Mutlak butlan kararı sonucunda CHP'nin
başına geçmeyi kabul etmesiyle,
parti genel merkezine polis zoruyla
girilmesine yol açan dilekçeyi
vermesiyle,
Kemal Kılıçdaroğlu ile geçen yıllar
film şeridi gibi akıp gitti.
Mayıs 2010...
Kurultaylarda baş edilemeyen
Deniz Baykal ile baş etmenin yolu
servis edilen kaset ile bulundu.
Baykal'ın istifa etmesiyle
22 Mayıs 2010'da toplanan
33. Kurultay'da, CHP'nin 7. genel
başkanı oldu.
Koltuğun sihri midir, nedir; çabuk
ısındı siyasetin profesyonelliğine
ve tek adamlığa.
Kurultaylarda rakiplerini, selefinin
yaptıklarına benzer yöntemlerle
saf dışı bıraktı.
2023'te "seçilecek aday" denilen
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ı
devre dışı bırakıp, kendi
adaylığının önünü açtı.
Daha eskiye gidip bir dayatmasını
daha aktaralım. 2014’te MHP ile
iş birliği yapıp, Ekmelettin İhsanoğlu'nun
cumhurbaşkanı adaylığını dayattı.
Sonuç malum.
2017'de Anayasa Referandumu'nda
mühürsüz oyların geçerli sayılmasına
ses çıkarmadı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit
Özdağ, Kılıçdaroğlu'nun Yüksek Seçim
Kurulu'na gitmemesiyle ilgili "Yolda
silahlı adamlar varmış. Yürüseydik bize
ateş açılacaktı" dediğini öne sürdü.
O gün sessiz olan Kılıçdaroğlu, Özdağ'ın
bu iddiası karşısında bugün de sessiz.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı
olduğu 2009 yerel seçimlerinde kendisi
için oy kullanamaması da unutulmuş değil.
Genel başkanlıkta 13 yıl ve kaybedilen 13
seçim. Son kaybedişi de bunca yenilgiden
sonra kurultay oldu.
Kaybettikten sonra köşesine çekilebilir,
çocukların Kemal Dedesi,
gençlerin Kemal Amcası,
orta yaş ve biraz üzerindekilerin
Kemal Abisi,
kimileri için Gandi,
kimileri için dürüst politikacı
olarak kalması mümkündü.
Ama bir hırsla geri dönme çabası,
CHP'yi mahkeme salonlarına taşıması,
en sonunda CHP Genel Merkezi'ne polis
zoruyla girme istemi yakışmadı.
Bu tavır yakınında duran vekilleri bile
rahatsız etti.
Atatürk'ün kurduğu partide genel
başkanlık iddiasındaki bir politikacı
bunu neden yapar?
Amacınız düne kadar sizinle "Bay Kemal"
diye alay edenlerin tarafında, bugün
"Kemal Bey" olarak anılmak mı?
Ya da CHP’yi yeniden yüzde 25 bandına
çivileyecek politikaların aparatı olmak mı?
Bitirirken...
Konda'nın araştırmasına göre
toplumun yüzde 52'si "mutlak
butlan yanlış" diyor.
Doğru bulanların oranı sadece
yüzde 11.
Mutlak butlan kararından sonra
CHP'de yaşananlar üzerinden halka
umutsuzluk pompalanmak isteniyor.
Benzer bir umutsuzluk Ekrem İmamoğlu'nun
İstanbul Büyükşenir Belediye Başkanlığını
kazandığı seçimin iptalinde de enjekte
edilmeye çalışılmıştı.
Ama "Her şey çok güzel olacak" sözü hem
İstanbul hem yerel seçimlerin anahtarı
olmuştu.
Konda araştırmasının sonucu net bir
sonuç ortaya koyuyor:
Kılıçdaroğlu, çürük tahtaya çivi çıkmaya
çalışıyor, tutmaz.
Mutlu bayramlar...