03.10.2026, Cumartesi
14 °C / 23 °C Denizli Hava Durumu

Bir kilo kiraz 420 lira

A- A+

Şu günlerde sebze fiyatları almış başını gidiyor.
Bir bağ soğan 3, dere otu 2, maydanoz bile 2,5 lira.
Fiyat artışının önü alınamıyor.
Ama sandığa gidilecek gün sayısı da giderek azalıyor.
Öyle olunca da…
Dün “devlet ticaret yapmaz” denilirken, bugün devletin yeniden tanzim satışa dönmesi olağan sayılıyor, hatta üzerine başarı hikayesi yazılıyor.
E fiyat artışıyla gündem olunca da tarım aklımıza geliverdi.

Oysa bu toprakların mayasının tarım olduğunu…
Ülkeye zenginlik katan sanayinin tarımla kurulduğunu…
Dünyanın bir numaralı buğday üreticisi olduğumuzu…
Şeker pancarını, pamuğu, fındığı, zeytini, sebze ve meyve üretmeyi ne de çabuk unutuverdik?
Üzüm bağlarını, meyve ağaçlarını kökledik.
Zeytin ağaçlarını termik santrallere kurban eyledik.
Birinci sınıf tarım arazilerinin üzerine fabrikalar kurduk.
Aklımızca sanayi devi kesildik.
Yetmedi konutlaşmaya açtık, güya modern kentleşmenin (!) temellerini attık.
Sözün özü nankörlük ettik bizi besleyen toprağa, tarıma.

Böyle yapınca ne mi oldu?
Hemen söyleyelim; örneğin bir süredir “kendi kendimizi besleyen ender ülkelerdeniz” cakaları atamıyoruz artık.
Sonra, yıllar oldu Anadolu’nun topraklarına bu ülkenin kendi hububat tohumunu saçmayalı.
Mısır, bizim mısırımız değil.
Ekşimsi tadını unuttuk domatesin.
Niye mi?
Bu toprakların tohumu değil de ondan!
İçimizi dışımızı GDO’lu ürün sardı.
Biz bu toprakların tohumlarını, tarımı unuttuk da…
Doğa unutmadı.
Patlıcanla, soğanla, patatesle başladı inceden inceden intikamını almaya.
İthalatla, tanzim satışla ucuzluk gelir mi sanıyorsunuz?
Unutun!
Haaa bunlar “iyi günlerimiz” deyin bir de…

Bu arada tarımın ihmale gelmediğini toprak büyüklüğü hemen hemen aynı olan Türkiye ve Şili örneklemeleriyle de anlatalım ki, aklımızda kalsın.
Türkiye’den örnek:
Hububattan bakliyata…
Yaş sebze meyveden yağlı tohumlara…
Fındıktan zeytine…
Tütünden süs bitkilerine…
Alt alta yazın, TİM verilerine göre, 2018 yılı bitkisel ürünler ihracatımız 15 milyar 117 milyon dolar.
Bunların içinde yaş meyve ve sebze ihracatının payına bakarsak, 2018 yılını 2 milyar 326 milyon dolar ile kapatmışız.
82 milyon nüfuslu bir ülkeyiz.
Yüzölçümümüz 783 bin 562 kilometrekare.
Kişi başına gelirimiz 10 bin dolar seviyelerinde.
İşsizlik yüzde 10’ların altına inmiyor bir süredir.

Şili…
Bir Latin Amerika ülkesi.
18 milyon nüfuslu.
Toprak büyüklüğümüz hemen hemen aynı, 756 bin 96 metrekare.
Yıllık ihracatları (kaynak TC Dışişleri Bakanlığı) 59 milyar 884 milyon dolar.
Bunun üçte biri, bir başka deyişle 20 milyar doları gıda ürünlerinden.
Sadece kirazdan 600 milyon dolar kazanıyorlar.
Yaş üzüm ihracatı 1 milyar dolar.
Oysa kime sorsanız Şili için “maden ülkesi” yanıtını alırsınız.
Bunu söyleyenler haksız da sayılmaz.
Çünkü ekonomileri yeraltı zenginliklerine dayalı.
Dünyanın en büyük bakır üreticisi konumunda.
Ama yeraltı zenginliklerimiz var…
İhracatımız, ithalatımızdan fazla (ihracatları 59 milyar 884 milyon, ithalatları 58 milyar 804 milyon dolar)...
Yani “açık değil, fazlalık veriyoruz” demiyor, yan gelip yatmıyorlar.
Ne yapıyorlar?
Tarım!
Yani bizim unuttuğumuzu.

İşte size en çarpıcı örnekler:
Biz, 2018’de “200 milyon dolar kiraz ihracatına ulaşıyoruz” diye düğün bayram yapmışız.
Medyamız rekora koştuğumuz başlıklarını atmış.
Şili ne kadar kiraz satmış?
600 milyon dolar!
Biz, geçen yıl 40 milyon doların biraz üzerinde yaş üzüm ihraç etmişiz.
Şili mi?
Bir milyar dolar!

Adamlar bu rakamları hormonla şişirmiyor.
Yaptıkları basit, tarımsal ve organik üretim.
Tabii üretim kadar önemli olan pazarlara günlük ulaştırma becerisi.
Santiago’dan kalkan kargo uçakları her gün Hong Kong’a, Tokyo’ya, Şanghay’a, Paris’e kiraz taşıyor.
Kabul ters iklim Şili’nin bir avantajı.
Ama adamlar ulaştırma becerisiyle avantajı daha ileriye taşıyıp; bu mevsimde Amerikalıya da, Avrupalıya da, Asyalıya da kiraz yedirmesini beceriyor.
Dünyanın seçkin marketlerindeki manav tezgahlarında onların kirazı yer alıyor.
Eh bunun da bir bedeli var…
Kaça mı satılıyor?
Fotoğrafta gördüğünüz kiraz kasası Paris’ten.
İşadamı Ahmet Bey’den (Gökşin) geldi.
Kilosu 69.9 euro!
Çevirin Türk Lirası’na?
Yaklaşık 420 lira.
İşte tarım böylesine kazandıran, “sanayileşiyoruz” diye elinizin tersiyle itemeyeceğiniz değerli bir kaynak.

Son bir not…
Şili’nin yıllık kişi başına düşen geliri 23 bin 960 dolar.
İşsizlik oranı yüzde 6.7