29.06.2022, Çarşamba
19 °C / 32 °C Denizli Hava Durumu

HUZUR(SUZLUK)

A- A+

Açıkçası bugün ne yazmak istediğime karar vermek biraz zor oldu. Ama ben bir yazar olmadığımı ta baştan sizlere söylemiştim. Belki de bu kararsızlığın nedeni ilk yazımdan beri ülkemizin içinden geçtiği sürecin çok hareketli olmasıydı.

Zaten ülke olarak her gün gündemin değiştiği, gazetelerin, yayın organlarının hep bir “son dakika” haberi verdiği dönemler yaşıyoruz. İnanın bu derece hareketli başka bir ülke varmı bilmiyorum ama Avrupa ülkelerinde böyle olmadığını söyleyebilirim. Oralarda bazen günlerce gazete okuma ihtiyacı bile duymaz, hatta bu hareketliliği özlersiniz.

Bu da özlenir mi ya da bu ülkenin nesi sevilir diye soranlar olabilir, çünkü bu soruyu zaman zaman bende kendime soruyorum. Bazen acaba başka bir çaremiz olmadığından mı diyorum, ama bu soru benim için geçerli değil, çünkü benim oralarda yaşama seçeneğim hala var. O zaman da diyorum ki nedir beni bu ülkeye bağlayan?

Birçoğumuz eski siyah beyaz Türk filmlerinde yurt dışına gidenlerin geldiklerinde toprağı öptükleri sahneleri hatırlarız. Bazılarımız bu davranışı biraz abartılı bulabilir ama ben o sahnelerdeki duyguların oldukça gerçek olduğunu, yaşamış biri olarak söyleyebilirim.

Çünkü başka ülkelerde yaşamak oralara bir süreliğine gitmekten çok farklı. O zaman kalacağınız süreyi ve o süre bittiğinde yine döneceğinizi biliyorsunuz. Ama yaşamaya başladığınızda her şey birden farklılaşıyor. O topraklarda doğup büyüseniz bile, siz onlar için hep yabancı olarak kalıyorsunuz. Oralarda o duygu öyle bir çöküyor ki içinize, döndüğünüzde, toprağı öpme isteği o yüzden.

Bu kadar çok sevdiğim ülkemde yine de son günlerde içimde tarif edemediğim garip bir duygu var. Aslında hiç bir düşünceye körü körüne bağlı değilimdir. İnsana zarar vermeyen her düşünceye de saygım sonsuz, tek beklentim farklı düşüncelere sahip olanlarında benimkilere saygı göstermesi. Sanki toplum olarak ağzımızdan düşürmediğimiz "hoşgörü" kelimesini belki de çok konuştuğumuz için uygulamayı unutmuşuz gibi geliyor bana.

Garip olan, herkesin karşısındakinin kendisi gibi düşünmesini, kendisi gibi yaşamasını istiyor olması. Kısaca farklı düşüncelere, farklı yaşam tarzlarına saygı göstermekte zorlanıyoruz. Aslında farklılıklarımızla yaşamayı geçmişte başardığımızı tarih kitaplarımızdan hepimiz biliyoruz. Ancak günümüzde en ufak olayda bile birbirimize hoşgörüyle bakamadığımızda bir gerçek. Belkide yapmamız gereken çok basit, özümüze dönüp kim olduğumuzu, kimlerin torunları olduğumuzu hatırlamak. Bence yapmamız gereken tek şey, hep birlikte herkes için geçerli çözümü bulmak, uzlaşmak.

Benim bu ülkede yaşamaktan başka bir planım yok, kimseninde olmasını istemiyorum ve ben sadece baharları değil tüm mevsimleri hep birlikte, her türlü farklılığımıza rağmen huzur içinde bu ülkede yaşamak istiyorum...

Yazarın Diğer Yazıları
Kadın olmak
21 Aralık 2021 Salı
Değişim
16 Eylül 2021 Perşembe
Kimseyi Geride Bırakma!
14 Mayıs 2020 Perşembe
Karantina
8 Nisan 2020 Çarşamba
Corona günleri
25 Mart 2020 Çarşamba
Göç etmek
29 Ocak 2019 Salı
YIL 2019
31 Aralık 2018 Pazartesi
MARDİN
17 Ekim 2018 Çarşamba
GÜL, LAVANTA VE ÜZÜM
18 Eylül 2018 Salı
SONBAHAR
3 Eylül 2018 Pazartesi