15.08.2022, Pazartesi
21 °C / 34 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. YAZARLAR
  4. /
  5. Engin ÜNAL
  6. /
  7. AK Parti’den kopanlar niye muhalefete meyletmiyor?

AK Parti’den kopanlar niye muhalefete meyletmiyor?

A- A+

Erken ya da Cumhuriyet’in 100. yılında yapılacak seçim, ne AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Millet İttifakı ne de CHP ve İYİ Parti’nin lokomotifi olduğu Cumhur İttifakı için çantada keklik değil.

Tamam, seçimin şifresi ekonomi.
Anlaşılır isimlendirmeyle “cebe giren para ile mutfakta kaynayacak tencere” diyebiliriz buna.
Ama yetmez.
En az ekonomi kadar önemli olan, AK Parti’den kopanları kazanabilmek.

Bu neden önemli?
Evet, ekonomik kriz var.
Ama diğer taraftan iktidar olmanın avantajıyla dağıtılabilecekler de yadsınamaz bir gerçek.
Yapılacak sosyal yardımlar, adreslere bırakılacak kömürler, “çocuğunuzun işi hazır” gibi vaatler önemli bir argüman.

Buna dindar kesimi elde tutma amaçlı kullanılan “biz gidersek kazanımlarınız da gider” söylemleri ile laik-dindar tartışmalarının alevlendirileceği iddiaları da eklendiğinde, AK Parti’nin iktidardan düşmesini engelleyecek bir kitlenin desteğini yeniden alması söz konusu.
Dikkat edilirse, kopuşlar konuşulsa bile, henüz kitleler halinde bir partiye yönelmemeleri Erdoğan’a oyunu yeniden kurma şansını sunuyor.

Ya muhalefet?
Ne CHP ne İYİ Parti ne de ittifakın diğer ortakları; AK Parti’den kopmuş gibi görünse de henüz adres belli etmeyen dindar kesimin şifrelerini çözebilmiş değil.
O kitlenin endişelerini azaltacak, sonra da ortadan kaldıracak politikalar üretmenin çok uzağında muhalefet bloğu.
Seçim kazanacaklarsa “ekonomik krizle geldi, ekonomik krizle gidecek” söyleminin çok ötesine geçmeleri gerekiyor.

Millet İttifakı bloğu, hedefine koyduğu erken ya da zamanında seçimi kazanmak, sözünü ettikleri parlamenter sisteme dönüşün kapılarını açabilmek için, cumhurbaşkanı adayının kim olacağından önce AK Parti’den kopanları saflarına çekebilmenin yolunu bulmak zorunda.

Bu konuda Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezinin (TEAM) Kasım-2021’de yaptığı “Dindar Seçmenler Araştırması”, sözü edilen kitleye ilişkin önemli ipuçları veriyor.
İstanbul, Konya, Kayseri, Yozgat, Samsun, Sivas, Malatya, Elazığ, Bingöl, Erzurum, Gaziantep ve Kocaeli’de yüz yüze anket uygulaması ile gerçekleştirilen araştırmada, bölge istatistiklerine uygun olarak yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi kotaları da uygulanarak 2 bin 424 kişilik bir örneklemeye erişilmiş.

Araştırma sonuçları, dindar bölgelerde Cumhur İttifakı’nın kayıplar yaşasa da önemli oranda desteğini koruduğunu gösteriyor.

Rapora göre, bugüne kadar oy veren seçmen kitlesi “AK Parti’nin yozlaştığından”, “kadroların gönülden değil çıkar uğruna partide yer aldığından”, “yolsuzluk ve israfın arttığından” söz etse de,

Partinin halktan uzaklaştığı görüşü artsa da,

Dindar seçmenlerin önemli bir kısmında AK Parti ile kurulan gönül bağının yerini “seçeneksizlik ve kerhen oy tercihine bıraktığı” gözlemlense de,

AK Parti seçmenleri arasında rahatsız ve tereddütlü seçmen gruplarının ağırlığı artmış görünse de,

AK Parti’nin Türkiye’yi yönettiği dönemde “ülkeyi geliştirdiği”, “özgürleştirdiği”, “terörle mücadele, savunma sanayi ve dış politikada güçlendirdiği” düşünülüyor.

Rapordaki şu ifadeler çok önemli:
Kanaatleri, beklentileri ve endişeleri birlikte değerlendirildiğinde, dindar seçmenlerin büyük kısmı açısından Erdoğan ya da AK Parti ikame (yerine geçme, yerine koyma) edilemez değil. Nitekim, tercihlerinin seyri dindar seçmenlerin Erdoğan’a desteklerinin düne göre azaldığını, daha da azalabileceğini, lakin bu azalmanın hızlı ve büyük, yönünün de İYİ Parti ve hele CHP olma ihtimalinin kuvvetli olmadığını gösteriyor.”

“…dindarlar Erdoğan’a kategorik olmasa da yüksek destek veriyor. Ancak, yüksek destek vermekle birlikte yavaş da olsa Erdoğan’dan uzaklaşıyorlar.”

Ekonomik krizle daha da kötüleşen yaşam standardı,
Yoksulluk,
Yolsuzluk iddiaları,
Torpil,
Kadrolarda artan kibir,
Adaletle ilgili şikayetler,
Türkiye’nin mülteci merkezine dönüşmesi,
Son dönemdeki AK Parti kadroları gibi nedenler, dindar kesimdeki kopuşu getirenler.

Ancak, bir yere yönelmemeleri ekonomik krizin aşılması durumunda yeniden AK Parti’ye döneceklerinin de işareti sayılıyor.

Kazanımların kaybedilmesi, rövanşizm, sosyal politikaların devam edip etmeyeceği” dindar seçmenin kafasını kurcalayanlar.

Bu kesimin Millet İttifakı, daha çok da CHP ile ilgili endişeleriyse;

●CHP kadrolarının ve seçmenlerinin İslam’a şüpheyle baktığı, CHP iktidarında kamudan dindarların kitleler halinde atılacağı iddiaları,

●CHP’nin elitlerin partisi olduğu, “beyaz Türkler” diye tabir edilen üst kesimlerin çıkarlarını koruyacağı savları,

●CHP’nin seçim ekonomisi zihniyetinde olduğu algısı,

●CHP’yi projeci bir vizyonda görmemeleri,

Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’den kopmuş gibi görünenlere yönelik önceliklerini belirlemesi konusunda ipuçları veriyor.

Ancak, seçimi kotarmanın sadece CHP ve Kılıçdaroğlu ile gerçekleşmeyeceği de muhalefeti oluşturan kesimce bilinmeli.

Ve argo tabirle “beş benzemez” olarak adlandırılan siyasi oluşumların bir araya geldiği Millet İttifakı’nda, AK Parti’den kopan dindar ve muhafazakar seçmeni çekebilmek için sadece CHP’nin değil; İYİ Parti, Gelecek Partisi, Deva Partisi ve Saadet Partisi’nin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği, seçimin ortak çabayla kazanılabileceği unutulmamalı.