30.10.2020, Cuma
13 °C / 22 °C Denizli Hava Durumu

Kentin müzesi

A- A+

İki haftadır buradaki köşe yazılarıma ara vermiştim. Gerek iş yoğunluğu gerekse gündem hızı yüzünden yazamadım. Ama Türkiye de yaşayınca gündeme neresinden dâhil olursanız olun kaldığınız yerden devam ediyormuş hissi kaybolmuyor. Denizli’ye dair yerel konular hakkında da yazmak istesem de ülke meselelerinden pek sıra gelmediğini söylemek yanlış olmayacak.

Ancak bu yazımda Denizli için önemli olduğunu her zaman düşündüğüm, hatta bu konuda pek çok farklı platformda görüş bildirdiğim, farklı STK görevlerim sırasında dile getirdiğim bir konuya yer vermek istedim. Bu düşüncemi tetikleyen olay ise halen Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüttüğüm DESİAD (Denizli Sanayi ve iş adamları derneği) tarafından üyeleri özelinde yürütülen bir anket çalışması oldu. Denizli’nin iş dünyasının pek çok isminin üyesi olduğu DESİAD gerek iş, ekonomi, sanayi ve ticaret gerekse toplumsal konular hakkında pek çok çalışma yürütüyor. Son olarak Laodikya’yı merkezimize alarak çeşitli tanıtım ve sponsorluk konularında katkı vermeye çalıştık. Yukarıda sözünü ettiğim anket çalışması ise dernek çalışmaları sırasında değinilmesi gereken konular hakkında üye görüşlerinin alındığı bir çalışma. Üye sayısı 200’e yakın olan DESİAD’ın ankete katılan üyelerinin sayısı %60’a yakın oldu. Çeşitli sorulardan biri olan ‘’DESİAD olarak gündeme almamızı istediğiniz konu nedir’’ Sorusuna katılanların % 43’ü ‘’ Kent müzesi’’ cevabı ile müze konusunda çalışma yapılmasını istediğini belirtiyordu.

Kent Müzesi veya müze tartışması özellikle 10 yıl önce oldukça yoğun bir şekilde kentte gündem olmuş bir konu. O tarihlerden öncede tartışılmış ancak 2010 yılında açılan ‘’ Denizli Hükümet Konağı ve yakın çevresi ‘’ konulu Ulusal ölçekli Mimari proje yarışması ile Müze konusu gündeme oturmuştu. Yine aynı tarihlerde Denizli Belediyesi, Mimarlar Odası ve ÇEKÜL vakfı işbirliği ile hazırlanan ‘’ Denizli Geleceğini arıyor’’ adı verilen çalışmada Denizli’nin gelecek 25 yılı için çeşitli önermelerde bulunmuştu. Çıkan sonuçlardan biri Denizli’nin Turizm potansiyelinin canlandırılması, Pamukkale özelinde yoğunlaşan yerli ve yabancı turistin kent merkezine çekilebilmesi için bir müze yapılması idi. Çünkü yıllardır Pamukkale’ye gelip de kent merkezine uğramayan turist potansiyelinin kente ekonomik olarak gerekli katkıyı bırakmadığı ve bunun da kent ekonomisi için olumsuz olduğu konuşulmakta idi. Müze kavramının da bu cazibe için çok önemli bir nesne olduğu düşünülmekte idi. Tam da bu tarihlerde dönemin Mimarlar Odası tarafından bir kent sempozyumu düzenlenmiş ülke çapından ve yerelden pek çok uzman kent merkezi için müze de dâhil çeşitli somut önermelerde bulunmuş idi. Hatta Arkeoloji müzelerinin kazı alanları yakınında yapılması yönünde yer alan UNESCO tavsiye kararlarına rağmen kent merkezinde bir kent ve Arkeoloji müzesi yapımı tavsiye ediliyor idi. Hükümet konağı yarışması programında da yarışma alanı olan eski Sanat okulları binaları, eski Hükümet konağı, yıkılan eski Kız meslek lisesi binasının bulunduğu alanda kent müzesi için yer belirlenmesi, Sanat okulu binalarının Kent müzesi olarak kullanılabileceği belirtiliyordu. Sonuç olarak 1. seçilen proje Sanat okulu binalarının Kent müzesi olarak kullanılması, bu yapılara eklenti olarak yapılacak yeni bir bina ile de Arkeoloji müzesi yapılmasını önermekte idi. Ancak sadece bugün kullanılan Hükümet Konağı binası için ödenek ayrıldı ve yapıldı. Sonraki süreçlerde nedeni bilinmemekle birlikte eski sanat okulu binalarının yıkılarak bu alanda müze yapılması adına çeşitli girişimlerde bulunuldu. Mimarlar Odasının çabaları ile Sanat Okulu binaları Kurul kararları tescil edilerek korumaya alındı. Bugün gelinen noktada Sanat Okulu binaları ya da en bilinen adı ile ‘’ Taş binalar’’ metruk vaziyette beklemekte, müze için ise bir iş adamı sponsorluğu ile proje çalışmaları yürütülmekte bilgisinden başka bir şey bilmemekteyiz. Yeri gelmişken Denizli gibi bir kente müze yapılması için sponsor bulmaya çalışmak, devletten bunun için bir türlü ödenek alamamanın büyük bir acizlik olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Buraya kadar sürece dair bir özet yapmaya çalıştım. Peki, biz hak ettiğimiz bir Kent ve Arkeoloji müzesine ne zaman kavuşacağız? Çevresi 20’ye yakın Antik kent ile çevrili, burnunun dibinde Laodikya ve Hierapolis gibi iki önemli kazı alanı bulunan, kendi yöresel ve folklorik pek çok değeri olan Denizli’nin en ivedi olarak bir müze yatırımını gündemine alması gerekiyor. Bunun içinde yer aramasına gerek yok. Gerek dünya gerekse Türkiye özelinde pek çok eski yapı müzeye dönüştürülüyorken eski taş binaların Kent Müzesine dönüştürülmesi ve aynı bölgede bir arkeoloji müzesi yapılması en doğru karar olacaktır. Zaten Denizli bu bölgeyi uzun süre tartıştı ve bu alan üzerinde bir mutabakat oluştu. Ayrıca yukarıda özetlediğim süreçlerin bizzat içinde olan biri ve bir Mimar olarak Eski taş binaların sanki okul değil de müze yapılması için inşa edilmiş derecede bu amaca uygun yapıldığını söylemeliyim. Müze yapılması için harekete geçilmesi durumunda kentin topyekûn olarak sürece dâhil ve destek olacağından hiç şüphem yok. DESİAD tarafından yapılan ankete verilen cevapta bunun işareti.

Bir büyüğümün sıkça söylediği bir sözle sonlandırmak isterim; ‘’ Un var, şeker var, yağ var… hadi gelin helvayı karalım’’

Yazarın Diğer Yazıları
Mış gibi…
14 Eylül 2020 Pazartesi
30 Ağustos ve çıkamayan gazlar
30 Ağustos 2020 Pazar
Sn. Rektör
13 Ağustos 2020 Perşembe
15 Temmuz ve Sonrası
21 Temmuz 2020 Salı
Pandemi ve yeni normaller
30 Haziran 2020 Salı