03.10.2026, Cumartesi
14 °C / 23 °C Denizli Hava Durumu

Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna dikkat!

A- A+
D20HABER
Yayınlanma: 28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:15Güncelleme: 28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:15
Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna dikkat!

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr Öğr Üyesi Erdal Görkem Gavcar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) çocukluk çağında en sık görülen psikiyatrik bozukluklardan birisi olduğunu belirtti.

Dr Öğr Üyesi Erdal Görkem Gavcar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocukluk çağında en sık görülen psikiyatrik bozukluklardan olduğunu, Amerika Psikiyatri Birliği verilerine göre okul çağı çocuklarının yüzde 3 ili 7’sinde görüldüğünü, Türkiye’deki oranın yüzde 8.1 ile 12.7 arasında değiştiğini, bunun da dünya ortalamasının üzerinde bir sonucu ortaya koyduğunu ifade etti.

Son yıllarda tanı alan birey sayısının artış göstermesinin tanı kriterlerindeki gelişmeler, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve toplumsal farkındalığın artmasıyla ilişkili olduğunu kaydeden Gavcar, şöyle devam etti:

Haberin DevamıReklam




“Ancak bu artış bazı çevrelerde ‘aşırı tanılama’ ya da ‘normal çocuk davranışlarının psikiyatrikleştirilmesi’ şeklinde yorumlanmakta ve ailelerde kaygıya yol açmaktadır. DEHB’nin bilimsel olarak tanımlanmış bir sağlık sorunu olduğunu vurgulamak gerekir. Toplumda sıkça dile getirilen yanlış inanışların aksine DEHB gerçek bir bozukluktur. Dikkatsizlik, hiperaktivite ve/veya dürtüsellik belirtileriyle seyreder ve biyolojik, genetik temellere dayanır. Ancak bu noktada ebeveynlik tarzı ya da eğitim koşulları çocuğun yaşadığı zorlukları hafifletebilir ya da artırabilir. Ayrıca toplumda DEHB’nin yalnızca erkek çocuklarda görüldüğü ya da her çocuğun mutlaka hiperaktif olduğu yönünde yanlış inanışlar vardır. DEHB hem erkek hem de kız çocuklarında görülebilir. Her çocuk hiperaktif değildir. Bazıları sessiz, çekingen ya da enerjisi düşük olabilir. Aynı şekilde her DEHB’li çocuk yıkıcı davranışlar sergilemez. Araştırmalar bu çocukların ancak yarısında ciddi davranış sorunları olduğunu göstermektedir.”

“DEHB’li çocukların tembel veya iradesiz olduğu” şeklindeki inanışın yanlış olduğuna dikkati çeken Gavcar, bu çocukların ilgi duydukları alanlara yoğun bir şekilde odaklanabildiğini, spor, sanat ya da teknik alanlarda oldukça başarılı olabileceklerini vurguladı. Gavcar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dikkat sorunları çoğu zaman tembellik olarak yanlış yorumlanmaktadır. İlaç tedavisi DEHB belirtilerini azaltmada etkilidir, fakat tek başına yeterli değildir. En doğru yaklaşım doğru tanı, bireyin ve ailenin hastalığı anlaması, davranışsal yöntemler ve eğitim desteğinin birlikte yürütülmesidir. Ayrıca DEHB tanısı koymaya yarayan tek bir test yoktur. Tanı ayrıntılı öykü ve kapsamlı klinik değerlendirme ile konur. Herkeste zaman zaman dikkatsizlik ya da unutkanlık görülebilir, ancak bu DEHB anlamına gelmez. Tanı koyabilmek için belirtilerin çok sayıda olması ve kişinin yaşamını belirgin şekilde etkilemesi gerekir. DEHB toplumda sanıldığının aksine gerçek ve tedavi edilebilir bir bozukluktur. Erken tanı ve doğru tedaviyle çocukların yaşam kalitesi büyük ölçüde artırılabilir.”