03.02.2023, Cuma
2 °C / 11 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Engin ÜNAL
  6. /
  7. Çavuşoğlu, Demirci ve il başkanlığı senaryosu

Çavuşoğlu, Demirci ve il başkanlığı senaryosu

A- A+

Seçim sathı mahalline girilirken CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sıkıntıları artıyor, partinin iyileşmeyen yaraları kaşınıyor.
Bunlarla baş etmek için Kılıçdaroğlu’nun kimi zaman otacı olması, kimi zaman da kangren olmaya yüz tutan uzuvları kesip atmak için cerrahlığa yönelmesi gerekecek.
CHP’yi seçim sandığına en az hasarla ulaştırması maharetine bağlı.
Bunu ayak bağı olan parti içi hiziplere karşı yapabilecek mi?
Yakındır, görürüz.

“Yakındır” dedik…
Çünkü şunun şurasında birkaç gün kaldı. Aday adaylığını düşünen örgüt yönetimindekilere istifa için tanınan süre 26 Aralık’ta sona erecek.
Aday adaylığı trenine binmek isteyenler, genel merkezde kulis faaliyetlerinde.
Ankara yollarını aşındıranlar arasında il başkanı Nuri Çavuşoğlu, başı çekiyor.
Ağzından Denizli Büyükşehir Belediyesine yönelik eleştiri çıkarmamaya imtina eden Çavuşoğlu, listenin ön sıraları için garanti arıyor.
Verirler mi?
Görürüz.

Aslında CHP Genel Merkezi, Çavuşoğlu dönemini sonlandırmak için aday adaylığını bir fırsata çevirebilir.
Böylece görevden almanın handikapları yaşanmadan, aday adaylığı kangrene çevrilmeye meyilli yarayı da neştersiz tedavi eder.
Yeni bir başkan, yeni bir yönetim…
Denizli’de CHP’nin seçim başarısı buna bağlı.

Yeri gelmişken il başkanlığı için son dönemde dillendirilen bir senaryoyu da aktaralım.
Deniliyor ki;
Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ile Merkezefendi eski İl Başkanı Sedat Demirci birlikte hareket ediyor.
Çavuşoğlu’nun istifası sonrası Karaca devreye girip, Demirci’nin il başkanlığına atanmasını sağlar.

Olur mu?
Sorunun yanıtını verecek isme, Sedat Demirci’ye sordum:
İl başkanlığı konusuna ne diyorsun?
Lafı hiç uzatmadı, “Benim böyle bir isteğim, beklentim, hedefim yok” dedi.

Devam etti:
Ben milletvekili aday adayıyım.
Aylardır ilçe ilçe, mahalle mahalle ziyaretler yapıyorum.
Küçük, büyük demeden tam 400 mahalleye gittim.
Mahallelere gitmekle kalmadım, evlere girdim, insanların sofrasına oturdum, çay-kahvelerini içip sohbet ettim. Sorunlarını dinledim, CHP iktidarında yapılacakları anlattım.
Gördüğüm samimiyet beni umutlandırıyor.
Ben, büyük düşünüyorum.
Yerel değil, geneli, CHP’nin iktidarını düşlüyorum.
Bu düşü gerçekleştirecek çalışmaların içindeyim.