23.09.2026, Çarşamba
17 °C / 28 °C Denizli Hava Durumu

Derbi haftasının tek kazananı var

A- A+

İki derbinin oynandığı kritik haftada, rakibi kayıp yaşarken zirveyle puan farkını eritmeyi başaran Fenerbahçe, önemli bir üç puanı İnönü deplasmanında geri dönüşle kazandı.

Galatasaray ne istedi, Trabzonspor nasıl engel oldu?

Boğaz derbisine kıyasla daha çok taktik savaşının ön planda olduğu, gol sesi çıkmasa da iki takımın da mesajlar verdiği bu karşılaşmada Trabzonspor zorlu Rams Park deplasmanından 1 puan çıkararak rakibine göre bir adım daha kazançlı bitirdi derbiyi.

Fatih Tekke’nin öğrencileri maç boyu Galatasaray’a karşı çok iyi çalıştığını gösterirken bunu savunmada çok dengeli durarak ve teknik kapasitesi yüksek oyuncularla, tehlikeli de olan olgun ataklarla yaptı. Onuachu ne kadar fizik kapasite olarak üst düzey bir oyuncu olsa da bu maçta yerine daha seri ayaklara sahip bir hücum oyuncusu olsa ve bu aksiyonlarda Zubkov harici diğer oyunculardan daha fazla katkı alabilseydi farklı bir sonuç doğabilirdi. Galatasaray da rakibini alışıldık ön alan baskısıyla değil sabırlı bir oyunla karşıladı.

Tüm bunlar yaşanırken Galatasaray’ın oyuna yaklaşımı belki şaşırtıcıydı belki de beklenen bir senaryoydu. Trabzonspor’un dengeli oyununa sarı-kırmızılılar da temkinli bir yaklaşımla yanıt verdi. Neredeyse hiç risk almadı, kalesinde pozisyonlar gördü, hücumda fırsatlar yakaladı ama Okan Buruk’un da maç sonu söylediği gibi bitiricilik sorunu vardı. Okan hocanın risk almamasının bir diğer sebebi de belki hafta içi oynanacak Ajax deplasmanıydı. Hücumdaki bu tutukluğun sebebi Davinson ve Singo’nun yokluğunda geriden oyun kurarken rakibinin dengesini bozamaması ve beklerin neredeyse hiç risk almaması sebepleri sıralanabilir. Orta sahada ise ev sahibi ekip ciddi bir fizik eksikliği yaşadı. Bunu çözmek için maçın ikinci yarısının ortasında gelen hamleler vardı ancak Kaan Ayhan orta sahadaki fizik eksikliğine çözüm olamadı çünkü Lemina stoperde kalmaya devam etmişti, ayrıca savunmadaki çabukluğuyla maçın en iyi performansını sergiledi.

Karadeniz temsilcisinin oyun planında ise bu fizik üstünlükten faydalanıp Galatasaray’ı kapanmak yerine önce ikinci bölgede karşılamak vardı. Bunu çoğu zaman da başarıyla yaparken savunmada ise hep konsantrasyonunu korudu.

Son bölümde ise Galatasaray şanslar bulsa da bunu Icardi’nin girmesi sonrası rakibinin savunmada beşliye dönmesi sayesinde yaptı ancak yeterli olmadı.

Fenerbahçe’den Epik Bir Geri Dönüş Hikâyesi

Beşiktaş derbiye rüya gibi bir başlangıç yapsa da 25. dakikada kaptan Orkun Kökçü’nün kırmızı kartı tüm rüzgârı tersine döndürdü. Tedesco’nun takımı tanıması ve etkisinin hissedildiği bu periyotta Fenerbahçe kırmızı karttan sonra hızlı golleri de bulmasıyla, ikinci yarıda olması beklenen gibi kritik bir 3 puanı yazdırdı hanesine.

Her ne kadar bir derbide ev sahibi ekip 10 kişi kalsa da geri dönüş zordur ancak hızlı bulunan goller bu dönüşün ateşini çok güçlü bir şekilde yakmıştı. Beşiktaş, baskıyla kazandığı toplarla ileriye çok hızlı giderek iki benzer gol buldu, Sergen hocanın tam istediği ve yüksek yüzdeli bir başlangıç oldu. Kırmızı karttan sonra rakibin ilk yarıdaki hızlı geri dönüşü ise Beşiktaş’ın kırılgan yapısını ve oyuncuların böyle durumlarda yaşadığı panik havasını gözler önüne serdi. Beklendiği gibi sarı-lacivertliler geri dönüşü geç ve Duran’ın bireysel performansıyla bulduğu golle tamamlasa da Tedesco’nun ekibinde öne çıkan iki nokta vardı.

Fenerbahçe bakıldığı zaman önemli oyuncularından beklediği katkıyı alamadı bu maçta. Kerem, Nesyri ve Nene etkisiz olurken, ikinci yarı kanatta görev bulan Talisca da bu görüntüyü düzeltemedi. Ancak Tedesco kırmızı karttan sonra oyun planını hızlıca 4-4-2’ye döndürdü, Asensio’yu ileriye çok yakın konumlandırdı ve Alvarez’i (sayıca üstün olmasının etkisiyle de) orta alanda tek bırakarak, bence maçın oyuncusu olan İsmail Yüksek’i çok daha ön alanda bazen bir 8-10 numara bazen de bir kanat gibi kullandı. Üçüncü bölgede hep daha fazla oyuncu bulundurmak istedi. Buna ek olarak Alman çalıştırıcının öğrencileri kırmızı karttan sonra hiç paniklemedi ve boşa harcanan ataklar geliştirmedi.

Fakat asıl soru işareti ikinci yarıda İsmail Yüksek’in performansını bir kenara koyarsak Beşiktaş’ın maça ortak olması, 10 kişi oynamaya biraz daha alışması ve izleyenlere maçın 2-2 biteceği havasını vermesiydi. Daha doğru veya erken değişiklikler Beşiktaş’ı istediğini almaya yaklaştırabilirdi, Fenerbahçe ise değişikliklerde daha doğru tercihler yapıp etkisiz olan oyuncularını çıkararak sürekli bir çözüm üretme arayışındaydı.

Kısacası hocaların tercihleri maçın sonucuna etki eden belirleyici roller oynadı.

Yazarın Diğer Yazıları
Zirvede hesaplar karışık
8 Aralık 2025 Pazartesi
Derbide kaçan fırsatlar
2 Aralık 2025 Salı
Geri dönüşlerin haftası
24 Kasım 2025 Pazartesi
Yeniden başlıyoruz
10 Kasım 2025 Pazartesi
Fener derbide kayıp
22 Eylül 2024 Pazar
Milli ara işkencesi bitti
16 Eylül 2024 Pazartesi
Süper Lig’de 2. haftanın ardından
19 Ağustos 2024 Pazartesi
Hoş geldin Süper Lig
12 Ağustos 2024 Pazartesi