05.12.2020, Cumartesi
7 °C / 16 °C Denizli Hava Durumu

Sözkesen Kardeşler, geliştirdikleri 2 mobil oyunu ABD’de piyasaya sunacak

Engin ÜNAL / D20HABER - 30 Ekim 2020 Cuma - 12:45 Sözkesen Kardeşler, geliştirdikleri 2 mobil oyunu ABD’de piyasaya sunacak

Denizlili Kemal ve Civan Sözkesen kardeşler, mobil oyun sektörüne girdi. Kurdukları stüdyoda dijital teknolojiye yönelik çalışmalar yapan ve oyunlar geliştiren Sözkesen Kardeşler, bu oyunlardan ikisini kasımda Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) beğeniye sunacak. Bunun için de büyük bir tanıtım kampanyası yürütecekler.

A- A+

Tekstilci ailenin üçüncü kuşağının temsilcileri Kemal ve Civan Sözkesen… Osman Nuri Sözkesen’in oğulları, babaları gibi yenilikçi ve araştırmacı kimlikle yollarına devam ediyor. Tekstil sektörüneki faaliyetlerine devam eden ve bu ay FUNIKA tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaşan Sözkesen Kardeşler, bir başka sektöre, dijital dünyaya da flaş bir giriş yapmanın hazırlığında.

SON DOKUNUŞLAR YAPILIYOR

Son dönemde Pamukkale Üniversitesi Kampüsü’ndeki Teknokent’teki stüdyolarında ekip olarak harıl harıl harıl çalışıyor. Artık son dokunuşlar yapılırken, ABD’de kasım ayında piyasaya sunacakları iki oyunun heyecanını yaşıyorlar.

YOĞUN TANITIM YAPILACAK

Piyasaya sunmaya hazırladıkları iki oyunla ilgili büyük umutlar taşıdıklarını vurgulayan Civan Sözkesen, bugüne kadar olan çalışmalarını D20HABER.COM’a anlattı. Dünyadaki büyük oyun şirketleriyle iletişim halinde olduklarını söyleyen Sözkesen, hazırladıkları iki oyunu güçlü bir tanıtım kampanyasıyla kasım ayında ABD’de piyasaya sunacaklarını ifade etti. İşte Civan Sözkesen’in Denizlilileri de heyecanlandıracak anlatımları:

“DÜNYADA ‘Z KUŞAĞI’ ONLİNE TARAFTA”

Engin ÜNAL (EÜ): Civan Bey, tekstil sektöründen başka bir alana doğru evrilme çalışmalarınız var. Bu da artık dünyanın gündeminde olan bilişim ve dijital sektör. Sizin de bu alanda yeni girişimlerin var. Bunlardan söz eder misiniz?

Civan SÖZKESEN (CS): Tabi ki… Hem benim hem abimin çocukluğumuzdan beri oyun tarafına bir düşkünlüğümüz vardı. Oyun oynamayı çok severdik. Açıkçası pandemiden sonra mobil oyun sektörüne ilgi de çok oldu. O yüzden de ilgi duyduğumuz bir alanı bir işe dönüştürebilir miyiz düşüncesiyle bir stüdyo kurduk. Mobil oyun pazarı çok büyük bir alan ve tüm mobil dünya alanın domine eden bir pazar. Özellikle çevrimiçi eğlence, yani İngilizce tabiriyle “online entertainment” dediğimiz çok güçlü güçlü bir alandan en büyük pastayı alan bir sektör. Bugün baktığımız zaman oyun sektörü bilgisayardan telefona kaymış durumda. Bugün insanlar metro veya otobüs beklerken, bir yerde beklerken sürekli ellerinde telefonla oynuyorlar. İş insanları toplantılar arasında çok fazla oyun oynuyor. Telefonda oynanan oyun sektöründe ciddi bir yükseliş var.

Aynı zamanda bugün “Z kuşağı” online tarafta. Haberleri Twitter’dan takip ediyorlar. Hayatlara sosyal medya üzerinden dokunuyorlar. Birçok online platformda varlar. Artık onlara ulaşmak için dijital kanalları tercih etmek gerekiyor. Şu an bize büyük markalardan da talep geliyor. Çünkü onlar eskiden Z kuşağına erişebilmek için boya kalemler, boya kitapları, bardaklar, anahtarlıklar ve oyuncaklar gibi birçok şey yaptırırdı. Fakat Z kuşağı artık oyun oynadığı için, büyük şirketlerin “bizim çocuk grubumuz için oyun yapar mısınız?” şeklinde tekliflerle karşılaşıyoruz. Dolayısıyla sizin Z kuşağına ulaşabilmeniz için veya onların sempatisini kazanabilmeniz için de mobil oyun üretmek çok da ticari ve karlı bir hale geldi. Pandemiyle beraberde sektör çok büyüdü. Biz de hem bu büyümenin içerisinde var olabilmek hem de çocukluğumuzdan beri süre gelen ilgi ve hobiyi bir işe dönüştürmek amacıyla böyle bir oyun stüdyosunu kurduk.

“BÜYÜK ŞİRKETLERLE İLETİŞİM HALİNDEYİZ”

EÜ: Geliştirdiğiniz oyunlar var mı?

CS: Geliştirdiğimiz birçok oyun var. Şu anda dünyanın en büyük oyun şirketleriyle iletişim halindeyiz. Hatta birlikte projeler de üretiyoruz. Mesela Amerika’dan Lions Studios ile çalışıyoruz. Fransa’dan Green Panda ve Voodoo ile çalışıyoruz. Şu anda Tiktok’un oyun grubuyla çalışma sürecine girdik. Yani birçok büyük yayıncıyla iletişim halinde projeler üretiyorduk. Dediğim gibi oyun sektörüne olan ilgi ve merakımızdan ötürü ve son dönemde Peak Games ve Rollic’in Zynga’ya satışlarında ötürü bizler de kendi oyunlarımızı yapma yönünde niyetimiz de oluştu. O yüzden de kasım ayında iki tane oyunumuzu piyasaya süreceğiz. Onların yayıncılığını tamamen kendimiz yapacağız. Reklamlarını kendimiz çıkıp bir test edeceğiz. Hedefimiz, bizlerin de kısa zaman içinde Türkiye’de önemli yayıncılarından biri haline gelebilmek.

“MOBİL OYUNDA BÜYÜK FIRSAT VAR”

EÜ: Denizli bu sektörün giderek önemli oyuncularından biri olmaya doğru ilerliyor mu?

CS: Evet… Çünkü Denizli’de çok büyük server şirketleri var. Dolayısıyla bu server şirketleri Denizli’den tüm Türkiye’ye ün yaptıysa, mobil oyun tarafında da bir fırsat var. Bu fırsatı da bizler iyi değerlendirebilirsek, Denizli’yi özellikle oyun yayıncılığı konusunda önde gelen bir şehir yapabiliriz.

“HEDEFİMİZ AMERİKA PAZARI”

EÜ: Bu alanda yaptığınız yatırımının bir maliyetini var mıdır? Ya da nasıl çalışıyorsunuz?

CS: Teknokent’te bizim şu anda 3 yazılımcımız, 2 grafik tasarımcımız var. Yani 5 kişilik bir ekipten oluşuyor. Aynı zamanda da Teknokent’te güzel bir stüdyomuz var. O stüdyoda oyunlarımızın yazılımlarını gerçekleştirip üretimini yapıyoruz. Burada yatırım bedeli olarak ofis ve çalışan gideri olarak düşünülebilir. Burada daha çok içeriğin kalitesi ve akıcılığı çok önemli. Oyunların tasarımı çok önemli. Dolayısıyla bu işler hep takım çalışmasıyla oluyor. Maalesef, “Ben oyun geliştiricisiyim. Tek başıma hem tasarımını yaparım; hem oyunu yaparım hem yüklerim hem pazarlamasını yaparım” çok gerçekçi bir yaklaşım olmuyor. O yüzden de biz de 5 kişilik bir takım olarak ilerliyoruz. Takım olarak bir oyunu en iyi hale getirip bunu özellikle Amerika’daki kullanıcılarla bütünleştirmeyi düşünüyoruz. Bizim genelde oyunları geliştirirken ki asıl ana hedef pazarımız Amerika.

EÜ: Yani Türkiye’de yapıp yurtdışına satmak?

CS: Evet, bir nevi ihracat. Çünkü hem buradaki katma değer çok daha yüksek hem de yazılım ihracatı yaparak şu anda öngöremediğimiz birçok alanın önünü açmak istiyoruz.

“VERİ, YAPAY ZEKA VE ONLİNE ENTERTAİNMENT ÇOK ÖNEMLİ HALE GELDİ”

EÜ: Oyun dışında da çalışmalarınız varsa onları da almak isterim.

Bu seneki Davos Zirvesi’nde de aslında 3 konu çok ön plana çıkmıştı. Bunlardan bir tanesi veri alanı, diğeri yapay zeka. Üçüncüsü de online entertainment alanı. Dolayısıyla ileriki yıllarda ben dünyanın en büyük şirketlerinin veri şirketleri olacağına inanıyorum. Veri işinde de analiz etmek ve anlamlandırmak inanılmaz kıymetli. Dolayısıyla burada oyun da yapsanız, e-ticaretle ilgili çalışmada… Biz de biriken veriyi analiz etmek ve anlamlandırmak üzerine çalışmalar, projeler yapıyoruz. Burada da yine Amerika’nın en büyük SAS firması ile iş birliği halindeyiz.

ABD’NİN EN BÜYÜĞÜYLE ÇALIŞMA

EÜ: Yerli ortaklarınız veya birlikte çalıştığınız ekip var mı? Ya da projeyi birlikte götürdüğünüz farklı alanlarda çalıştığınız ortaklarınız var mı?

CS: Şöyle var… SAS firmasıyla beraber Türkiye’de çalıştığımız bazı müşteriler var yine içinde olduğumuz. Özellikle mobil dünya artık hayatımızın her yerinde. Bugün tüm işlemlerimizi, bankacılık işlemlerimizi, haberleşme işlemlerimizi, işlerimizi, e-maillerimizi, yani internette arama yapmadan tutun herhangi bir şekilde fotoğraf çekme işlemini, aslına bakarsanız hayatımızın her aşamasını bugün telefondan gerçekleştirebiliyoruz. Dolayısıyla inanılmaz dikkat çekici bir cihaz haline geldi. Artık hayatımız mobil telefonlarla entegre oldu. Biz bu işi düşünürken ya da girerken hani şunu da baz almıştık. Yani biz insanların en çok içinde bulunduğu alanda bir şeyler üretelim. Bu alanda mobil taraftı. Mobil tarafta da iki şey çok güçlü. İki şey çok kuvvetli rüzgar. Ya rüzgarı kendiniz yaratırsınız ya da çok güçlü bir rüzgarı arkanıza alırsınız. Yeni bir rüzgar yaratmak çok zor. Çünkü o inanılmaz bir network ve sermaye ile bir takım gerektiriyor. Maalesef bırakın Denizli’yi, Türkiye de bile çok az yapabilecek kişi ya da şirketler de var. Dolayısıyla da biz dedik ki, çok güçlü rüzgarları biz arkamıza alalım ve ilerleyelim. Orada da sosyal medya ve oyun tarafı çok kuvvetli iki rüzgardı. Biz de mobil oyun tarafına şu anda ağırlık verdik. Ve mobil oyun tarafında da oyunlar yapmaya başladık. Orada da stratejimiz oyun üreten bir oyun stüdyosunun olmanın yanında başka oyun stüdyolarının ya da yazılımcıların da oyunlarını yayınladığımız büyük bir yayıncı şirketi haline dönüşebilmek.

BAKAN VARANK STÜDYOYU GEZDİ, OYUNLARI DENEDİ

EÜ: Onun temellerini de atmışsınız sanırım…

CS: Onun temellerini de atmış bulunuyoruz. Teknokent’te bir oyun stüdyosunun farklı dinamiklere sahip olması gerekiyor. Yani bir kişinin iyi bir oyun fikri düşünebilmesi için yaratıcı olması gerekiyor. Yaratıcı olması için de sizin bulunduğunuz mekandan ve ortamdan ilham almanız gerekiyor. Dolayısıyla da biz de Teknokent’te ilham alınabilecek ve sizi güzel duygularla besleyebilecek iyi bir ofis dizayn etmiştik. Bakanımız, bilgisayar mühendisliğinden mezun olmuş. Oyun sektörüyle ilgili, Peak Games ile Rollic Games’in satışıyla ilgili güzel yorumlarda bulunması nedeniyle Teknokent’i ziyareti sırasında bizim ofise de uğramış oldu. Hem oyunlarımızı test etmiş oldu hem de genel olarak mobil oyun sektörüyle ilgili karşılıklı sohbet etmiş olduk. Bu anlamda da bizim için mutluluk oldu. Çünkü piyasaya sunacağımız iki oyunu ilk olarak bakan test etmiş oldu. O anlamda bizler içinde önemliydi.

OYUN KASIM AYINDA MÜŞTERİLERLE BULUŞACAK

EÜ: Oyun kasım ayında mı yayınlanacak?
CS: Evet… Oyun kasım ayında Amerika’daki müşterilerle buluşacak. O yüzden bizler de heyecanlıyız. Tanıtım için yoğun bir kampanya hazırlıyoruz.