06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

Herkes biliyor

A- A+

“Otomatik olarak ve eleştirmeden yaşamak, programlanmış kültürel kahramanlıklardan en azından asgari bir pay alacağımızdan emin olmaktır. Buna ‘hapishane kahramanlığı’ diyebiliriz; içeridekilerin kendini beğenmişliği”

Kierkegaard sözleri yavaşça zerk edilen penisilin gibi işliyor damarlarıma Ernest Becker’in Ölümü İnkâr kitabındaki paragrafların arasından. Gözümüzün önünde ha bire türeyen hapishane kahramanlarını gördükçe de damarlarımdan hızla kalbime vuruyor. Ben buna “tabut kahramanlığı” diye ekleme yapacağım; giderayak, üstüne toprağı çekmeye beş kala bu kahramanlığa soyunanları içine alarak. Bunlar yönetimleri gerçek anlamda eleştirmeden yaşarken, sadece alacakları kesin olan asgari payı düşünürler kendilerini nefret ve ihanet parmaklığının ardına hapsedeceklerinin idrakine varmadan. 

Tam da hayatla yaptığım dostluk maçında 6-0 galip geldiğim günlerde, “bu skor mutlak kutlanmalı” diye düşünürken arkadaşlarım ve ben içimden “mutlak kutlan, mutlak kutlan” diye skorumla konuşurken; “mutlak butlan” bayrağı açılıverdi önüme.

Bu ne idüğü belir(ti)siz tamlamada harf hatası olduğunu düşündüm. Bu kadar mutlak olan bir butlan olamazdı yahu olsa olsa “muğlak butlan” olurdu bu. Bu muğlaklık; mide bulandıran, istediği yöne giden ve ne zaman istersen sandıktan çıkarıp üstüne başına fıslattığın miadı dolmuş esans gibi etrafa dağılıp, burunları taciz eden berbat bir koku yayıyordu.

Maç sürecinde ben skorumu elde ederken öğrendiğim bazı teknikler vardı tabii ki. Bu muğlak butlanın pis kokusunu duymamaya çalışarak bir yandan o teknikleri aklımdan geçiriyordum madde madde;
-her şey geçer iyi ve kötü
-azıcık mesafe iyidir en yakınınla bile
-sadece kendine sakladığın mini minnacık bir şey olmalı hayatında
-her gün başka bir gündür içinde keder ve neşe taşır
-her gün yeniden doğarsın seçimlerinle ve reenkarnasyon budur
-hayat sana sunulmuş bir bardak sudur içsen de alırlar önünden içmesen de
-hayır demek için kaba olmak zorunda değilsin, kibar bir keskin “hayır”, hayatını kurtarır
-neşe ve korku birbirini yok ederler, ben neşeyi seçtim.
-dünyadaki bütün davranışlar beni hedef almaz, o kadar tanrısal değilim.
-tüm canlılarla aynıdır değerim bir gram farkımız yoktur.
-çorbanı içerken, tatlının derdine düşersen ikisinden de bir şey anlamazsın, çorbayı içerken zihnin de
çorbanın tadına varmalı.
-hüzün güzeldir, içini yıkayıp tatlı tatlı yağar gözlerinden; yeisin kara bulutlarında boğulmadıkça.
-başka hayatlara dokundukça kendine daha çok dokunur insan.
-başkaları umurunda olmazsa kendini bulamazsın, kalabalık içinde kaybeder insan kendini ve orada
bulur.

“Açık fikirli insan kendisini gerçeklikle ilgili karakteristik yalanlardan kurtaran ve içindeki her şeyin sorunlu olduğunu fark ederek kendini kaybolmuş hisseden insandır. Bu basit bir gerçektir; yaşamak için kendini kaybettiğini hissetmektir. Bu durumu kabul eden kişi zaten kendini bulmaya ve sağlam zemine yerleşmeye başlamıştır.”

Kierkegaard’ın dediğince biz de güzel memleketimde yaralı vatanımda, yaralı bilinçlerimizle kaybolmuş hissediyoruz hayli zamandır. Her şeyin sorunlu olduğunun farkındayız.
Ve tabut kahramanlarının koltuk korkusuyla uyguladıkları maddi manevi şiddetin, kendimizi bulmaya zemin hazırladığını biliyoruz.
Ve yine sevgili Kierkegaard bize içimizde bulmamız gerekeni söylüyor;
“Korkulardan, korkmadan vaz geçme cesareti, yalnızca inanç yeteneğine sahip olanlarda vardır.”
Tıpkı Mustafam Kemalim Atatürküm’ün deniz gözlerini kaygılı gözlerimize dikerek söylediği gibi;
“Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.”
Asaletimiz, genlerimizden değil, cesaretimizden gelecektir.
Ve cesaret korkmamak değildir, korkuya rağmen harekete geçmektir.
Ve korkunun yarattığı şiddet, karanlığın aydınlığa en yakın anını işaret eder.

*Mutlak: kesin
*Muğlak: kafa karıştıran, belirsiz, net olmayan, karmaşık
*Butlan: geçersizlik, hükümsüzlük
*Yeis :ümitsizlik, karamsarlık, çaresizlik ve şiddetli üzüntü


HERKES BİLİYOR

Herkes biliyor zarların hileli olduğunu
Herkes biliyor iyilerin kaybettiğini
Herkes biliyor dövüşün önceden ayarlandığını
Yoksullar yoksul kalır, zenginler zenginleşir
İşler böyledir

Herkes biliyor
Herkes biliyor teknenin su aldığını
Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini
Herkes biliyor herkesin aynı kırgınlığı hissettiğini
Babaları ya da yeni ölen köpekleri için ağlar gibi
……
……..
Leonard COHEN /Everybody Knows

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi