Seyir zevki açısından izleyenlere hayal ettikleri gibi bir derbi izletmeseler de her iki taraf için de birbirlerine karşı eksileri-artıları değerlendirildiğinde kaçan fırsatlar olduğu söylenebilir.
*
Galatasaray cephesi derbiye gelirken eksikler ve sakatlıktan yeni dönen oyuncularla birlikte bir hayli düşünceliydi ilk 11 konusunda. Özellikle hareketli kanatlara sahip rakibine karşı bek bölgesindeki eksiklere, ne kadar riskli olsa da Davinson Sanchez’in sağ beke çekilmesi ve bu hıza yanıt vermek için Lemina’nın stoperde oynamasıyla çözülmüş gibiydi. Kazımcan da beklentinin üstünde bir performans sergileyince Okan Buruk savunma konusunda son dakika harici sorun yaşamadı.
Ancak Lemina gibi bir oyuncu stopere çekildiğinde bunun en büyük negatif etkisi orta sahada görülüyor. Orta alanda fizik gücü kaybı yaşanması ve sakatlıktan henüz formsuz dönen İlkay son iki maçtır isteneni veremediği için sarı-kırmızılılar orta alanda maçın belli bölümlerinde oldukça kırılgandı. Sara ne kadar ortalama bir performans sergilese de kendisinden 6-8 ve 10 numara gibi karmaşık roller beklendiği için eleştiriler haksız duruyor. Ben hâlâ beklentileri aşacağını düşünenlerdenim.
Ancak teknik kalitesi yüksek ve sahada ne yapmasını bilen yetenekli isimleri sayesinde Galatasaray erken bulduğu golün ardından rakibini çok iyi karşıladı, savunmada sağlam durdu; 1 puanın bile iyi sonuç olduğu Kadıköy deplasmanından, son dakikada 2 puan bırakarak ayrıldı.
*
Öte yandan Fenerbahçe cephesinde ise eksik olan plan ve teknik ayaklardı. Belli bir savunma standardı olan sarı-lacivertlilerde bu konuda yenilen şanssız gol harici pek sorun yaşanmasa da rakip savunmayı açma konusunda yetersiz kalan hücum organizasyonları ve oyun kurma konusunda sıkıntılar vardı.
Birbirine benzer profiller olan, fizik ve mücadele gücü yüksek Edson Alvarez ve İsmail Yüksek’ten oluşan bir orta saha kurgusunda, yaratıcı tek ayak Asensio kalınca ilk sorun burada başladı. Özellikle ikinci yarı daha çok sete yerleşmesi gereken ve rakibi de buna müsaade edecekken ev sahibi ekip belirli bir sekansta sürekli uzun vurarak ya topu rakibe verdi ya da geri dönen toplarla 3. bölgede tam hakimiyet kuramadı.
Tedesco’nun değişikliklerin de anlaşılacağı üzere Alman çalıştırıcının memnun kalmadığı bölge bir de kanat opsiyonları olunca, takımının hücum organizasyonları iyice kısıtlanmış oldu. Aslında rakibinin bu kadar eksik ve form konusunda sıkıntılarla çıktığı derbide Tedesco, kendi kurmadığı kadrodan maksimum verimi almaya çalışsa da böyle zorlu mücadelelerde birbirine benzer profillerle oluşturulmuş oyuncu grubu nedeniyle henüz A planının işlemediği durumlarda B planı konusunda istediğini sahaya yansıtamıyor.