10.08.2022, Çarşamba
23 °C / 33 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Engin ÜNAL
  6. /
  7. Yemeğin yanında bunları da sorun

Yemeğin yanında bunları da sorun

A- A+

Sosyal medyada bolca soru:
İstanbul kara bulanmışken Ekrem İmamoğlu yemeğe niye gitti?

Bunu soran İstanbullu’yu anlarsınız.
Kar nedeniyle onun günlük ulaşım çilesi 2’ye, 3’e katlamıştır.

Ama bu soruyu Denizlili de soruyor.
Bi tuhaflık yok mu?
Oysa İmamoğlu’nun açamadığı İstanbul’un yolları yerine, “Denizli-Muğla karayolu niye kapandı, kar niye temizlenmedi” diye sorsa “cuk” diye oturmayacak mı hemşehrimin sorusu?

Ya da “her kar yağdığında Denizli’yi Antalya ve Muğla’ya bağlayan yolun Cankurtaran geçişi niye problem oluyor” diye sorsa, kentinin bir yarasına parmak basmış olmayacak mı canım memleketlim?

Aman ha “niye soruyorsunuz” şeklinde anlamayın.
Sormak iyidir aslında.
Politikacıyı, yönetenleri kendine getiren yöntemdir.
Ama uygun üslupla!

Mesela;
“Denizli’yi Antalya ve Muğla’ya bağlayan karayolunun Cankurtaran geçişinde çalışmalar neden bitmiyor, uzun süredir niye çile çekiyoruz” diye sorulsa yeridir.

Mesela;
“Çok canlar alan Denizli-Ankara karayolunun Organize Sanayi Bölgesi geçişindeki köprülü kavşak çalışması niye durdu” diye sormanın tam da vaktidir.

Mesela;
“Eğitim alanı, yeşil alan, sosyal tesis alanı diye ayrılan yerlerle ilgili düzenlemeler belediye meclislerden ‘plan değişiklikleri’ adı altında geçmeye devam edecek mi” sorusunun tam da zamanıdır.

Mesela;
Enerji krizi yüzünden fabrikaların üç gün şalter indirmesinin ekonomiye vurduğu darbeyi dile getirmenin gerektiği anlardır yaşadığımız günler.

Mesela;
“Eylül-2021’de 5,03 lira olan LPG (oto gaz) Ocak-2022’de 9 lira 26 kuruşa,
Eylül-2021’de 7 lira 89 kuruş olan benzin Ocak-2022’de 14 lira 19 kuruşa,
Eylül-2021’de 7 lira 42 kuruş olan motorin Ocak-2022’de 14 lira 47 kuruşa yükseldi.
Gerekçe 18 lira 86 kuruşa yükselen dolar kuruydu.
Dolar 13,60’lara geriledi. Madem artış kur kaynaklıydı, şimdi neden düşmüyor” diye sormak gerekmiyor mu?

Mesela;
Temel tüketim maddesi ekmek…
“2021’de fiyatı önce 1,5 lira oldu. Sonra 1 lira 75 kuruşa yükseldi ve yıl bitmeden 2,5 liraya çıktı. Bir yılda yüzde 100 artış mı olur” diyerek, insaf çağrısında bulunmak zaruret değil mi?

Mesela;
İşe koşuşturmayla giderken sabah kahvaltısı niyetine yenilen simidin fiyatını 1,5 liradan 2,5 liraya çıkarmanın en çok asgari ücrete talim eden 100 binlerce işçiye dokunduğunu dile getirmek hak değil mi?

Mesela;
Yaz aylarında kilosu 4 liradan satılan toz şekerin 7,5 lira,
Litresi 23-24 liradan satılan ayçiçek yağının 35 lira,
Litresi 45 liradan satılan yemeklik zeytinyağının 68 lira,
Kilosu 12 liradan satılan kırmızı mercimeğin 33,5 lira,
Kilosu 9 liradan satılan nohudun 29 lira,
Kilosu 11,5 liradan satılan kuru fasulyenin 30 lira,
Kilosu 30 liradan satılan çayın 42,5 lira,
Kilosu 11 liradan satılan pilavlık pirincin 23 lira,
Kilosu 5 liradan satılan pilavlık bulgurun 16 lira,
Olmasını da sorabilirsiniz.

Mesela;
Koyun ve dana etinden sonra tavuk etini de unutacaklarınız listesine eklediğinizi ifade edebilirsiniz.

Mesela;
Ellerinizin titremesinden elektrik düğmesine, doğal gazın kombisine dokunamadığınızı da söyleyebilirsiniz.

Ayıp mı olur?
Olmaz, olmaz…
Dövizdeki düşüş sevincinin bakan düzeyinde “lan nasıl” üslubuyla yaşandığı ülkemizde bu sorular ayıp olmaz.