06.11.2026, Cuma
7 °C / 15 °C Denizli Hava Durumu

Kedersiz hüzün

A- A+

………
Yaşayacaksın ve kimse bilmeyecek
Öleceksin ve kimse bilmeyecek
Belki bir ahh mezarının üstünde
Bu nasıl bağış tanrım
Bu nasıl bir dünya hatırası

Bütün hayatımla öğrendiğim şudur ki
Dünya bir gözyaşı damlasıdır Ömür Hanım
İnsan güzelliği bile ağlayarak seviyor
……..
Şükrü ERBAŞ (Bulanık Suların Derini)

Bu nasıl bir bağış, bu nasıl bir barış tanrım! Dünya kirpiğimin ucunda sallanıyor her an düşmeye meyilli. Gözümden düşeli çok oldu zaten. Kirpiğimin ucundan damla damla her gün her an her köşesinden, dünya kendini akıtıyor. Ne güzel dedin Şükrü Erbaş evet insan güzelliği bile ağlayarak seviyor. Eskiden, daha eskiden yani, hep hüzün vardı da kalleşlik ve zulüm bu kadar yayılmamışken yani üzerimize çıkmayan bir is kokusu olarak sinmemişken yani kendimizi mutlu edecek basit sade her güzel şey bile midemizde bir utanç yumrusu haline kozalanmamışken işte o kadar eskiden.
Yani yaşadığından kimsenin haberdar olmadığı hatta olsa bile umurunda olmadığı ve dahi öldüğünden bile kimsenin haberinin olmadığı hatta olsa bile umurunda olmadığı günlere gelmemişken, ölümün sıradan, yaşamanın vicdan azabı olduğu zamanlara henüz ulaşmamışken kirpiğimdeki damlalar tertemizdi. Sevinç gözyaşı diye bir şey vardı. Billûr gibi akan, aktıkça ruhunu yıkayıp pir-ü pak eyleyen o kutsal damlalar şimdi kederle bulandı. Sevinç gözyaşı diye bir deyim yok artık çünkü sevinçler kursak altında saklı utançtan çıkmıyor başka evlerde sevinç yok diye.
Dağlarda ağaç, ağaçlarda kuş, sokaklarda kedi, ırmaklarda su, toprakta bitki, koyunda süt kalmayana dek gözyaşı damlasını taşa çevirmeye yemin etmiş bir zulmetin ortasında sevinç mi kalır Ömür Hanım?
Anneannem böğrüme öküz oturdu derdi içi çok sıkılınca. Hah işte yüreğimin tam ortasında yıllardır koca bir öküz oturuyor hatta ailecek ve hatta sülalecek oturuyorlar kalkmıyorlar.
Bir acı kahve bir sakız lokumu kadar muhabbet edeceksin, dokuz başlı yılan gibi sinsice sokulup muhabbetin ortasına küstahça dalıyor yüreğimdeki öküz. Nereden konu gün batımının ihtişamından limonun 120 lira olmasına geldi anlayamıyorsun. Tam arkadaşının kızı sınavda ne yapmış diye konuşurken bir anda öküz; içerdeki çocukları, iptal edilen diplomaları, işkenceden farksız, haksız tutuklamaları getirip koyuyor önüne, sohbette bir kalabalık kadro fazlası, şaşıp kalıyorsun.
Tam yaşam o küçücük gözyaşı damlasında anlamını yitiriyor diye düşünüp dururken, şehrin göbeğinde çimlerin üstüne birkaç hayal kahramanının elinden bir caz konseri düşüveriyor.
Kendini kamp sandalyesinde, ayakların çıplak, böğründeki öküz çimle topraklanmış, elinde bir kadeh rüya pembesi şarap, yumuşacık bir caz melodisi içinde buluyorsun, ruhun dert detoksunda.
İşte o zaman huzur gözyaşı hatırlatıyor kendini yalnızca müziğin kedersiz hüznüyle.
Hüzün yaşadığımı hatırlatır bana, yaşadıklarımı, unutmadıklarımı, unutamadıklarımı, uğurladıklarımı, uğurlayamadıklarımı, şükür dualarımı.
Kedersiz hüzün kirpiğimin ucundan akan billûr bir ırmaktır, seher vakti kapımın önünü serinletip, yıkayan. Ve kedersiz hüzün damla damla döşer incecik bir yolu, özlenene uzanan.

Bizi bir haftalığına böğrümüzdeki öküzden kurtaran Caz Festivali’ne ve onun hayal kahramanları Pamukkale Filarmoni Derneği, Denizli Caz Kulübü, Caz Kedisi Dergisi ve Halim Yazıcı’ya, desteği ve emeği olan herkese, serbest kalmış yüreğimin en derininden teşekkür ederim.
Müzik susmadan hayat susmayacak böğürdeki öküzlere rağmen.

Yazarın Diğer Yazıları
Enteresan zamanlarda yaşamak
26 Ekim 2026 Pazartesi
Rağmen kadın olmak
12 Ekim 2026 Pazartesi
Üstüm başım şiir
5 Ekim 2026 Pazartesi
Poseidon tatilde
28 Eylül 2026 Pazartesi
Dört işlem
21 Eylül 2026 Pazartesi
Uzun ölmek
14 Eylül 2026 Pazartesi
Konsantre hayat
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Düşmanı inşa etmek
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Arşipel’den Hierapolis’e
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Mavi sürgün
3 Ağustos 2026 Pazartesi