Denizli Mebusu Mazhar Müfit Kansu’nun Şeyh Sait’e söyledikleri – D20Haber
04.03.2024, Pazartesi
6 °C / 18 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Veli Yunus ÜNAL
  6. /
  7. Denizli Mebusu Mazhar Müfit Kansu’nun Şeyh...

Denizli Mebusu Mazhar Müfit Kansu’nun Şeyh Sait’e söyledikleri

A- A+

Tartışılması gereken, çözüm bekleyen onlarca sorun varken,
Ekonomik cendere sık boğaz ederken,
Ev kirasının 10 bin-15 bin lira arasında oluştuğu piyasada 7 bin 500 liraya mahkum edilen emeklinin,
“Al sana 11 bin 400 lira, nasıl yaşarsan yaşa” denilen emekçiyi konuşmak varken;
Hain Şeyh Sait tartıştırılıyor bu millete, bilerek, isteyerek.

Gündemin can alıcı sorunlarından uzaklaşıp, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı 1925 yılında isyan başlatan biri konuşuluyor.
Suni gündemin başlığı Şeyh Sait hain mi, değil mi?

MHP, İYİ Parti ve Zafer Partisi liderlerine göre hain.
Ya AK Parti?
Bu konuda bir milletvekilinin açıklaması gündem oldu.
AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, 12 Aralık’ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bazı terbiyesiz ve ahlaksız zevatların Şeyh Said Efendi hakkında sarf ettiği beyanlar hakkında TCK hükümlerine göre hakaret oluşturan sözler nedeniyle suç duyurusunda bulunacağımızı ve Şeyh Said Efendinin sahipsiz olmadığı kamuoyuna beyan ederim” diyor.

Peki ya Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi CHP ne diyor?
Onu da en yetkili ağızdan, CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel’den dinledik.
Özel, katıldığı bir televizyon programında sunucunun “Size göre Şeyh Sait kahraman mı yoksa hain mi?” sorusuna, “Ben, Şeyh Sait İsyanı’nın kendi konjonktüründe Cumhuriyet’e karşı bir ayaklanma olduğunu biliyorum. Bu ayaklanmanın bastırılması sırasında oluşmuş acılar bugün bazı torunların kalbini acıtıyorsa, o acıya saygılı olmak gerekir. Tarihten ders çıkarmak lazım, husumet çıkarmamak lazım" yanıtını veriyor.

En gerçek yanıtı ise, suikast sonucu öldürülen Sakıncalı Piyade’den alıyoruz.
Uğur Mumcu’nun Kürt-İslam Ayaklanması kitabında çarpıcı bilgiler yer alıyor. Mumcu’nun aktardığına göre Şeyh Sait, aşağıdaki sözleri eden kişidir.

“Kürtlerin bulundukları yerleri Türklerin elinden alacağız. Topraklarımız verimlidir. Madenlerimiz çoktur, bunlardan yararlanacağız.” (1)

Sakıncalı Piyade anlatmayı sürdürüyor.
O dönemin başbakanı Ali Fethi Bey (Okyar) ise konuyla ilgili konuşmasında, kendisine verilen bilgilerden bahseder. Fethi Bey, “Olay, Padişahlık, Hilafet, şeriat, Abdülhamid'in oğullarından birinin saltanatını sağlamak gibi gerici propagandası altında Kürtçülüktür. Şeyh Sait, zavallı halkı en can alıcı noktasından yakalamış ve böylece memleketin başına bir sorun çıkarmıştır.” (2)

Bu kadar mı?
Elbette değil.
Şeyh Sait, isyan sırasında Şeyh Şerif’e yazdığı mektupta, “...Kimsenin hayat ve malını düşünme. Biz mahvolduktan sonra başkalarının hayat ve malı bize ne faydadır? Nefis, başkalarından önce gelir” diyor. (3)

Kitapta, Şeyh Sait ve diğerlerinin yargılama süreci de detaylıca anlatılıyor.
İsyanın bastırılmasının ardından kurulan İstiklal Mahkemesi’nin başına dönemin Denizli Mebusu Mazhar Müfit Kansu getiriliyor. Mazhar Müfit Bey, yargılama sonunda Şey Sait ve diğerlerine şu ifadeleri kullanıyordu:

“(...) Cumhuriyet hükümetinin azimli ve kesin hareket ve Cumhuriyet ordusunun öldürücü darbeleriyle ayaklanmanız, gericiliğiniz derhal yok edildi. Ve hepiniz yakalanarak hesap vermek üzere adalet huzuruna çıkarıldınız. Herkes bilmelidir ki, Cumhuriyet hükümeti, fesat ve irtica her türlü lanetli faaliyetlere kesin suretle göz yummayacağı gibi hatta kesin önlemler ile eşkiya eylemlerine yer vermeyecektir.(...) Bu bölgenin zavallı halkı sizin fesadınızdan ve kötülüğünüzden kurtularak Cumhuriyetimizin feyizli ilerleme ve mutluluk vaadeden yollarda yürüyerek, refah ve mutluluk içinde yaşayacaktır. Siz de döktüğünüz kanların, sömürdüğünüz ocakların cezasını adalet sehpasında hayatınızla ödeyerek hesap vereceksiniz. İşte Cumhuriyet'in sert fakat adil yasalarının hükmü budur.”(4)

Velhasıl kelam!
1925 yılında yargılandı ve idam edildi Şeyh Sait.
Peki aradan geçen 98 yılda ne oldu?
Şeyh Sait’i yargılayanların “cezanızı hayatınızla ödeyeceksiniz” bakış açısından bugünlere nasıl gelindi?
Sevgili Özgür Özel’e sormak isterim:
“Hain” lafını kullanmaktan neden imtina ettiniz?
Seçimde alacağınız oyu, Atatürk ve Cumhuriyet’ten daha fazla mı önemsiyorsunuz?
Halbuki daha bir ay önce, "Atatürk'ün emanetçisiyim" diyordunuz?
Emanete böyle mi sahip çıkıyorsunuz?

KAYNAK
1,2,3,4- Uğur Mumcu, Kürt-İslam Ayaklanması, İstanbul,