10.08.2022, Çarşamba
23 °C / 33 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Sedat KURT
  6. /
  7. Tehdit, hakaret, küfür!

Tehdit, hakaret, küfür!

A- A+

Cemaatler sadece dinle ilgilensin, ne işi var okulla yurtla dedik…
Devlet barınma ve eğitim görevini yerine getirmezse, boşluğu dolduran olur anlamına getirdik…

Taciz, intihar, cinayet… Sürekli bu haberlerle gündeme geliyor dedik!...

Enes Kara ilk değildi dedik…

Denizli’de farklı tarihlerde meydana gelen ve iki kızımızın canına kıydığı birbirine inanılmaz benzer cemaat evi intihar olayını hatırlatıp, bu dosyaların üzerine yeterince gidilmediğini yazdık!..

Türkiye’nin gündemindeki can sıkıcı olaya geçen hafta, Denizli’den örnekler vererek, bakmaya çalıştık!..

20 bin okuma aldı yazımız!..

D20Haber’in Facebook sayfasındaki köşe, bin 200’den fazla paylaşıldı.

700’e yakın ifade bırakıldı (Beğenenler, üzülenler, kızanlar, şaşıranlar vesaire)

Ve onlarca yorum…

Bizi alkışlayanlar da vardı, destek verip, haklı bulanlar
ya da katılmayanlar ve hatta yazıdan direk rahatsız olduğunu söyleyenler de…

Peki ya tehdit, hakaret ve küfürlere ne demeli?..
Tehdit eden, hakaret eden, küfreden insanın İslamiyet’le dinle ne alakası olabilirdi?

Peki ne zaman bu tarz konular gündeme gelse, düğmeye basan karanlık eller kim?

Önceden fısıltı gazetelerini kullanırlardı, şimdi Whatsapp'tan, SMS’le ya da DM’den iletişiyorlar…

Belli ki slogan “Din düşmanlığı yapılıyor, yetişin” gibi bir şey!...

Telefonla arayıp, ayar çekerek, tehdit edenler bile oldu!..

Tabi gerekli hukuki hazırlıklar yapılıyor ama önemli olan geniş resmi görebilmek!..

Özellikle karşıt yorumları okudum, irdeledim. O yorumlar zaten geniş resmi gösteriyor.
Sayılarının kaç olduğu önemli değil ama finalde 3 tip karşıt görüşlü vardı karşımda ve ben 3’ünü de tanıyorum!

Birinci tip yorumcu, ahlaki çizgilerde tartışmayı isteyen vatandaşlar.. Benimle aynı düşünmüş düşünmemiş, hiç sorun değil…

İkinci tip yorumcular, bu konuda hassasiyet çizgisi çok yüksek olanlar. Aidiyet duygusu içinde hareket edip kendilerine iletilen mesajların ardından doğrudan paylaşımların altına yorum yapanlar!.. İlk yapılan yorumları örnek alıp o örnek üzerinden tepkilerini dile getirmeye çalışırlar.

Öndekilerin ardından giderken öne itilip, genelde kurban edilirler…
Okumazlar, sorgulamazlar, öylece inanırlar, güvenirler çünkü!..

Cemaatler kapatılsın bile dememişim –okumamış ya- “cemaatler niye kapatılıyor, meyhaneler kapatılsın” yazmış mesela bunlardan biri.

Bir de onları öne itenler var!..

Ki bu tipler hem duygusal olarak kendilerinden daha fazla tepki gösterecek insanları galeyana getirirler, hem sözüm ona zeka kokan ağdalı laflarla, alaycı tavırlarla yaklaşırlar olaylara…

Ortalığı ateşe verecek adımları atıp, ortadan kaybolurlar!..

Misal “Cemaat evlerindeki intiharları yazıyon da batakhanedeki ölümleri niye yazmıyon” derler!..

Peşinden gidenler hiç düşünmezler!
Meyhanede olan cinayeti, alemde öleni, uyuşturucu batağından gideni biz haber yapmazsak nereden öğrenecekler?

Bu tarz insanları galeyana getiren bu üçüncü tiplerdir!

Kulakları daha iyi duyar,
burunları daha iyi koku alır,
elleri daha çabuktur!..

Garibanı siper eder ki kendine bişe olmasın!..

Gelelim tüm bunların üzerinden asıl mesajı vermek isteyen görünmezlere!.. Aslında onlar direk yorum yapmazlar, yapılan yorumların tümünde karşı taraf bir mesaj alsın isterler. İnsanların yumuşak karınlarını, hassas noktalarını, duygusal yanlarını çok iyi bilirler!..

Tıpkı 6-7 Eylül Olayları’ndaki gibi… Koltuklarına yaslanıp sonucu beklerler…

Maraş’ta maşalarına evlerin kapılarını işaretletip, Maraşlıyı Maraşlıya kırdıranlar gibi… Cinayetleri ellerini kana bulamadan işlerler…

Mesela Sivas’ta Madımak Otel’i işaret eden eller gibi…

“Din elden gidiyor. Kafirler Sivas’ta dine meydan okuyor” yaygarasını kopartıp, otelin ateşe verilmesini canlı yayından izlerler…

İki temel enstrümanları vardır

Din ve vatan!..

Gerçekten inanan, seven, bu uğurda her şeyi göze yapabilecek insanları kullanırlar!..

Laiklere sürekli “laiklik elden gidiyor” denir mesela, mütedeyyine “kominizim gelecek, camileri yıkacaklar, ibadetinizi yasaklayacaklar” gibi laflar..

Sosyal demokrata, sosyaliste faşizm tehlikesini gösterirler, sağcıyı “vatan elden gidiyor” diye kandırırlar!.

Hangi olaya bakarsan bak, ister 27 Mayıs, ister 12 Mart ya da 12 Eylül. Düğmeye basanlar, maşa olup kullanılanlar ve öne sürülüp fatura ödeyenler hep aynıdır!..

İsimleri, cisimleri değişir ama kendileri değişmez!..

15 Temmuz mesela,
Bu duruma en sıcak örnek değil mi?

Darbe yapıyoruz diye kendi müritlerini kandıranlar, önemli adamlarını, sır küpü elemanlarını türlü oyunlarla yurt dışına kaçırıp, gerçekten inanmış mütedeyyin yüz binlerce garibanı ateşin tam ortasında bırakarak, sırtlarını dönüp hiçbir şey olmamış gibi hayatlarını devam ettirmediler mi?..

Uzun lafın kısası biz her şeyin farkındayız, siz canınızı sıkmayın!..

Tıpkı Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink gibi din ve vicdan özgürlüğüne de sahip çıkarız, ibadet özgürlüğüne de!..

Yarın bir zulüm görseniz, önce bizim kapımızı çalarsınız…

Yazarın Diğer Yazıları
Türk adaleti
27 Nisan 2022 Çarşamba
Al sana fırsat!
24 Mart 2022 Perşembe
11. Tümen ve 9 yıl!..
18 Mart 2022 Cuma
Hiç mi gün yüzü görmedik?
9 Mart 2022 Çarşamba
Kılıçdaroğlu’na mektup
23 Şubat 2022 Çarşamba
Gülümse
16 Şubat 2022 Çarşamba
Erdoğan’ı kurtarmak!
9 Şubat 2022 Çarşamba
Çekilin tarih yazcam!..
29 Aralık 2021 Çarşamba