10.08.2022, Çarşamba
23 °C / 33 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Sedat KURT
  6. /
  7. Cemaat yurtları Denizli’de 2 can aldı!

Cemaat yurtları Denizli’de 2 can aldı!

A- A+

Türkiye aile zoruyla cemaat yurdunda tutulduğu ve orada gördüğü baskı yüzünden canına kıyan Tıp öğrencisi Enes Kara’yı konuşuyor bir haftadır…

Herkesin gündeminde Enes var. Kimi “yetti şu cemaatler” diyor, kimi “onların ne suçu var birader” diyor.

Ama Türkiye’de esasen devletin asli görevlerinden biri olduğu halde, adeta cemaatlere teslim edilen barınma ihtiyacı yüzünden, özellikle kırsal bölgelerin ve/veya dar gelirli ailelerin çocukları cemaatlerin kucağına bırakılıyor.

Çoğu dar gelirli ailenin evlatlarını -devletten umudu olmadığı için- daha iyi şartlarda yaşasın, daha iyi eğitim alsın diye emanet ettiği cemaat yurtları, sık sık tacizler, intiharlar, hatta ve hatta yangın faciaları ya da eli satırlı akıl hastalarının korkunç cinayetleriyle gündeme geliyor.

Ama devletin bugünkü sahipleri, her zaman olduğu gibi kılını kıpırdatmıyor.

Enes Kara’nın yaşadığı psikolojik şiddetini ve aile baskısı yüzünden intihara adım adım nasıl yaklaştığını anlattığı videosunu izlerken hepimizin yüreği nasıl parçalanıyor değil mi?

“Yazık” diyoruz, “çok da zekiymiş, pırıl pırıl bir beyni, tertemiz bir kalbi varmış, boş değilmiş ki tıpı kazanmış.”

Huriye Çaput! Bir o kadar zeki, pırıl pırıl ve geleceği parlak olan bir başka öğrenciydi…

16 yaşındaydı. Denizli Kız Meslek Lisesi’nde Öğrenci Meclisi Başkanı idi. Bütün dersleri iyi, zehir gibi, öğretmenlerin gözdesi, görenin gıpta ile baktığı bir gençti Huriye Çaput.

Ailesi, Denizli’nin bir ilçesinde yaşadıkları için, tek çare, onlara kucak açan cemaate emanet ettiler kızlarını.

Noldu biliyor musunuz Huriye’ye?

Cemaatin ABLALAR evinin olduğu bir apartmanın önündeki asfalt zeminde bulundu kanlar içindeki cesedi. Cansızdı.

Tarih 12 Şubat 2009’du. Yani bundan 13 yıl önce.

Yaşasaydı belki de Enes’in okuduğu fakültedeki hocalardan birinin asistanı olabilirdi.

Kayıtlara intihar diye geçti…
Nedeni daha can yakıcıydı…

Ona ablalık yapsın diye yanlarına yerleştirildiği üniversite öğrencisi mütedeyyin ablalardan birinin laptopu çalınmıştı.

Huriye’yi hırsızlıkla suçlamışlardı!..

Dedesi isyan etti! “Benim kızım hayat doluydu. İntihar etmez o! Öldürülmüş olabilir” diye…

Öğretmenleri ve arkadaşları da aynını söyledi. Ama olay yerine gelen nöbetçi savcı ölümün şüpheli olmadığına işaret etti.

Kimindi peki o ablalar evi?

O zaman sorsaydınız "Fethullah Gülen Efendimiz’in" yanıtını alabilirdiniz.
Şimdilerde Terör Örgütü FETO’nün Denizli’deki kız öğrenci evleri sistemi içinde denir.

Tarih 5 yıl sonra Denizli’de tekerrür etti!..

Yine bir cemaate ait kız öğrenci evinin olduğu apartmanın önünde, beton zeminde Berna Pekakça kanlar içinde bulunduğunda, Huriye’nin şüpheli ölümünün üzerinden 5 yıl geçmişti.. Yıl, 2014..

Ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırılan Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Berna da kurtarılamadı.

Belki mezun olsa, Enes Kara’nın okuduğu tıp fakültesinde hemşire olarak görev yapacaktı…

Bilin bakalım neden intihara sürüklendi?
Bir öğrencinin tişörtü çalınmıştı.
Cemaat evinin kadın sorumlusu Berna’yı suçladı.

Baba isyan etti!..
“Benim kızım hırsızlık yapmaz” diye…
15 gün önce aramış babasını. “Baba beni gel al nolur” diye ağlayarak. “Kamp var” demiş cemaat yetkilileri, kapıdan geri çevirmişler babayı..

Cemaatin kız öğrenci evi kapatıldı, diğer öğrencileri başka yurtlara yerleştirdiler.

Çözüldü mü peki sorun ?

Tabii ki hayır!..
İşte Enes Kara…
Arkası kesilmedi ölümlerin, devam da edecek…
Taa ki cemaatlerin elinden yurtlar ve okullar alınana kadar.

Zaten bir türlü anlamam, dini bir amaç uğruna toplanan kişilerin eğitimle, ticaretle, siyasetle bu kadar haşır neşir olmasını.

Daha önceki bir yazımda da dile getirmiştim.

Madem devletini milletini seven yapılar bu tarikatlar; neden onlardan bir teki bir yurt ya da okul yaptırıp da devlete bağışlamıyor?

Aralarında camileri olanlar dahi var!..
Kaçı Diyanet İşleri Başkanlığı’na ya da illerdeki müftülüklere bağış yapıyor?

Bu insanların amacı gerçekten iyilik yapıp sevap kazanmak mı, yoksa sadece kendi gibi düşünen, kendi gibi yaşayacak bir ordu yaratmak mı?

Bu kafayla giderse biz daha çoook gözyaşı dökeriz; Huriyeler, Bernalar, Enesler için…

Daha kaç cemaat yurdunun yangınla kül olmuş enkazından, kömürleşmiş küçücük bedenleri verirler anne-babaların kucaklarına kim bilir..

Kim bilir daha kaç küçük çocuk, sözüm ona daha iyi imkanlarda okusun, barınsın diye, sessiz sedasız tacize uğrar, hayatı boyunca taşıyamayacağı bir yük edinip, hayatın en acı dersini alır badem bıyıklı ruh hastalarından?

Sonra konuşulur böyle üç beş gün, Huriye ve Berna gibi unutulur!..

Yazarın Diğer Yazıları
Türk adaleti
27 Nisan 2022 Çarşamba
Al sana fırsat!
24 Mart 2022 Perşembe
11. Tümen ve 9 yıl!..
18 Mart 2022 Cuma
Hiç mi gün yüzü görmedik?
9 Mart 2022 Çarşamba
Kılıçdaroğlu’na mektup
23 Şubat 2022 Çarşamba
Gülümse
16 Şubat 2022 Çarşamba
Erdoğan’ı kurtarmak!
9 Şubat 2022 Çarşamba
Tehdit, hakaret, küfür!
26 Ocak 2022 Çarşamba
Çekilin tarih yazcam!..
29 Aralık 2021 Çarşamba