Mimarlar Odası Başkan Yardımcısı Öztürk: Deprem Denizli’nin gerçeği, kentsel dönüşüm hızla yapılmalı – D20Haber
18.06.2024, Salı
24 °C / 41 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. ÖZGÜN İÇERİK
  4. /
  5. KAHVE SOHBETLERİ
  6. /
  7. Mimarlar Odası Başkan Yardımcısı Öztürk: Deprem...

Mimarlar Odası Başkan Yardımcısı Öztürk: Deprem Denizli’nin gerçeği, kentsel dönüşüm hızla yapılmalı

A- A+
Engin ÜNAL / D20HABER
Yayınlanma: 27 Eylül 2023 Çarşamba - 07:42Güncelleme: 27 Eylül 2023 Çarşamba - 07:43
Mimarlar Odası Başkan Yardımcısı Öztürk: Deprem Denizli’nin gerçeği, kentsel dönüşüm hızla yapılmalı

Mimarlar Odası Denizli Şubesi Başkan Yardımcısı Mehmet Öztürk, fay hatları üzerinde kurulu olan Denizli’nin deprem gerçeğine dikkati çekerek, “Kentsel dönüşüm bir an önce yapılmalı, geç bile kalındı. Özellikle ana caddeler üzerindeki eski binaların belki yüzde 80'i şiddetli bir depremde kesinlikle yıkılır” uyarısını yaptı. Avdan Platformunun sözcülüğünü de yapan Öztürk, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararını uygulamayanların suç işlediğini belirtti.

Yaz aylarında mola verdiğimiz Mimarlar ile Kahve Sohbetlerine yeniden start verdik. Yeni dönemin ilk sohbetini Mimarlar Odası Denizli Şubesi Başkan Yardımcısı ve Avdan Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Öztürk. Kendisiyle kentleşmeyi, kentsel problemleri, deprem, kentsel dönüşüm ve Avdan’da uygulanmayan yargı kararını konuştuk.

MEHMET ÖZTÜRK KİMDİR?

Acıpayam-Alcı Mahallesi’nde 1966 yılında doğdu. Alcı İlkokulu ve Gölcük Ortaokulunu bitirdikten sonra eğitimine Denizli Endüstri Meslek Lisesinde devam etti. Üniversite sınavını kazanıp 1984 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümüne kaydını yaptırdı. Yükseköğrenimini tamamladıktan sonra kendi mimarlık ofisini açtı. Mimarlar Odası Denizli Şubesinde Başkan Yardımcılığı yapıyor. Açık kömür işletmeciliğiyle gündemde olan Avdan ile ilgili kurulan platformun da dönem sözcülüğünü yapıyor.

“İSTEDİĞİM MESLEĞİ YAPIYORUM”

Mimarlık bir hayaliniz miydi, yoksa kazandığını üniversite sınavı sizi oraya mı yönlendirdi?

Mimar olmak hayalimdi. İlk 3 tercihimden 2’si mühendislik, 3’üncüsü mimarlıktı. Sanat okulu çıkışlı olduğumuz için ölçek nedir, proje nedir, 3 boyutlu çalışma nedir? Bunların eğitimini o dönem lise eğitiminde almıştık. mimarlığı kazandığımda bu nedenle yabancılık, zorluk çekmedim. Bilerek tercih ettiğim bir meslek mimarlık.

“Severek yaptığım bir mesleğin eğitimini aldım” diyorsunuz?

Kesinlikle… Sevmeyen bir insan da mimarlık mesleğini yapamaz.

“YAYALAŞTIRILMIŞ BİR YOLUMUZ YOK”

Sizin gözünüzle baktığımızda Denizli nasıl bir kent?

Denizli planlama bazında çok ciddi sıkıntılar var. Neyle oluyor? Yapılaşmayla, uygulanan imar planlarıyla. Özellikle merkezde neredeyse hiç yeşil alanımız yok. Yollar yetersiz, otopark problemi var, yayalaştırılmış doğru dürüst yolumuz yok.

“KENTTE GEÇMİŞİN SİVİL MİMARİ ÖRNEKLERİ KALMADI”

Denizli’nin kentsel gelişim sürecine baktığımızda, mimar ve inşaat mühendisi kökenli belediye başkanlarının görev yaptıklarını biliyoruz. Belediye başkanları olarak görevlendirmeyi iyi yapmış Denizlililer ama yine de ortaya bugün adına “çarpık kentleşme” dediğimiz yapı ortaya çıkmış. Bu noktada mimarlar ne kadar işin içindedir, bugünle ilgili sorumlulukları, günahı var mıdır?

Bence var. Geçmişe bakarsak Hasan Gönüllü mimar, bugünkü caddelerin çoğu onun döneminde açılmış. Karşılaşılan pek çok tepkiye rağmen. Ben olsaydım bu caddeleri, yani mevcut yapılaşmayı, yani korunması gereken yapıların olduğu bölgeden cadde açmazdım. Alternatif caddeler açardım, yeni yapılaşmanın o bölgelere kaymasını düşünürdüm. Neden? Bizde doğru dürüst sivil mimari örneği kalmadı. Bu caddeler açılırken ya da imar parselleri oluşturulurken çoğu yıkıldı, kimi de sonraları yakıldı. İnsanlar o yapıların değerini bilemedi. Oysa bir kentin kimliğini oluşturan aynı zamanda tarihidir, geçmişten gelen izlerdir.

Mesela benim mezun olduğum Endüstri Meslek Lisesinin yıkılması yanlıştır. Keza Kız Meslek Lisesi de öyle. Taş yapıların bir kısmını koruyabildik. bu konuda Mimarlar Odası olarak ciddi mücadele verdik ve Kent Müzesi’ne dönüşüyor. Bu güzel bir örnek. Orada en güzel yapı metal işleri bölümünün olduğu binaydı. Valilik binasının oraya yapılması nedeniyle en güzel yapı yıkıldı, yazık oldu.

Mimarlar Odasının emeği büyüktür taş yapıların korunmasında. Ancak sivil toplum örgütlerinin diğer bileşenlerinde aynı duyarlılık yok gibi. TMMOB çatısı altındaki odalar ortak noktada buluşamıyor mu?

Biraz şundan kaynaklanıyor. İktidar birliğimizdeki birçok yetkiyi kaldırdı. Proje denetim görevi yapıyorduk, tamamen kamu yararı olmasına rağmen bunu kaldırdılar. Ekonomik anlamda odalarımız güçsüz bırakıldı. Kendi üyelerinin katkılarıyla ayakta kalıyorlar. Yarı kamu kurumu olan bu odaları devre dışı bırakmak doğru bir karar değil. Bilgi, doğru uygulamaların yapılabilmesi için bu tür odaların ayakta kalması gerekir.

“İMAR PLANLARI DELİNİYOR”

Kent merkezinde yapılan yanlışlardan söz ettik ama kent gelişiyor, genişliyor. Peki genişleme olan bölgelerde kentleşmenin şartları yerine getiriliyor mu?

Çok da getirilmiyor. Mesela sağlam zemin olarak kabul edilen yerler Çakmak, Saruhan, Göveçlik, Şirinköy. İmar planını hazırlarken nüfus yoğunluğunun ne olabileceği bilimsel veri olarak önünüzde durması gerekiyor. Ancak yerel yönetimler bunları gözardı edip, hatta kat artışları verebiliyor. Sosyal donatıların bunu kaldırıp kaldırmayacağı hesaba katılmıyor. Bilimsel olarak ortaya konulan imar planları yerel yönetimler tarafından deliniyor. Emsal artışları, kat artışları… Bunlar ciddi anlamda kente zarar verir hale geldi.

Planlama yapılırken hep geç kalıyoruz. Ulaşım, Denizli’nin en büyük problemi. Nüfus arttıkça bu daha da hissedilir hale gelecek. Burada bireysel değil de toplu taşıma sistemleri hayata geçirilmeli. Raylı sistem olabilir. Bunun acilen yapılması gerekiyor. Seçim dönemlerinde hep gündeme alınır ama sonra her nedense unutulur.

“BAZI YERLERDE CİDDİ ANLAMDA ZEMİN SIVILAŞMASI VAR”

Yeterince yeşil alan kalmamasının yanı sıra bir de deprem gerçeğimiz var bizim. Bugün olur, yarın olur, 7 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor Denizli’de. Yıkıcılığı, şiddeti ne olur onu kestirmek şu anda mümkün değil. İstiklal Caddesi olsun, Pelitlibağ olsun, Çınar bölgesi olsun buraların zemininde ciddi anlamda sıvılaşma var. Geçmişte bu bölgelerde yapılan yapılarda zemin etüdü, su yalıtımı uygulanmadığı için beton ve demirin hiçbir hükmünün kalmadığını düşünüyorum. Bu anlamda başta Büyükşehir belediyesi olmak üzere yerel yönetimlerin çok acil bir eylem planı oluşturması gerekiyor.

Haberin DevamıReklam




Kentsel dönüşüm bir an önce yapılmalı, geç bile kalındı. Acı bir gerçek yaşadık Kahramanmaraş merkezli depremlerde. Benzer manzarayı olasi bir depremde Denizli’de yaşarız. Özellikle ana caddeler üzerindeki binaların belki yüzde 80’i şiddetli bir depremde kesinlikle yıkılır.

“YAPI STOĞU DEPREME DAYANIKLI MI DEĞİL Mİ ANALİZİ YAPILMALI”

Kentsel dönüşüm demişken şunu da söylememizde yarar var. Kaçak yapı çok fazla ve bunlar imar aflarından yararlandırılıp ruhsatlandırıldı. O binalarda mesken olarak, iş yeri olarak bir yaşam var. Denizli bu konuda ne yapmalı?

Bir defa mevcut yapı stoğunun risk analizi yapılmalı. En acil yapılması gereken depreme dayanık olup olmadığının belirlenmesidir. Kentsel dönüşüm parsel bazında değil, hatta ada bazında bile değil mahalle bazında yapılması gerekiyor. Ana caddeler 8 kat, bir arkası 2-3 kat. Zemin ve mevcut binalar incelendikten sonra gerekli sosyal alan ve donatılar yaratılıp mahallelerde bir planlamayla boşaltmalar yapılabilir. Deprem her an olabilir, bu nedenle acilen başlanmalı.

“BELEDİYELER TMMOB’DEN DESTEK ALABİLİR, ORTAK ÇALIŞMA YAPILABİLİR”

Denizli fay hatları üzerinde kurulan 24 ilden bir tanesi. Denizli’deki tehlike “ya çözeriz” ile geçiştirilebilecek bir tehlike değil. Dolayısıyla kentsel dönüşüme ne zaman başlanırsa başlansın geç olacak…

Geç olacak. Şimdiye çoktan yapılması lazımdı. Büyükşehir Belediyesi ZBS, yani “Zemin Bilgi Sistemi” kurdu. O nasıl işliyor? İlçe belediyelerinden gelen verilere dayanılarak oluşturulan bir şey. Zemin değerleri, bilgileri imar planı hazırlanırken yapılması gerekir. Neden? Belki yapılaşmanın hiç olmaması gereken yerler ortaya çıkacaktır. Neresi bu? Atıyorum Pelitlibağ’da yapılaşma yapılamaz gerçeği ortaya çıkacaktır. Önlemli yapılaşma söz konusu olabilecek yerler bunlar.

Anlatmak istediğim buralardaki yapıların çok acil incelenmeli kurumlarca. Bu çalışma başlatıldı, gözlem yapılıyor ama gözlemle bir yere varılmıyor. Büyükşehir ve merkezdeki ilçe belediyeleri, yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaşması lazım. TMMOB’dan destek alabilirler, biz bunu basında dile getirdik. Yerel yönetimlerin kesinlikle TMMOB ile birlikte çalışması, fikir alması gerekiyor. Gerekirse sahada birlikte çalışılmalı.

Güncel bir başka konuya geçmek istiyorum. Söz aynı zamanda Avdan Platformu Dönem Sözcülüğü görevini yerine getiriyorsunuz. Avdan’daki açık kömür işletmeciliği önemli bir çevre sorunu. Bu konuda Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı bulunmasına rağmen şirket çalışmalarına devam ediyor. Avdan ile ilgili süreç ne aşamada?

“YARGININ AVDAN KARARI UYGULANMIYOR”

Danıştay 6. Dairesi 13 Mart 2023 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bu 35 vatandaşımızın müracaatıyla gerçekleşti. Yürütmeyi durdurma kararı verilen alan 95 parsele tekabül ediyor. Bu parseller mevcut işletmenin faaliyet gösterdiği bölgenin içerisinde. Yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen Danıştay’ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı uygulanmıyor.

Bu konuda geçtiğimiz günlerde Tavas Kaymakamlığına bir dilekçe verdiniz. Onun akıbeti ne oldu?

Kaymakamlık valiliğe gönderdi. valilikten de bir yazı istendi. Bir dilekçe de valiliğe verdik. Danıştay kararının uygulanması yönünde. Bunun 1-2 gün içerisinde gerekli yerlere gönderileceği söylendi. Ne zaman uygulanacak diye beklemekteyiz.

“HUKUKSUZLUK YAŞANIYOR”

Şu anda Danıştay kararına uyulmuyor. Devam ederse süreç nereye evrilecek?

Yaşanan bir hukuksuzluk var. Vatandaşın tarlasını cebren işgal var. Bu işgal bir an önce bitirilmeli. Hukuka, yargıya, verilen kararlara sahip çıkılmalı. İlgili idareleri gereğini yerine getirmiyorsa onlarda zan altındadır, suç işlemiş pozisyondadır şu anda. Anayasaya göre bu kararın 30 iş gününde gereğinin yerine getirilmesi gerekir ama maalesef bu karar 6 aydır uygulanmıyor.

Kolluk kuvvetleri acil kamulaştırma yapılan sahalara vatandaşın girmesine izin vermemişti. Şimdi yürütmenin durdurulması kararı var. Bununla ilgili kolluk kuvvetlerini devreye sokma gibi bir girişiminiz olacak mı?

Olması gereken bu artık. Avdan’daki mülk sahipleri parsellerinin, arsalarının başına gidip oradaki işgalin engellenmesi için kolluk güçlerini çağırmak zorunda.

“YETERİ KADAR GÜNEŞ GÖRMEYEN ÜLKELER BİLE GÜNEŞE YÖNELDİ, BİZ NEDEN KÖMÜRDE ISRAR EDİYORUZ?”

Avdan Platformu bundan sonraki süreçte konuyla ilgili neler yapacak?

Yaşadığımız kentin doğal varlıklarını korumak, çevreyi korumak, yapılan işlemlerin yanlış olduğunu, bilimsel olmadığını halkımıza anlatabilmek. Artık ülkemizin yönünü güneşe dönmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Güneşten yeterince nasibini alamayan Almanya gibi ülkeler bile bu tür açık maden işletmelerini tamamen kapatmıştır. Yenilenebilir enerjiye yönelmiştir. Biz neden yılın büyük bölümünde güneş alan ülkeyken bundan yararlanmıyoruz? Biz neden kömürde ısrar ediyoruz? Ki Avdan’dan çıkarılan linyit madeni, kalorisi de çok düşük. Yapılmak istenen taşıma suyla değirmen döndürmek gibi bir şey. Bu maden nereye gidiyor? Muğla-Yatağan’a. Bunun maliyeti zaten elde edilecek enerjiyle kıyaslanması mümkün değil, tamamen zarar. bizim yetkililerden talebimiz bu hatadan bir an önce geri dönülmesidir.