*Sevmek ne uzun kelime ve ne geniş ve ne yüksek ve ne derin
ölümün yanında götüremediği
zamanın tüketemediği
tek kişilik kalabalık
yoklukla dopdolu boşluk
özlemin ikiz kardeşi
geçmişi geleceğin omzunda yükselten kürsü
kurumamaya yemin etmiş billûr ırmak
şarkılara hatırlatma emri veren gönül şefi
kendi bıraktığı izi süren Kızılderili
kalemi dolduran gözyaşı hokkası
iadesiz tek yön bileti sonsuza alınmış.
Sevmek ne kadar mavi ve ne kadar eflatun bir kelime.
Seher yeli kadar mavi, yüreğin ufku kadar eflatun.
Doğum kadar gürültülü,
Ölüm kadar sessiz.
Sevmek ruhun kanatlarında sonsuza taşıdığı iksir.
Sevmek unutmanın inkârı,
ölümü korkutan direniş,
zalimi titreten kâbus,
barışın köprüsü,
savaşın ömür törpüsü.
Ve güzellik dünyanın kurtarıcısı!
Bir insanı sevmekle başlayacak olan her şey!
Ben sevdim ve başladı her şey.
Uğurladım, bir yıldan üç gün eksik, başlayan her şey bitmedi!
Çünkü sevmeye devam ettim, ediyorum, edeceğim.
Bugün, yarın ve daima!
Ölüm sevmekten korkar.
ADA
Bir kıyıdan baktım dünyaya
Ellerimde tuz avucumda sedef
Bir mavilik bir açıklık
Özgürlük hasreti
Yüreğime vuruyor
Nerede nerede insanlar
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
0 üzüntü birden gelir
Yağmurlu havalarda
Yeniden kurarım dünyayı ben
Kederlerle
Kimseler aşık değil mi bu şehirde
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Hava martılar ışıklı şehir
Sarhoş ediyor beni yosun kokusu
Hilesiz kucaklamak istiyorum
Dünyayı şehri ve seni
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Zülfü LİVANELİ
*Sevmek ne uzun kelime: Cemal Süreya’nın On Üç Günün Mektupları kitabından.