06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

Tanrı’nın yeşil eli

A- A+

Zeus, insanlığa en kıymetli ve yararlı hediyeyi sunan tanrıya Attika kentinin kuruculuğu ve koruyuculuğunu verecektir.
Seçim için yarışma yapılır tanrılar arasında. Bilgelik, sanat ve barış tanrıçası Athena, denizlerin tanrısı Poseidon’la yarışır.
Poseidon, üç dişli mızrağını Atina akropolüne saplayarak tuzlu bir göl meydana getirir. Bu su denizin gücünü sembolize eder. Ardından Athena mızrağını bir kayaya vurur. Kayadan barış ve bereketi simgeleyen zeytin ağacı çıkar. Zeytin ağacının ihtişamı karşısında başta Zeus olmak üzere tüm tanrılar, tanrıçalar büyülenmişlerdir.Yarışmayı kazanan ve kentin koruyucusu unvanını alan Athena’nın adı Atina kentine verilir. Zeytin ağacından Poseidon bile o kadar etkilenmiştir ki, yenilgiyi sessizce kabul eder. Athena bu kabulleniş karşısında zeytin ağacından bir dal kırıp dostluk simgesi olarak Poseidon’a uzatır.
O zamandır zamansızdır zeytin.
Bilge Metis’in bilge kızının elinden düşmüştür toprağa bundandır dişi oluşu ve bundandır bereketi dallarının ortasında bir rahim gibi şefkatle koruyup tutuşu.
Kadim kentlerin süsü oluşu, nazdan niyazdan azade taşta, kayada ufacık toprak parçasında azimle tutunuşudur kutsalı halkın göz hizasına indiren.
Maddenin bin bir halidir, yeşilin sonsuz tonudur, diriyken, ererken, erirken.
Başımın üstünde tacı refahtır, güvercin ağzında barış, yoksulun midesinde hayat, yüzümü besleyen bir altın nehir, saçımı ışıtan güneş.
Ve en bereketli direniştir zeytin; savaşa, zalime, sömürüye, gaspa, çöküşe.
Uçurumun hayat tarafı, açlığın altın karafı ve iyiliğin sarrafıdır zeytin.
İyiyi kötüden ayıran turnusol kâğıdı!

On iki havari gibi kuzenimin on iki zeytin ağacı var henüz dört yaşındalar. Minicik bir tarlanın muhafızlığına soyunmuşlar. Yaş değil yürektir insanı da ağacı da büyüten. Sunulan her yudum suya bir zeytin tanesi ürettiler. Mevsimi geldi kavuştuk. Boyu boyumda göz hizasında kucaklaştık. Yapraklarını okşaya okşaya, bir dalını bile incitmeden tek tek topladım yeşil, siyah taneleri. Her dokunduğum zeytin tanesi damarımda bir damla kan oldu asaleti tarihinden menkul.
Eskimeyen çok eski dostumla sohbetin en koyusuna daldım sanki kadim zamanlardan masallar getirdi kulağıma. Unutulmuş bir huzur, topraklanmanın dayanılmaz hafifliğine karıştı. Zeytinin dal uçlarından havalanan bir güvercin, ağzından yüreğime barışın müjdesini damlattı.
Duygusaldır zeytin ağacı. Sevmeyi bilir ve dostu düşmanı ayırt edebilir.
Siz hiç zeytini ağacını ağlarken gördünüz mü?
Ben gördüm!
İş makinalarının, kepçelerin hırsın emrindeki zıngırtısı dünyayı bastığında taa uzaklardan, o güzelim dingin yaprakları endişeyle titremeye başlar ve dal uçlarından kök diplerine kadar sarsıla sarsıla ağlar.
Akbelen’de, Hatay’da, Kaz Dağları’nda güzel ülkemin her yerinde gördüm sarsıla sarsıla ağlayan zeytin ağaçlarını. Darağacına çıkarılmış masum bir çocuktu, bakışları soruyordu;
“Ben size ne yaptım bereket vermekten başka?”

Oysa ölüm korkusuna rağmen ölüme direniştir zeytin.
Oysa karda, boranda bile yaprak dökmeden hayata tutunuştur zeytin.
Oysa geçmiştir, bugündür ve gelecektir zeytin.
Oysa barıştır, tokluktur, nefestir, berekettir zeytin.
Çocuğunu zeytini sevmeden büyüten nesil kurumaya mahkûmdur.

Zeytinin yaşama inadına destek çıkarak her doğum, ölüm, evlilik zeytin fidanıyla kutsanmalıdır.
Her an kutlanmaya değecek kadar kutsaldır madem o vakit her an sökülen bir zeytin yerine on zeytin dikilmelidir. Mütevazı bir kutsaldır zeytin, saksıda bile yetişir. Alın bir büyücek saksı, balkonunuzda dikin çocuğunuzla. Her gün okşasın, konuşsun, sulasın, baksın, büyütsün. İşte o çocuklardan çıkar barış, bilim, ilim ve sevgi.
Tanrı’nın barışı uzatan yeşil elidir zeytin!

YAŞAMAYA DAİR
…………..
…………..
Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı
yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için
yaşamak yanı ağır bastığından
…………….
……………….
bu dünya soğuyacak günün birinde
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız

şimdiden çekilecek acısı bunun
duyulacak mahzunluğu şimdiden
böylesine sevilecek bu dünya
"yaşadım" diyebilmen için

Nazım Hikmet RAN

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi