06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

Adın silinmeden

A- A+

“Roma, iyi bir adamın hayatına değer mi?”
Lucilla’nın Gladyatör filminde sorduğu bu soru tüm evren için sorulabilir.
Bize bir süreliğine oyalanalım diye verilen bir avuç toprak, mülkiyeti Tanrı’dan başka hiç kimseninken, Tanrı’nın bahşettiği hayata değer mi? Sahip olduğunu sandığın senin olmayan toprak, almaya hakkın olmayan iyi bir cana değer mi?
Kutsal toprak diye bir ayrım var mı?
Tanrı’nın olana, Tanrı’dan gelene kutsal diyorsak bütün evren, bütün topraklar, bütün insanlar, bütün yaratılanlar ve ölüm kutsaldır o vakit.
Madem biz ölümlüler gölge ve tozdan ibaretiz Proximo’nun dediği gibi gölge mi sahip olabilir toprağa, toz mu?
Sahip olmadığın ve asla olamayacağın, mülkiyet diye bir kavramın aslında hiç olmadığı yaradılış öyküsünde hayatlar ne için sönüyor ve sürünüyor?
Sevgi ve nefret kardeşler, aynı ailede büyüyorlar. Bazen biri bazen diğeri görünür oluyor.
Gabor Maté’nin şahane tespiti buna açıklık getiriyor;
“Kardeşler aslında aynı ailede büyümez. Çünkü aile de her an değişir, duygu durumu değişir, hayat koşulları değişir, ilişkiler değişir ve o aile her an başka bir ailedir ve çocuklar da her an başka çocuklardır.”
Bu yüzden Commodus babasını öldürürken “beni sevmen için bütün dünyayı kılıçtan geçirirdim” diyor. Sevgi açlığı aslında sevgisiz kalma korkusu, nefrete dönüşüyor.
Ve bu açlık bütün sevgileri kıskanmasına sebep oluyor.
Yeğeni,bir kedinin güvenli bir evde soba yanında kıvrılıvermesi gibi endişesiz bir uykuya dalmışken, Commodus ona bakarak şöyle diyor;
“Çok güzel uyuyor, çünkü seviliyor”
Sevilen kedi, insan hatta çiçek huzurla uyur. Güvendedir, onu sevenler vardır ve kimse ona kötülük yapamaz, öyleyse endişeye mahal yoktur.
Sevgi korkuyu kaçırır.
Huzurla başını yastığa teslim eden kaç kişi kaldı dünyada?
Bir kedinin çıkardığı ritmik nefesi kaç kişi verebilir başı yumuşacık bir elin okşamasına amade?
Gazze’de cenaze habercisi karanlık havai fişeklerin ıslığında titreyen çocuğun üstünü kim örter?
Sevgisi kaynağından bombalanmış bir çocuk sevmeyi kimden öğrenir?
Sevilmemiş diktatörler birer Commodus’turlar başımızda.
Babaları onları sevsin diye bütün dünyayı kılıçtan geçirmeye ant içmişlerdir.
Bilmezler ki bütün dünya kılıçtan geçse de babaları onları yine sevmeyecektir.
Küçük bir başı okşarken cimri olan bir el, bütün dünyanın başına cömert bir cani musallat etmiştir.
Commodus Maximus’a;
“Ben babamı sevdim, sen de sevdin, bu bizi kardeş yapıyor değil mi?”derken omzuna bıçağını saplar.
O zaman aynı Tanrı’yı seven insanlar da kardeş değil mi?
Peki bütün bu savaşlar Tanrı’nın sevgisini kıskanmaktan mı?
Bu, Tanrı’nın umurunda mı?
Commodus, Maximus’u sürekli öldürmeye çalıştığında köle Juba, Maximus’a şöyle der;
“O kadar güzel bir adın var ki, seni öldürmeden önce adını yok etmeli!”
Bazı insanların naçizbedeni bir gün toprak olsa da, adları silinmeden ölmezler.

İÇİNE YOLCULUK

Nereye gidersen git
göreceğin aynı yıldız
Kaç ten mesafesi kalabalık
taşırsan taşı yanında
için hep tenha ve ıssız
Yürü topla cesaretini
mavi içindeki dehliz
Korkunun ömrü
titrek dudaklarından dökülen
ıslık sesi kadar yalnız
Git seni bekliyor orda
unuttuğun küçük kız

Aylin MÜFTÜLER

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi