12.05.2021, Çarşamba
15 °C / 30 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Engin ÜNAL
  6. /
  7. Egoya kurban edilen Denizlispor

Egoya kurban edilen Denizlispor

A- A+

Ali Çetin…
Denizlispor’un 10 yıl sonra Süper Lige dönmesini sağlayan yönetimin başkanı.
Herkes alkışladı.
Ama o alkışların hepsini kendisine zannetti.
Başarıyı kimseyle paylaşmadı.
İşler iyi gittiğinde statta selamlama turları attı.
İyi sonuçlar alındığında yönetimde kendisinden başka kimseyi konuşturmamaya çalıştı.

Örneğin imza törenlerinde hep o vardı.
Stat yenileme işinde, iş makinesinde poz veren o oldu.
Maç sonucuyla ilgili rüyasını paylaştı, tutunca da yere göğe sığdırılamadı.

Ego yükseldi, öneriler bile batıcı geldi.
Örneğin Denizli Sanayi Odasının (DSO) Başkanı Müjdat Keçeci, Süper Lige çıkıldığı sezon, daha iyi ve maddi olanaklara sahip yönetim için şöyle bir öneri yaptı:
“Gelecek için yakın vadede Denizlispor için önemli bir stratejik yol haritası yapmak zorunluluğu var. Öncelikle yönetim kurulu Süper Lig’de oynayacak takımın işlerini götürecek, yürütecek, temsil edecek ve de finansmanını organize edebilecek yetkinlikte olan kişilerden kurulmalıdır.”

Bu öneriye güya kulüp adına yapılan açıklamada ise şu yanıt verildi:
“Merak ediyor ve sizlere soruyoruz? Sizin ve ailenizin bugüne kadar Denizlispor’a bir faydası bulunmuş mudur?
‘Siz yeterince sıkıntı çektiniz, siz hak ettiniz, siz devam edin’ demenizi beklemiyorduk. Ancak en azından sussaydınız biz sizi takdir ederdik.
Hal böyle olunca, sizleri maalesef kınamaktan başka bir şey yapamıyoruz.
Kulübümüzde 7 gün 24 saat çalışan ve üstün mücadele örneği göstererek, 9 yıl aradan sonra şampiyon olan bir takımın yöneticileriyiz. Sizden bir fayda beklemiyoruz, bizlere gölge etmeyin yeter.”

E sonra ne oldu?
Paraya ihtiyaç duyduğunuzda yeterince bulabildiniz mi?
Bulamadınız!
Neden?
“Gölge etmeyin” dediğiniz için olabilir mi?

Ve yaşanan maddi sıkıntılara bir de pandemi süreci eklenince işler sarpa sardı.
Teknik adam tercihlerinden transfere kadar birçok hata yapıldı.
Denizlispor, çıktığı sezon küme düşmekten biraz da şansının yardımıyla kurtuldu.
Hoş küme düşme de kaldırılmıştı.
Türk futbol tarihine geçen “kulübe silahlı baskın” olayı bile Çetin’in başkanlığında yaşandı.

Geçen sezondan ders alınmadı.
Yine teknik adam seçiminde yanlışlar…
Yine futbolcu transferlerinde kötü tercihler…
Kendi oluşturduğu yönetimlerle yaşadığı uyumsuzluklar…
Ve çözülemeyen maddi sorunlar üst üste geldi.

Ismail Asissati, Neven Subotic, Fede Varela, Zakarya Bergdich ve Tiago Lopes çekip gitti.
Kulüpte tek konuşan olan Çetin’den ses yok.
Kendi oluşturduğu yönetimden ayrılmayan kalmadı, Çetin’den tık yok.
Kadro sıkıntısı içindeki takımda bu kentin evladı Recep Niyaz haftalardır oynatılmıyor, neden?
Çetin, sus pus.
Prosinecki gidiyor, Kenan Atik gidiyor, Yalçın Koşukavak gidiyor ve Hakan Kutlu gidiyor; bekleniyor Çetin bir şeyler söylesin, konuşmuyor.
Denizlispor’un borç batağında olduğu iddiaları ayyuka çıktı, bekleniyor; kulübün gelirini, giderini, borcunu açıklasın. Ama ses vermiyor.

Sorun sadece bu sezon ve Süper Lig’den düşmek değil. Gelecek sezon ne olacak?
Örneğin yayın gelirleri gidecek.
Sponsorluk gelirleri düşecek.
Seyircisiz oynama devam ederse maç gelir yok.
Alacaklarını gerekçe göstererek sözleşmesini fesheden futbolculardan transfer yasağı gelme olasılığı yüksek.
“Gölge etme” diyen Çetin, bunların üstesinden nasıl gelecek?
Yoksa “Kulübe sahip çıkılmıyor” bahanesiyle kaçıp gidecek mi?

Sonuç olarak 10 yıl aranın ardından çıkılan Süper Lig, egoya feda edilmek üzere.
Takım kurtulur mu?
Matematiksel olarak evet, ortada 18 puan var.
Ama Denizlispor’un bu puanların yarısını alacak gücü var mı?
Maalesef yok.