23.09.2026, Çarşamba
17 °C / 28 °C Denizli Hava Durumu

Çocuklar sessiz çünkü biz çok gürültü yapıyoruz

A- A+

Savaş, geçim sıkıntısı, zamlar, politik çekişmeler...
Gündeme baktığınızda aklınızı sabırla korumak ihtiyacı hissediyorsunuz.
Gazeteci olarak işin mutfağında yer alıyorsanız, bu konuları haberleştirmek durumundasınız.
Ama neyi fark ettim biliyor musunuz?
İzlediğim bir haberde, sosyal yardım alan çocukların sayısının arttığından bahsedince hatırladım.

Dostlar...
Unuttuk, hem de en önemli şeyi.
Neyi mi?
Çocukları...

Yetişkinler olarak öyle çok dertle boğuşuyoruz ve bunları öyle yüksek perdeden konuşuyoruz ki, onların seslerinin duyulmasına imkan bırakmıyoruz.
Mesela Barış Manço böyle yapmıyordu bize.
Barış Manço'nun sunduğu 7'den 77'ye programında yıldız biz çocuklardık. Barış Manço bizimle sohbet ederdi.
Şimdi öyle mi?

Çocukken bizlerin güvenebileceği komşu teyzeler ve amcalar vardı.
Şimdi öyle mi?

Sokakta yemek yiyemezdik. “Belki bir başkasının evinde olmayabilir, canı çekebilir, yiyemezse ayıp olur” denirdi.
Şimdi öyle mi?

Her şeyimiz yoktu ama en azından iki isteğimizden birini ailelerimiz karşılayabilirdi.
Şimdi öyle mi?

Çocuklara ‘sabi’ denir ve her ne pahasına olursa olsun korunmalı denirdi.
Şimdi öyle mi?

Öğretmene karşı saygılı olmamızı öğretirdi ailelerimiz.
Şimdi öyle mi?

“Çocuklar her işe karışmaz, bunlar büyüklerin meselesi” denirdi.
Şimdi öyle mi?

Deprem Dede (Ahmet Mete Işıkara) ve Toprak Dede (Hayrettin Karaca) vardı.
Çocuklara doğayı sevmeyi ve deprem gerçeğini anlatırlardı, şöhret peşinde koşmadan.
Şimdi öyle mi?

Bizimkiler...
Ekmek Teknesi...
İkinci Bahar...
Yabancı Damat...
Çiçek Taksi...

Ailenin önemini anlatan diziler vardı.
Şimdi öyle mi?

Adile Naşit, Münir Özkul, Nejat Uygur, Kemal Sunal, Tarık Akan gibi saygın, saygılı ve toplumsal bir figür olmayı başarmış ünlüler vardı.
Şimdi öyle mi?

Çoğu çocuğun bir ailesi vardı. Aileden kastım anne-baba değil sadece. Kimi arkadaşlarım mesela babaanneleriyle büyümüştü. Ama yine de bir aile vardı.
Şimdi öyle mi?

Hepsinin cevabı tek kelime aslında.
“DEĞİL!”
O yüzden soruyorum her şeyi yüksek perdeden konuşmayı sevenlere.
Çocukluk nerede kaldı?
Zahmet olmazsa bulun getirin.