24.01.2021, Pazar
5 °C / 13 °C Denizli Hava Durumu

Sandıras Dağı’ndaki maden çalışması Kartal Gölü’nü de tehdit ediyor

Engin ÜNAL / D20HABER - 5 Ocak 2021 Salı - 10:11 Sandıras Dağı’ndaki maden çalışması Kartal Gölü’nü de tehdit ediyor

Denizli’nin Beyağaç ile Muğla’nın Köyceğiz ilçeleri arasında bulunan Sandıras Dağı’ndaki maden arama çalışmaları, Kartal Gölü’nü de içine alan geniş bir alanda doğayı tehdit ediyor. Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneğince hazırlanan rapora göre, su kaynakları, 28’i kritik olmak üzere 58 bitki türü ve yaban hayatı tehdit altında.

A- A+

Sandıras Dağı’nın Muğla tarafındaki alanda başlayan çalışma, şimdilik Denizli tarafına geçmese de bölgede yapılacak patlamaların su kaynaklarına zarar vereceği, bunun da Beyağaç’taki Kartal Gölü ve diğer su kaynakları için tehdit oluşturacağı belirtiliyor. Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği geneş kapsamlı bir rapor hazırlarken, tıbbı jeoloji alanındaki kitapları ve araştırmalarıyla bilinen Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey de olivin (demir çelik ve döküm sanayinde kullanılan mineral) madeni çıkarma ruhsatı verilen şirketin ormanda tahribata yol açtığına dikkat çekti.

KÖYCEĞİZ TURİZM VE DOĞAYI KORUMA DERNEĞİ RAPORUNDAN

Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneğince hazırlanan raporda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2016 yılında Belediye ve ilgili kurumlara sunduğu planlara göre, Kartal Gölü’nün mevcut korunacak sit alanının 1203 hektardan 2989 hektara çıkarıldığına işaret edilirken, Alfa Olivin A.Ş’ye verilen 1902.43 hektarlık alana sahip 20068696 nolu ruhsatın ekolojik bir yıkım yaratacağına, ruhsatın kesin korunacak sit alanıyla da kesiştiğine, bu nedenle de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgu yapıldı.

YILDA 2 KEZ PATLATMA YAPILACAK

Raporda, birinci poligonda 130’ar delik (10,9 metre derinlikte 89 mm çaplı) açılarak yılda iki kez patlatma yapılacağı, patlatmalarla 100 bin ton malzeme oluşturulacağı, diğer 100 bin ton malzemenin de kırıcılarla açığa çıkaracağı kaydedildi.

EROZYON VE TOPRAK KAYMASINA DAVETİYE

Alanda ağaçların kesilmesi sonucunda erozyon ve toprak kayması tehlikesi oluşacağına ve Sandras Dağı’ndan gelen suların yer altına sızması yerine akıp gitmesiyle beraber patlamalar ile diğer ruhsat alanlarında da faaliyet gösterilmesiyle bölgedeki su kaynakları sisteminin bozulacağına ve çoğunun yok olacağına, eko sistemin değişeceğine, tüm bunların telafisi güç sorunlar yaratacağına işaret edildi.

28’İ KRİTİK 58 BİTKİ TÜRÜ

Bölgenin 28’i kritik 58 bitki türü ile yaban hayatına ev sahipliği yaptığı da anlatılan raporda, “Alanın barındırdığı kritik ve endemik bitki türleri, trofik düzenin korunmuş olması ve yaban hayvanlarının yoğun popülasyonlarına beslenme, barınma ve üreme alanı oluşturmasından dolayı tipiktir. Ayrıca jeolojik açıdan da buzul döneme ait bir göle (Kartal Gölü) sahip olmasından dolayı alanın tipikliğini artırmaktadır. Alan floristik açıdan sadece bu bölgede yayılış gösteren türleri bünyesinde barındırması açısından da eşsizdir. Batı Toroslar’da nadir rastlanan buzul alanlarından birini oluşturan Sandras Dağı, Kartal Gölü ve eski buzul alanları, bölgedeki paleo-çevre koşullarının ve iklimin anlaşılmasında jeolojik ve jeomorfolojik açıdan çok önemli bir sahadır. Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı, Türkiye’nin en yaşlı karaçam ormanına sahiptir. 1309 hektarlık kısmı Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılmıştır. Kartal Gölü Tabiatı Koruma ve Doğal Sit Alanı’nın bulunduğu bölgede sözünü ettiğimiz ruhsatla dışında büyük bir orman alanının da madencilik baskısı altında bulunduğunu görüyoruz” denildi.

PROJEYE KARŞI OLMANIN NEDENLERİ

Raporda, olivin madeni çıkarma çalışmalarına karşı çıkılmasının nedenleri de şöyle sıralandı:

-Toz emisyonu: Fethiye Muğla yoluna kadar malzeme taşıması sırasında bitkilere ve ağaçlara dolayısı ile ekonomiye (turizm, arıcılık, yol kenarındaki bahçeler) zarar verilecektir.

– Fethiye Muğla yoluna kadar yol boyunca yerleşim alanlarına verilecek olan zararlar: Arsa ve yerleşim kalitesinin düşmesi, Arsa değerlerinin azalması.

-Ağaç kesimleri ile erozyon ve heyelan riskleri aşırı çoğalacaktır.

– Erozyon ile taşınan toprağın Köyceğiz Gölü’ndeki hassas eko sistemine etkisi ölümcül olacakƨr.

-Yeraltı ve yüzeysel sular: Patlamalar ve ağaçların kesilmesi ile yeraltı sularının kaybolması veya yön
değiştirmesi sonucunda mevcut su kaynakları azalacak, bazıları da yok olacaktır. Yüzeysel sular artacak, aralarda ufak su birikintileri veya ufak göletler oluşacak, böylece gölü besleyen yeraltı suları ciddi bir şekilde azalacaktır. Yeraltı su kaynaklarının değişimi sonucunda oluşacak aşağıdaki değişikliklerin de detaylandırılması gerekmektedir.

Yeraltı sularının azalması ve hatta kaybolması:
– Köyceğiz-Dalyan Koruma Alanı’na büyük zarar verecektir.
– Sığla ormanlarını tehlikeye sokacaktır.
-Bölgedeki turizm potansiyelini azaltacaktır.
-Tarım alanlarını olumsuz etkileyecektir.
-Azalacak olan beslenme suları yüzünden Köyceğiz Gölü artarak kirlenecek ve uzun vadede muhtemelen dünyada az eşi olan Dalyan-Köyceğiz-İztuzu-eko sistemi çökecektir.
-Su cenneti olan Köyceğiz, dünyadaki endemik bitki çeşitliliği en çok olan tropik bölgelerinden biridir. Bölgeyi nadir kılan bu sıfat uzun vadede kaybolacaktır.
-Bu proje toplam olarak bölgesel ekonomiye büyük zararlar verecektir.

TALEPLER

Raporda, anlatılan gerekçelere dayalı olarak talepler de şöyle dile getirildi:

1. ÇED raporunda sadece yerel değil, bölgesel ölçekteki değerli eko sistem bileşenleri ile
bölgedeki tüm maden ve endüstriyel işletmelerin çevresel etki değerlerin kümülatif etki değerlendirme sürecine eklenmesini talep ediyoruz.

2. 23,24 ha büyüklükte olan mevcut alandaki çalışmaların hemen durdurulmasını, tahrip edilen alanın
rehabilitasyonunun işleme sokulmasını ve yeniden ağaçlandırılmasını talep ediyoruz.

3. Alfa Olivin firmasının yaklaşık 142 hektar ek alan için verdiği PTD raporunun eksik olması nedeniyle ret edilmesini talep ediyoruz.

4. Talep edilen alanda çalışma izni verilmesi ihtimalinde alanlardan çıkan cevherlerin transferinde kullanılacak olan kamuya ait yolların tamiratının proje bütçesinde yer almasını talep ediyoruz.

5. Sandras Dağı yöresinde maden ruhsatlarının kapladığı tespit edebildiğimiz toplam yaklaşık 9 bin 655 hektar alanın;
a. Köyceğiz Gölü ve Dalyan havzasını besleyen yeraltı sularının azalmasına ve hatta yok olmasına,
devlet avlağında ki faunanın doğal ortamının zarar görmesine,
b. Yabanıl hayatın bölgeyi terk etmesine,
c. Eko sistemin değişmesine,
d. Ağla köyünün ve Kartal Gölü, Gökçeova Gölet silüetinin değişimi ile turizm potansiyelinin düşmesine,
e. Bölgenin cazibesini yitirmesine,
f. Yerel ve bölgesel halkın tarımsal su sisteminde oluşacak değişikliklerle göç etmesine,
g. Demografik yapının değişerek kültürel değerlerin kaybolmasına,
h. Biyo çeşitliliğin ve endemik türlerin yayılımının zarar görmesine sebep olacaktır.

Mevcut Eko sisteminin hayatta kalabilmesi için tüm maden ruhsat alanların tamamının iptal edilmesini ve konu olan projenin ÇED sürecinin olumsuz olarak değerlendirilmesini talep ediyoruz.