12.05.2021, Çarşamba
15 °C / 30 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. POLİTİKA
  4. /
  5. CHP
  6. /
  7. Karaca’dan “ses ve görüntü kaydı”nı yasaklayan...

Karaca’dan “ses ve görüntü kaydı”nı yasaklayan genelgeye tepki

Haber Merkezi - 2 Mayıs 2021 Pazar - 12:11 Karaca’dan “ses ve görüntü kaydı”nı yasaklayan genelgeye tepki

CHP’nin İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Ses ve Görüntü Kaydı Alınması” başlıklı genelge ile getirilen kısıtlamanın bir sansür kılığı olduğunu, genelgelerle temel hat ve özgürlüklerin kısıtlanamayacağını belirtti.

A- A+

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Gülizar Biçer Karaca, yaptığı yazılı açıklamada, “Ses ve Görüntü Kaydı Alınması” başlıklı genelgenin Anayasa’ya, uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda bir işlem yetkisi bulunmadığını, kanunla düzenlenmesi gereken bir konunun “özel hayatın gizliliğini” ihlal etmesi gerekçesiyle genelge ile düzenlenemeyeceğini savunarak, “yok hükmündedir” yorumunu yaptı.

“Temel hak ve hürriyetler engellenemez. Ses ve görüntü kaydı alınması engellenmesi, kişi hak ve özgürlüklerine genelgeler üzerinden doğrudan saldırıdır. Gerçeğin gizlenmesi, haber alma hakkının yok sayılması, işkence ve kötü muamelede bulunan kolluk kuvvetini Anayasa’ya aykırı şekilde korumak için bir sansür kılıfıdır” ifadelerini kullanan Karaca, şunları kaydetti:

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 27/04/2021 tarih ve 2021/19 sayılı “Ses ve Görüntü Kaydı Alınması” başlıklı genelgesi ile yurttaşlarımıza ve basın mensuplarına yönelik bir sansür mekanizması ortaya konmuştur.

Anayasal güvence altındaki hak ve hürriyetler genelgeler ile ayaklar altına alınmaktadır. Polis orantısız güç kullanacak, basın da yurttaşlar da susacak denilmektedir. Bu her şeyden önce demokrasinin tamamen ortadan kalktığının, tek kişilik şahsım anlayışının, otoriterleşen rejim hedefinin açıkça itirafıdır. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Burada ne Anayasa ne demokrasi ihlali vardır’ açıklamasının doğruluk payı da gerçekliği de elbette yoktur. Genelge ile yaşam hakkı, işkence yasağı gibi temel hak ve özgürlüklerin ihlalini gizleme, orantısız güç kullanımını meşrulaştırma girişimleri kabul edilemez.

•Genelgede yer alan hususlar toplumsal olaylarda görevlerini ifa etmekte olan basın mensuplarının özgürlüklerini kısıtlayacak ve hatta yerine getiremeyecekleri bir duruma sokacak niteliktedir. Bu hali itibarıyla genelge Anayasa’nın 28. maddesine aykırıdır.

•Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi ‘düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti’ başlığı ile düzenlenmiştir. Madde niteliği itibariyle ifade özgürlüğünü düzenlemektedir. Niteliği itibarıyla haber alma özgürlüğünü de bu madde kapsamına girmektedir. Genelgede kısıtlanmaya çalışılan konu da bu madde kapsamına girmekte ve genelge ile düzenlenmesi Anayasa’ya aykırılık teşkil etmektedir.

•Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 13. maddesi temel hak ve hürriyetlerin ancak Anayasa’da belirlenen maddelerdeki sebeplerle ve sadece kanunla sınırlandırılabileceğini düzenlemiştir. Ancak genelge ile Anayasal hakların sınırlandırılmaya çalışılması söz konusu maddeye de aykırılık teşkil etmektedir.

•Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesi ‘İfade Özgürlüğünü’ düzenlemektedir. Söz konusu maddenin birinci fıkrasında ‘ifade özgürlüğü kavramının haber ve görüş alma özgürlüğünü de kapsadığına’ yer verilmiştir. Bu niteliği itibarıyla da genelge kanunların üstünde bir norm hiyerarşisine sahip olan uluslararası sözleşmelerde de yer alan hükümlere aykırılık teşkil etmektedir.

•Kamusal alanda görev yapan kolluk kuvvetlerinin işledikleri suçun ispatı çekim yapmakla mümkün olabilmektedir. Genelgenin amacının ‘suçlu kamu görevlisini korumak’ ve ‘işkence ve kötü muameleyi sansürlemek’ olup olmadığı soru işaretidir. Engellenen barışçıl gösterileri, barışçıl toplantı ve gösterilere kolluk güçlerinin orantısız güç kullanımını, hukuka aykırı müdahaleleri, kötü muameleye maruz kalma durumlarını, yaralanmaları, kaçırılmaları, öldürülmeleri görünür kılmayı engelleyecek ve cezasızlığa hizmet edecektir. Aynı zamanda yurttaşların ve medyanın ihlallere görünürlük kazandırma ve demokratik denetim hak ve sorumluluklarını da ortadan kaldıracaktır.

•5187 sayılı Basın Kanunu, ‘Amaç ve Kapsam’ başlıklı ilk maddesinden de anlaşılacağı üzere basın özgürlüğünü ve bu özgürlüğün kullanımını düzenlemektedir. Anayasa’nın 28. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak basın mensuplarının görev yapması herhangi bir şekilde engellenemez. Ancak genelgede yer alan düzenleme ise bu haliyle Basın Kanuna da tümüyle aykırılık içermektedir.