihtimal de vermemiştim gideceğime. Sözün gelişi bir karşılıktı bu. Sonra iş ciddiye bindi ve birkaç görüşme sonrası ben de heyecanlandım.

Zira kendimden de bir iz bulabilir, mutlu olabilir, geçmişte yaşadıklarımdan bir kısmını hafızamda tazeleyebilirdim.

Gün geldi, Denizli kent merkezinden toplanıp yola çıktık. Yol bizi önce Acıpayam’a sonrasında ise törene tanıklık edeceğimiz Kumavşarı köyüne ulaştırdı.

Kumavşarı köyü Acıpayam Ovası’nın en doğu ucunda Burdur il sınırında yer alıyordu. Köye ulaştığımızda tören henüz başlamamıştı. Ama ortamda bir “bayram havası” heyecanı, telaşı gözle görünüyor, hissediliyordu.

Hoparlörden yöresel türküler duyuluyor, kimisi önlük, kimisi kostüm, kimileri de sivil giyimli çocuklar okulun bahçesinde sağa sola koşturuyorlardı. Tabii ki öğretmenlerin kılık kıyafeti de Cumhuriyet Bayramı’na yakışır şıklıkta ve özenliydi.

Okul bahçesinin bir köşesinde duman kabarıyordu. Merak edip sordum arkadaşlarıma.

-Bu nedir, orada ne oluyor?

-“Aaaa” dediler, o çok özeldir, orada “Tarhana kaynıyor” …

Çok ilginç gelmişti. Bu tür ortamlarda ve zamanlarda tatlı ikramı, pasta, börek ve hatta katmer ve benzerleri de anlaşılırdı ama çorba?

Açıklaması arkadan geldi. Yöreye özgü tarhana işin ustası tarafından yapılıyor ve tören sonunda ayrımsız herkese ikram ediliyormuş. Hatta yanında bazen keşkek ve helva da olurmuş. Bu ikramları bazen bir ya da birkaç kişi üstleniyor, bazen ise köy tüzel kişiliği yardım toplayarak gerçekleştiriyormuş.

Program içinde bir çok detay vardı. Tam bir “bayram” yaşanıyordu. Bayramın bir resmi bölümü vardı ki; orası bildiğimiz sıra ile gerçekleşiyor. Saygı duruşu, İstiklal marşı, kutlamalar, konuşmalar, şiirler okunması gibi.

Farklı olan kısmı ise bayramı izlemeye gelenlerdi. Çoluk çocuk düğüne gider gibi ellerinde bayraklarla toplanıp gelmişler, bayramı izliyorlardı. Gelenlere önce lokum ve bisküvi ikramı yapılıyordu. Sonra ise öğrencilere.

Resmi töreni izleyen ahali en çok çocukların açık alanda oynadığı mini tiyatro oyununu, şiirleri ve köy için kurulmuş derneğin hazırladığı “köy fotoğraflarından oluşan sergi”yi merakla bekliyor ve izliyorlardı. Törenin en sonu ise en keyifli, en kazançlı kısmı oluyordu. Bu bölümde toplu halde çorba, tatlı ve çay ikramı yapılıyordu çünkü.

Kısaca özetleyip sıraladığım bu faaliyetler öğle saatine kadar uzayıp gidiyor. Bu heyecana oraya gelen genç, ihtiyar, kadın ve erkek herkes bir şekliyle dahil oluyordu. Coşku, heyecan ve mutluluk aynı anda yaşanıp tüm köye savrulup gidiyordu. Ama en çok ellerinde bayraklar ile tören geçişi yapan çocukların coşkusu görülmeye değerdi benim için. Onları anlamak için yüzlerine bakmak yeterliydi. Onların yüreğindeki Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi anlaşılmayı bekliyordu.

Fırsat yaratıp yöresel kültürün ürünü olan türküler, yemekler, ikramlar ve heyecanlarıyla bir Cumhuriyet Bayramı’nı yaşayıp geçmişe yolculuk yapın derim.

Bu biraz nostalji ama çokça geleceğe ışık tutmak olacaktır. Bunun için üşenmeyin bir bayramı okulu olan herhangi bir köy okulunda kutlayın. Kendiniz bilirsiniz ama; minicik hediyeler ve kitaplarla da bunu zenginleştirirseniz eğer hem siz hem gittiğiniz yerdeki çocukların benliğine bir noktalı virgül koyarsınız.