22.09.2026, Salı
19 °C / 32 °C Denizli Hava Durumu

Dört işlem

A- A+

**“Belki de kendimizi her şeyi isterken bulmamız aslında hiçbir şey istememeye tehlikeli ölçüde yakın olduğumuzdandır. Hiçbir şey istememenin iki zıt kutbu var, ilki; kişi fazlasıyla dolu ve zenginse ve iç dünyası zevk almak için dış dünyaya ihtiyaç duymayacak kadar çeşitliyse (çünkü zevk insanın benliğinin özünden doğar).
Diğeri de kişi ölüyse ve içi çürümüşse ve dünyada hiçbir şey kalmadıysa; insanın o kırgın ruh dünyasının kurtlanmış özüne ulaşabilecek bütün kadınlar-erkekler, yiyecekler, güneş ya da akıl oyunları yitip gittiyse.”

Muhtemel bu bilge çıkarımları 24 yaşında yapabilen sevgili Sylvia Plath ilk gruba girebilecekken kendini ikinci grupta bulmuş. Bu yüzden saymakta zorlandığımız kadar çok erkekle flört etmiş belki de. Belki de ne aradığını bulmaya çalışırken bulduğunu yitirdiğinden belki hayatın ne kadar basit bir dört işlem olduğunu kavrayamayıp, integrallerin içinde boğulduğundan, bilemem. Belki de erkenden bu kadar dolup; boşalttığını anlayacak insanları ya da ortamları bulamayışından kendi içinde dolarak çürümüştür.
Birinci grupta yer aldıysanız tam olarak kendinizle mutlu olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorsunuzdur. IQ-EQ dengesini kurmuşsunuzdur. Misal kitabınızı alıp bir kadeh rose eşliğinde günü maviye batırırken hayatın sadece o andan ibaret olduğunu düşünür ve günü bir ömür gibi yaşadığınızı anlarsınız.
Çok zeki olmak yani matematik zekânın çok yüksek olması empatik zekânın eksikliğinde anlam ifade etmiyor pek. EQ yerlerde sürünüyorsa IQ ne yapsın?
Dünyanın genelinde çok zeki insanlar genel olarak en mutsuz insanlardır. Çok bilmek mutsuzluk getirir demek istemiyorum tabii ki duvar yazısı gibi.
Çok zeki olmak kalabalık bir grubun üzerinde olmayı getirir ve bir o kadar da hayattan uzaklaşmayı! Çocuklarını sürekli IQ testine sokarak üstün zekâlı olduklarını ispatlayıp onu sürekli bu yönde itekleyerek ve buna odaklanarak çocuk olduklarını ve arkadaşa, hayatın kendisine ihtiyaçları olduğunu unutturan aileler tanıyorum.Kendileri, üstün zekâlı ebeveyni olmanın zehirli büyüsünde boğulurken çocuklarını hayattan kopardıklarını fark etmeyen ebeveynler.
Bu çocukların hepsi mutsuz oldular hatta bazıları intihara teşebbüs etti. Mutsuz oldukları için IQ’larını kullanabilecekleri mesleklerde de başarılı olamadılar. Çünkü o işi yaparken de toplum içinde olmaları ve uyum sağlamaları gerekiyordu yani EQ lazımdı.
Oysa hayat bilgisayar programı yapacak kadar karmaşık değil topu topu dört işlem;
Sevgiyi topla
Nefreti çıkar
İyiliği çarp
Kazancı böl

Sabahlar Tanrı’nın vaktidir diyor Sylvia ve Tanrı, vaktini bize emanet ettikten sonra ne yapacağımızı bize bırakıyor.
Tanrı’nın vaktini şenlendiren kuş cıvıltısı benim gönlüme Tanrı sözünü fısıldar. Her sabah bir mucizeye gebedir ya da bir felakete; bilemeyiz hangisine çünkü Tanrı, sözünü fısıldarken hep yarım bırakır.
Bu gebeliğin sonunda doğanı nasıl karşıladığımızdır yaşamın rengini veren.
Bombaların kalleş gümbürtüsünü ıslığına bindirdiği bir türküyle susturan Gazzeli çocuktur yaşamı maviye boyayan.
O çocuğun ıslığı susmasın diye sesini yükselten dünyanın öbür ucundaki umursayan insandır yaşamı yeşile boyayan.
Kendine müslüman değil, başkasına derman olandır gün batımını eflatuna bulayan.
Her doğan günün başka bir gün olduğuna inanandır bulutun beyazıyla barutun karasını kapayan.


DAHİLİYE
Kendimi ağlatabiliyorsam
Unutulması imkânsız olanı
Hatırlayarak
Güldürebiliyorsam kendimi
Bacağıma sırnaşan
Bir kediyle oynayarak
Yorabiliyorsam kalbimi
Güneşi öfkemle kapatarak
Büyütebiliyorsam gönlümü
Sevgiyle sulayarak
Ne lazım aramak
Hem günahı
Hem sevabı
Başka yerde

Aylin MÜFTÜLER

** Günlükler/ Sylvia Plath

Yazarın Diğer Yazıları
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi
Biraz daha eksik
27 Temmuz 2026 Pazartesi
Sende başlar insan olmak
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Caz mevsimiydi, başkaca neydi
23 Haziran 2026 Salı
Denize iz bırakmak
15 Haziran 2026 Pazartesi
Bilmiyorum yine de varım
8 Haziran 2026 Pazartesi