06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

Uzun ölmek

A- A+

Uzun ölmek…
Ruhu erkenden firar edenlerin toprağa girmeyi beklemeleri ne uzun!
Yaşamak onlar için uzun ölmek. Belki zaten ölmüş olup da hatırlayamamak.
Bazen yaşadığı derin acıların kilitlediği bedende uzun ölür insan.
Bazen de ruhunu şeytana sattığından yani ruhsuz kaldığından uzun ölür. Hayatta kalmakla yaşamak arasında sonsuzluk kadar fark vardır.
Yaşadığının farkına varmak hele; yaşamanın da ötesinde “ne isen o olmaktır” (ego sum qui sum)
Bir nevi Tanrı’ya yaklaşmak! Mutlak olan (ab solute); bağı ve sınırı olmayan, sebebini ve açıklamasını içinde taşıyan her şeydir. Öyleyse, Tanrı mutlaksa; o içimizde ve biz de ondayızdır ama dairenin içindeki çokgen kadar. Yani çokgenin kenarlarını çoğalttıkça daireye yaklaşır ama hiçbir zaman daire ile çokgen eşit olamaz. Cusanus dermiş ki; Tanrı, merkezi her yerde olan ama çevresi hiçbir yerde olmayan daireye benzer.
Uzun ölüme dönersek, daire içinde üçgen olmaktan bile vaz geçmiş yaratılanlar uzun ölürler. Hayatta kalırlar sadece bedenden mütevellit nefes tüketen canlılardırlar artık.
Acının kilitlediği bedende uzun ölene yardım etmek gerekir kendi isterse.
Bazen istemez çünkü gidenle bedeni gidemediğinden, ruhunu salar peşi sıra; bir umut arar da bulur diye. Onu belki öylece kendisiyle bırakmak gerekir ucundaki ışığı gördüğü uzun ölüm tünelinin başında.
Ruhunu satanları ise kalabalıklarda boğmak gerekir. Ruhuyla birlikte dostunu, ailesini, milletini, vatanını da satar çünkü bu tür uzun ölenler.
Bunların uzun ölümlerinde başkalarına zarar vermesini önlemek şarttır.
Hem bu ruhunu satıp uzun ölenler başkalarının kısa ölümlerinden de sorumludur. Ruhları olmadığından artık başkaları umurlarında değildir. Sadece bedenleri ve bedenin içine sıkışan ruhtan azade hırsları kalmıştır.
Bu tür uzun ölümleri hayatımızdan uzak tutmak gerektir.
Ve bu uzun ölenler bazı memleketleri de uzun bir ölüme yatırırlar.
Memleketi de bu uzun ölümden kurtarmak gereklidir. Uzun ölüme yatan memleketlerde insanlar yaşıyor sayılmazlar tam manasıyla.
Hayatta kalmakla yetinmek, bahşedilmiş ömürlere ihanet değil de nedir?
Uzun ölüme yatırılmaya karşı koymamak da bir nevi ihanettir.
İsterim ki yaşamak her doğan günün getirdiklerine meraklanmak olsun.
İsterim ki yaşamak gün doğumunun mucizesine uyanıp, gün batımının ihtişamıyla uyumak olsun.
İsterim ki yaşamak mutlak daireye en yakın çokgenin içinde huzurla bulunmak olsun.
İsterim ki yaşamak coğrafyadan bağımsız herkesin hakkı olsun.
Yaşamak maviye kendini bırakmak kadar güvenli olsun.
Yaşamak korkuyla değil hevesle olsun.
Yaşamak uzun ölümlerden ırak olsun.
Yeterince uzun yaşamak, kısacık ölmek olsun.
Hepimiz için olsun, hep birlikte olsun
Bu bir dilek değil mecburiyettir
Bütün dünya vehakkıyla yaşamak adına!

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi
Biraz daha eksik
27 Temmuz 2026 Pazartesi