22.09.2026, Salı
19 °C / 32 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Aylin MÜFTÜLER
  6. /
  7. Caz mevsimiydi, başkaca neydi

Caz mevsimiydi, başkaca neydi

A- A+

……….
yol yürürken oluşur
arkana dönüp baktığında
gördüğün patika,
asla yeniden ayak basmayacağın yoldur yolcu!
yol yok denizin üzerindeki izlerden başka

Geçen haftanın girişindeki Pazar günü yani 14 Haziran’da Antonio Machado’nun dizeleriyle
tam da böyle denize iz bırakarak başlamıştık güvercin sütunların ışığında, kadim avazenin bugünün taze seslerine kavuştuğu akşamüzerinde, güneş nöbeti Venüs’e devrederken.
Yolu yürürken oluşturduk, denizde yürümeye devam ettik biz izimizi bırakarak bütün hafta, en uzun günün en kısa gecesini de uzatarak.
Her gün denize başka bir izimizi bıraktık.
Her gün aynı denize,ayrı yumurta ikizleri gibi kandan bağlı ama karakterleri farklı izler bıraktık.
Bazen swingle dans ettik Ella Fitzgerald’ın büyülü sesini dinlerken ya da Louis Armstrong’un trompetini.
Bazen bebop anlamaya çalışırken beynimiz yandı fakat kalbimiz yine cazın denizinde yüzmekten keyif aldı.
Londra’dan bir piyanodan uçan notalar, Bulgar bir davul sesine kondu.
Rusça çalıyordu saksafon, gitar onu Türkçe anlıyordu ve biz lisansız bir konuşmada tüm dilleri öğreniyorduk.
22 yaşın tazeliği, 79 yıllık tecrübenin kolunda, birlikte yürüyorlardı denizde ve birlikte iz bırakıyorlardı geçmişten geleceğe.

bütün nehirleri birleşir dünyanın
bir zafer şarkısıdır tenor sax.
demişti ya sevgili Halim Yazıcı işte biz de Missisipi’den Meandros’a kıvrılarak akan cazın büyüsünde iki nehri birleştirip iyiliğe dair tüm dileklerimizi yıldızlara gönderdik o büyülü hafta boyunca bir yandan denizde iz bırakırken. Ve o dingin tınılarla cennetin kalbimizde olduğuna hükmettik.
Can Artsan yumuşacık şarkısını söylerken, 3 yaşında kız çocuğu, elinde lolipopuyla dans ediyordu çimlerin üstünde. Minicik bir çocuğa bir salonda 2 saat müzik dinletebilir misiniz?
Ama çimlerin üstünde bebek arabasında yahut yere yayılmış bir yaygının üzerinde oynarken caz dinletebilirsiniz. Biz dinlettik ve daha konuşmayı öğrenmeden caz, kulaklarını okşadı.
Özel gereksinimli çocuklar yeşilin serinliğinde, belki başka bir ortamda duyamayacakları eşsiz seslerle tanıştılar.
Eşi dostuyla açık havada bir çay içmeye gelen cazın adını bile duymamış mazbut aileler, farkına varmadan cazı kulaklarına aldılar.
Koltuğunu kapan geldi, içeceğini, çerezini getirdi. Peynir tabağı ikramdı, üzerine kahvesi de.
Cazın bin bir tonuyla tanış oldu koltuğunu kapan işten çıkmış gelmiş, sofrasını toplamış gelmiş, misafirini davet etmiş getirmiş kentimin insanı, yani siz.
Ulaşılması epeyce güç, yüksek kalitede müzik ve etkinlikle sıcacık bir ortamda ve elinizi cebinize atmadan buluşabildiniz.
Siz elinizi cebinize atmayın diye elini cebine atanlar oldu hem de pek çok.
Siz yorgun gönlünüzü kaliteli müzikle dinlendirin diye gönlü yorulanlar oldu aylardır hem de pek çok.
Siz kafanızı yormadan gelin eğlenin ve büyülenin diye kafasını yoranlar oldu hem de pek çok.
Siz kendi derdinizi unutun da yok edilmek istenen gerçek sanatla buluşun diye dertlenenler oldu hem de pek çok.
Hepsinin adı sayılamayacak kadar çoklar onlar, pek çoklar. Kimi parasını gönülden gönderiyor, kimi arabasını kullanım için sunuyor, kimi emeğini veriyor, kimi fikrini, kimi de sanatçılara hediyesini.
Bekledikleri tek karşılık; gülen yüzler ve kaliteli sanatın en ilgisiz insana dahi dokunabilmesi.
Çocuklara ve gençlere ilham olmak en çok diledikleri; gençleri sanatla buluşturmak, çocukları yaşken sanata eğmek, geçmişten geleceğe denizde iz bırakmak!
Pamukkale Filarmoni Derneği ve Denizli Caz Kulübü; pek çok paydaşının desteğiyle bu muhteşem Caz Festivali’nin mimarları. Bu festivalleri paydaşlar ve destekçilerle kotarabiliyorlar, zoru başarıyorlar yani.
**Girin bakın sayfalarına, sitelerine,neler yapmışlar görün.
Tadı damağınızda kaldıysa, az çok demeden destek olun, çorbada tuzunuz bulunsun.
Bir sonraki etkinlikte koltuğunuza dükkân sahibi gibi oturursunuz.

Bir sürü aç insan varken, onca yoksulluk varken sanata destek nedir demeyin.
Sanat şu savaşın, kibrin, hırsın, kapitalizmin, onca hadsizliğin çöle çevirdiği dünyada bir vahadır.
O vaha, çöle direniştir.
Sanat silahla direnmez; notayla, fırçayla, kalemle direnir.
Sanata sarılan insanın umudu hep yeşil kalır.
Umudu olan insanın yaşama ve mücadeleye gücü olur.
Mücadele eden insan ancak galip gelebilir kötülüğe karşı.
Sadece karnı doyan insanın ise ruhu aç kalır sürünen bedenin içinde,
yaşama bir anlam giydiremeden ölür.

……………..
Caz mevsimiydi - sadece bir birimdi-
Ve tuhaftı işte, anımsamak bile
Gelecekten ödünç alınmış
Bir anımsamaktı ki
Mutluluk bu yüzdendi
Mutsuzluk bu yüzdendi
Sanki eşsiz bir bahçe
Yokluğun en üstünden
Azar azar aşağılara inerdi.
Çünkü caz mevsimiydi -başkaca neydi-

Edip CANSEVER (Caz Mevsimiydi –Sonrası Kalır kitabından)


**Pamukkale Filarmoni Derneği: https://www.pamukkalefilarmoni.org/

Yazarın Diğer Yazıları
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi
Biraz daha eksik
27 Temmuz 2026 Pazartesi
Sende başlar insan olmak
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Denize iz bırakmak
15 Haziran 2026 Pazartesi
Bilmiyorum yine de varım
8 Haziran 2026 Pazartesi