06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

İyilik sanattır

A- A+

Sessiz, yolu çiçeklerle bezenmiş salon; mutlu olmak ümidine evet diyenlerin iyi niyetlerinin, iyiliğe dönüşmüş haliydi. İyi niyet taşıyan bütün evetler bu salonda, binlerce ümidi azalmış insana aş oluyordu aşkla. Yaşama ümidini ve hayata bağlanma isteğini besliyordu.
Kaba sadakayla, rencide usulü dağıtılan makarnayla aşağılanmaktan bitap düşmüş, sadece seçim zamanı varlığı hatırlanan insanları, saygıyla her gün hatırlıyor ve önemsiyordu.
Ölmesi varlığından önemli sayılan bu yorgun ruhları günde iki öğün kapısına kadar götürdüğü üç çeşit yemeğiyle yaşama kazandırıyordu yeniden.
Bu salon, PASVAK’ın (Pamukkale Sağlık Eğitim Vakfı) düğün salonlarından biriydi. Burada yapılan her etkinlik et, süt olup, açlığa savaş açıyordu. Tanımadığınız binlerce insanın yüzünü güldürmeye vesile oluyordu.
Bunun adı iyilik değildi de neydi ki?
Bu iyilik tepeden aşağı dikey inen emir kipli iyilik değildi, içinde hiyerarşi ve kibir yoktu. Yatay bir dayanışmaydı Eduardo Galeano’nun adlandırdığınca. Tepeden bakmıyordu, göz hizasındaydı.
Ve bu salonun bir zarif koridoru da sanattan iyilik derliyordu.
Daha girişte bir sevimli kavanoza renkli pullardan birini atarak sergiyi izleyen sayısını bir artırıyordunuz. Dijitalden ne kadar uzak o kadar makbuldür sanata dair her sistem benim için bu sebeple pul yöntemi içimi ısıttı.
Koridorun duvarlarında şahane ışıklandırmayla gözümüze ve gönlümüze ziyafet çeken enfes tablolar yerleştirilmiş ve altlarına da iyilikle ilgili düşünmeye sevk eden paragraflar yazılmıştı. Farklı tekniklerle farklı fırçalarla yaratılmış bir uzay evrende, tabloları bilmediğim bir dilde okumaya başladım. Koridorun genişliği yeterince uzak mesafeden tabloya bakmaya elverişliydi böylece içine girebiliyordunuz eserin.
Bir anda uzayda tek başıma kalıyor zerrelerime bölünüyor, elimdeki uçurtmanın tesellisine sığınıyordum. Bir sonraki tablonun önündeyse tavus kuşunun kuyruğu, dualarımı ihtişamıyla taşıyordu Tanrı’ya. Yok sayılan çocukların kederini, melek olan kedilerin hüznüne sarıyordum.
Köyde tavuk yemlerken, bir yandan geometrik yansımalar çıkarıyordum. Sağ gözümde biriken yaşım sol gözümde umut yağmuruna dönüyordu.Bir anda yüzlerimiz yok oluyordu sadece vicdanlarımız yaşıyordu orada ve iki cümle kalbimize soruyordu;
“İyilik, öteki kişiye karşı duyulan sorumlulukla ortaya çıkar; etik tam da bu sorumluluk duygusuyla başlar. Bu sorumluluk, bireyi ötekinin ihtiyaçlarına karşı harekete geçirir. Öteki olmadan iyilik var olabilir mi?”
Buradaki öteki diğeri yani kendimizden başka biri!
Yani iyilik dağ başında nirvanada göstermez kendini. Erdem de iyilik de toplum içinde var olabilir.
Umursamaktan geçer iyiliğin yolu. Başkalarının senin umurunda olmasından!
Kendinden başkasının hayatla olan bağı, açlığı, tokluğu, hastalığı umurundaysa iyiliğe yakın durur insan.
Bu hoş ve loş iyilik koridorunda sergilenen tüm resimler satışa sunulmuş ve satışın bir kısmı PASVAK’a bağışlanarak dokunulan hayat sayısını artırıyor.
Sanat, iyilikle her daim buluşur.
Ve iyilik zarafetle yapılabilir, incitmeden, aşağılamadan bir tablonun renk ahenk büyüsünde.
Sergide aylar süren emek var. Başta PASVAK Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Topuz, teknik organizasyonu sırtlanan Kemal Yenidede, metinleri yazan Sevda Çizmecioğlu olmak üzere tablolarıyla katılan ressamlarımıza ve görünür görünmez tüm emek harcayanlara kendim ve kentim adına teşekkür ederim.
Bu sergiler bir seri olarak planlandı. Bu ilk serginin temasının İYİLİK olması gibi başka temalarla başka ressamlarla yeni sergiler açılacak ve sanat hayatlara dokunmaya devam edecek.
Sergi 31 Mayıs’a kadar açık. Afişinde adresi görebilirsiniz. Çıkarken bir de kitapçık veriyorlar içinde tüm resim ve yazılar bulunuyor, şahane bir koleksiyona da başlamış oluyorsunuz böylece.
Sanat iyiliktir.

REPRODÜKSİYON

Kırılgan duruşunu
kurşuni gölgesi
vaftiz ediyordu
mavi kanatlarının

Gagandan düşürdüğün bir damla bakır
oksitleniyordu gümüş tasın içinde
bakışından sızan ışık kadar
inceydi masanın ayakları,
uçlarına düş bağladığın ruhunu
taşıyamıyordu.

Ahh kesik kulak mı kanayan elindeki
bırak
bırak
bırak çarpık dursun suratlar
güneşten pembe çalmış
ayçiçeği tarlalarının orta yerinde
sen kurtar yüreğini
bak boğuluyor
sözcüklerin tıkadığı dehlizde
çıkar
kurtul

Aylin MÜFTÜLER

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi