24.05.2022, Salı
18 °C / 30 °C Denizli Hava Durumu

Gülümse

A- A+

Belki şehre bir film gelir..
Bir güzel orman olur yazılarda…
İklim değişir, Akdeniz olur,
Gülümse…

İklim değişir, Türkiye’yi vurur;
O da gelir Denizli’yi bulur!..

Son iki mısrası benden.

Tabii ki pek çoğumuzun kalbinde yer etmiş Gülümse şarkısının, yazımın başında verdiğim bu güzel sözleri Sezen Aksu’ya ait.

Geçtiğimiz yazı hatırlıyor musun? Güneş havaya yükseldikçe başlamıştı orman yangınları, alevler bulutlara dokundu dokunacak, her yere kül yağıyor;

Kozalaklar öyle bir fırlıyordu ki cayır cayır yanan çam ağaçlarından, Antalya’dan, Marmaris’ten, Milas’tan ta buraya, kor olup yüreğime, yüreğine düşüyordu…

Prof. Dr. Doğanay Tolunay uyarmış…
D20Haber manşetten duyurmuş…

Kavurucu sıcak, bu yaz da Akdeniz ve Ege’yi vuracakmış.
Geçtiğimiz yazı aratmayacakmış…

Küresel salgın, sömürdü iki yıldır tüm enerjimizi, paranoyak asalaklar gibi dolaşıyoruz sağda solda…

Üstüne küresel ısınmanın ilk mağdurlarından Türkiye’de o orman felaketleri tuzu biberi oldu, kötümserliklerin.

Yetmiyormuş gibi, bir tuhaf ‘saçma sapan’ inadın yarattığı ve hepimizi avcunun içinde ezmeye başlayan kur nedenli ekonomik, kriz son umutları da sıyırdı içimizden.

Mutlu musun, içindeki çocuk yaşıyor mu hala?

Ne yalan söyleyim, yazmak bile istemiyorum artık. Büyük büyük sorunlara, bitmek tükenmek bilmeyen küçük ama mide bulandıran fenalıklar monteleyen canım Denizli’de kalmak da istemiyorum.

Seviyor musun gerçekten bu şehri?

Elbet ki anılar, izler taşıyor sokaklar, mekanlar… Elbette bağlayıcıdır yaşanmışlıklar!.

Peki ya insanlarını, cennetini cehenneme çeviren?

Başka ne dokunabilir ki masumiyete, ne kirletir, ne zehirler, ne acıtabilir bu kadar pervasızca, canını?

Sahi utanıyor musun, insan olmaktan?

Hiç mi yüzün kızarmıyor, en azından kendi kendineyken, aynaya baktığında, bir şimşek çaktığında, yerli yersiz düşünüp, muhasebe yaptığında…

Peki ya kaybettiklerin? Onlar boğmuyor mu, seni gecenin bir vakti, boğazına yumruk olup, taş gibi oturmuyor mu yüreğine?

Her bir veda, senden, çocukluğundan, iç organlarından bir parçayı koparıp götürmüyor mu?

Ölüme biraz daha yaklaştığını hissetmiyor musun?

Düpe düz çoğul yalnızlık değil mi bu sendeki?

Daha birkaç gün önce acı haberini aldığımız Cüneyt Zeytinci, son nefesiyle bir mumu daha söndürüp gitmedi mi, vakitsizce, bir tık daha kararmadı mı yaşam senin için?

Böyle mi oluyor –sahiden- yaşamak?
Büyüdükçe küçülüp, daha çok soru sorar, daha az bilir, daha çabuk unutur mu oluyoruz?

Ha birader?
Ne diyosun?

Yazarın Diğer Yazıları
Türk adaleti
27 Nisan 2022 Çarşamba
Al sana fırsat!
24 Mart 2022 Perşembe
11. Tümen ve 9 yıl!..
18 Mart 2022 Cuma
Hiç mi gün yüzü görmedik?
9 Mart 2022 Çarşamba
Kılıçdaroğlu’na mektup
23 Şubat 2022 Çarşamba
Erdoğan’ı kurtarmak!
9 Şubat 2022 Çarşamba
Tehdit, hakaret, küfür!
26 Ocak 2022 Çarşamba
Çekilin tarih yazcam!..
29 Aralık 2021 Çarşamba