06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

Şarkılar bizi söyler

A- A+

Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar
Zaman sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın
Sen gözlerimde bir renk, kulaklarımda bir ses
Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın

Köpük köpük yokluğunun serinliğine alıştırıyordu beni zaman; bir rüzgâr ve bir su gibi akarken. Senden sonra; günler, haftalar, aylar, mevsimler geçti ve ilk kez bu rast, dudaklarım titremeden kalbimden denize döküldü.
Gözlerimdeki rengin yeşildi, sen yeşildin yeşile sevdan bu yüzdendi. Bu yüzdendi yeşilin bütün tonlarını yani ağaçları yani kuşları yani kedileri yani köpekleri yani sincapları ve balıkları insandan daha çok sevmen. Yine de buna rağmen insanın hakkı için, zalimin haksızlığına karşı mücadeleden vaz geçmemen de bundandı, yeşil olmandandı! Yeşilin bütün tonlarını koruyacak olan da insandı ne de olsa, bunun içindi insanın hakkını savunman. Ve bu yüzden ardında zümrüt bir iz bırakman, Meandros’un coşkun günlerini hatırlatan.
Sonra sesin, kulaklarımdan hiç gitmeyen, soyadın ve gönlün gibi tok sesin. Her an dilinden bir şiir düşecekmiş gibi dinlediğim; avâzeyi bu âleme Dâvûd gibi saldığın ve şu fâni kubbede hoş bir sadâyı bâki kıldığın o derin sesin. Kulaklarımda ebedi kalan hep tanıdık hep sıcak hep seni taşıyan kelimelerin. Kulaklarımdaki engin sesinin rengi mavi.
Ve bu yüzden mavinin kıyısında, dalgaların tınısında hep senin şiirini işitmem.
İçimde sadece bir nefes değilsin, kaç bin nefessin işte onu bilmem.
Kaç nefesim kaldıysa bu âlemde alıp vereceğim, o kadar nefessin içimde kalan ve benimle gidecek olan. Demek ki ben nefes aldıkça sen de benimlesin. Sahile vuran her dalga seninle aldığımız nefesse o vakit uzaklaşan her dalga verdiğimiz nefestir. Kumsalda kendi izimin yanında senin ayak izini aramaktan vazgeçtim nefesini içimde taşıdığımı anladığımda. Sen içimdeysen o zaman zaten tek ayak izimiz olurdu, rahatladım. Şimdi tekil izleri çoğul bırakıyorum ardımda içimde bir ferahlık.
Ve bu yüzden mavinin kıyısında, yeşilin gölgesinde saatlerce yürümem.

Ben sensiz seninle yaşama talimleri yaparken zulüm kızıl bir ırmak üstünde Medusa’nın salına binmiş, cehennemi dünyaya taşıyor ve ben artık o güzel ruhun bunları görmediği için seviniyorum neredeyse.
Senin o sırça kalbin hep bu kızıl kıyametleri yaşamaktan yorulmamış mıydı?
Her şeyin ve herkesin derdini dert edindiğinden o güzelim ciğerin oluk oluk kanamamış mıydı?
İşte bu gece ay bile dayanamadı dünyanın acınası haline de gözünden kızıl yaşlar akıttı biliyor musun?
Öyle bir ağladı ki yüzü gözü kızıla kesti, kanlı ay dediler adına, bir de dünyadaki zulmün utancından dünyanın gölgesine sakladı yüzünü saatlerce çıkmadı oradan belki o gölgede Tanrı’yı arıyordu evlat kavgasına yüreği dayanmayan, için için ağlayan.
Bulamamış olmalı ki saatler sonra gözünde kalan birkaç damla kızıl yaşla gösterdi ağlamaktan şişmiş yuvarlak çehresini ve yalnızdı. Ağlayınca biraz rahatlamış, aydınlanmıştı, ben de!
Döndüm bu sefer yüzümü ona sırtımı maviye; döktüm içimden bir güzel nihavend hem sana hem aya!
Sesim titremedi, kalbim titredi; gelseydin, görseydin…

Bugün yine gönlümün bahçesinde gezindin
Sana baktım ay kadar, bahar kadar güzeldin
Gel gör beni nelere duçar eyledi derdin
Sana baktım ay kadar bahar kadar güzeldin

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi