Galatasaray ve Fenerbahçe, ligin 14. haftasında karşılaşacakları derbi öncesi oynadıkları mücadelelerde geri dönmesini bildi ve kritik haftayı hata yapmadan geçti.
Icardi & Barış Faktörü, İlkay Golle Döndü
Maçın ilk yarısında, hatta 54. dakikaya kadar olan periyotta sarı-kırmızılılar istediği oyunu tam sergileyemese de tecrübeli futbolcularının topla nerede buluşması gerektiğini bildiği için bulduğu gollerle Gençlerbirliği karşısında kazanmayı bildi.
Bu maça gelirken eksikler nedeniyle düşünceli olan Okan Buruk bir de maç içerisinde Singo ve Lemina’yı kaybedince aklındaki oyun planından bir nebze olsun uzaklaştı. Eksikler ve değişiklikler nedeniyle oyuncularının saha içindeki rolü sürekli değişti. Her ne kadar formuna hâlâ ulaşamamış da olsa Icardi’nin istekli görünüşü ve Barış Alper Yılmaz’ın eski günler sinyalini vermesi mücadelenin kritik noktalarından oldu.
Her ne olursa olsun Mauro Icardi golü çok rahat hissedebilen bir golcü. Ceza sahasında pozisyon almayı çok iyi biliyor ve biraz da boş alan bulabilirse rakipler için büyük bir tehdit unsuru haline geliyor. Barış’ın da formunu yükseltmesi, hızı ve fiziğini etkili kullanması onu sürekli sahada farklı bir oyuncu olarak gösteriyor. İlkay ise sakatlıktan, çok usta bir top kontrolü ve dokunuş sayesinde bulduğu golle klasını konuşturarak döndü.
Gençlerbirliği ise duran toptan bulduğu gol sonrası uzun bir süre istediği oyun kurgusunu korusa da kalesinde art arda yediği gollere engel olamadı ve kırmızı kart da onlar adına işleri iyice zorlaştırdı. Ancak 10 kişi oynadığı süre içerisinde bile geçiş hücumlarıyla sorun çıkarmayı başardı.
Galatasaray’ın biraz dağınık görüntüsü salı günü oynanacak Şampiyonlar Ligi ve derbiye nasıl yansır bilinmez ama bu iki maçta düzeltilmesi gereken şeylerin olduğu çok açık.
Kanarya Deplasmanda Geri Dönüşleri Çok Seviyor
Beşiktaş derbisinden sonra Tedesco’nun öğrencileri bir kez daha deplasmanda oynadığı mücadeleden 2-0 geriye düşmesine rağmen galibiyetle ayrıldı. İki isabetli şutla henüz 15 dakikada iki farklı üstünlüğü bulan Karadeniz temsilcisi, tam da bu andan itibaren kalecisinin üstün çabasına rağmen panik havasında oynadığı oyun nedeniyle üstünlüğünü koruyamadı.
2-0 geriye düştükten sonraki sürece baktığımızda ise daha önce de değindiğimiz Fenerbahçe’nin hızlı ayakları ve topu çok seri dolaştırması skor ne olursa olsun geri dönüşün olabileceği sinyalleri veren güçlü bir oyun haline gelmeye başlıyor. Sarı-lacivertlilerin bu oyununda tek sorun, yediği gollerden de anlaşılacağı üzere hücuma çıkarken orta alanda kaybedilen toplar ve bu esnada takım boyu uzaması nedeniyle rakibin yarı sahada pozisyonlar bulabilmesi.
Bir o kadar iyi bir performansla ilk yarıda kalesini gole kapatan Çaykur Rizespor kalecisi Fofana, ilk golde hata yaptıktan sonra takım adeta çözüldü. Tecrübeli ayaklarıyla ve rakibinin 10 kişi kalmasıyla 5 gole çok rahat şekilde ulaşan sarı-lacivertliler gözünü önce Avrupa mesaisine sonra Kadıköy’deki derbiye çevirecek.
Fenerbahçe’de dünkü performansıyla bir parantez de Jhon Duran’a açmak gerekiyor. Atletizmi, hızı, sahanın her noktasındaki istekli görüntüsü Kolombiyalı oyuncuyu çok değerli bir profil haline getiriyor.
Şimdi gözler 1 Aralık Pazartesi günü Kadıköy’de oynanacak derbide…