06.07.2022, Çarşamba
22 °C / 38 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Engin ÜNAL
  6. /
  7. 16’sındaki çocuk toprak altında

16’sındaki çocuk toprak altında

A- A+

Henüz 16’sında…
Çocuk daha, çocuk!
Ama o beden şimdi toprak altında.

Anlatılanlara göre, WhatsApp’ta başlamış hikayeleri.
İlişkilerini onaylamayan ailesinden gördüğü şiddet üzerine, bebekleriyle evcilik oynamaktan yeni çıkmış Sıla (Şentürk), kaçmış aklını çelenle.
Belli ki canını alan caniyle güzel günlerin hayalini kurmuş.

Sonrası tam bir metcezir.
Şikayetle çocuk yaştaki kızı kaçıran Hüseyin Can Gökçek hapse atılır.
Sıla ise devlet korumasındadır.

Bir süre sonra aile ve kızları birlikte yaşama kararı alır.
Sıla, aileye teslim edilmiştir.

Bu arada Sıla, kendisini kaçırandan şikayetçi olmaktan vazgeçer.
Gökçek de bunu fırsat bilip “yüzde 50 engelliyim” diye mahkemeye rapor sunar.
Artık serbesttir, 16 yaşındaki çocuğu kaçıran.

Bunu öğrenen baba, kızını koruyabilme içgüdüsüyle bir kez daha devletten koruma talebinde bulunur.
Sıla, ikinci kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı bir kuruluşa yerleştirilir.
Kendisini kaçırandan da yeniden şikayetçidir.

Fakat gelgitler bitmez.
Ailesinin ve kendisinin isteğiyle üç hafta sonra yeniden evine döner.
Bunu öğrenen Gökçek de Ankara’dan Giresun’a gelip, korkunç cinayetle sonlandırır Sıla ile hikayelerini.

Kimileri “kader” deyip geçecektir.
Kimileri de alın yazısı…
Peki, öyle midir?

Niye mi sorduk?
Keşkeler için.
Keşke; aile, çocukluk ile genç kızlık arasındaki değişimi yaşayan Sıla’ya şiddet uygulamak yerine ikna yoluyla atmak istediği adımdan geri çevirebilseydi.

Keşke, yasa ona şikayetinden vazgeçme hakkını tanısa da, birçok konuda dikkate alınan “reşit değil” uygulaması, şikayetçi olmadığını söylediğinde de “bir dakika” denilebilseydi.

Keşke, 16 yaşındaki çocuk şikayetinden vazgeçti, kaçıran da yüzde 50 engelli raporu getirdi diye cezaevinden salınmasaydı.
GBT’sine bi bakılsaydı.
Keşke, 10’a yakın suç dosyası olan kişi, “suç işlemeye meyilli” olduğu savıyla cezaevinde tutulabilseydi.
Ve Sıla yaşatılabilseydi…