Eğitim-İş Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu, Türkiye’deki ev genci oranının arttığını belirterek, “Türkiye ev genci nüfusunun en yüksek olduğu ülkedir” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) halkın yaşadığı enflasyonu gizlediğini söyleyen Eğitim-İş Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu, “Ekonomiyi iyi yönetemeyen siyasi iktidar TÜİK eliyle çalışanın emeğinden almış, alın terinin karşılığını verememiştir. Bu hesaplama yanlışının bir an önce düzeltilmesinin gerekliliğini ve TÜİK’in çarşı pazarda yaşanan gerçek enflasyon rakamlarını tespit etmesinin acil ve zorunlu olduğunu düşünüyoruz.”
Türkiye’nin15- 19 yaş grubunda ev genci nüfusunun en yüksek olduğu ülke olduğunu belirten Okulu, açıklamasında şunlara yer verdi:
“Ülkemiz , siyasi iktidar tarafından güya enflasyonla mücadele adı altında derin yoksullaştırmanın önünü açan ekonomik politikalarla yönetiliyor. Bu sürecin temel sonuçları açlık sınırının altında yaşama mahkum edilmiş milyonlarca insanımızın mutsuzluğudur. TÜİK verileri ile ekonomik manipülasyon yapılmakta, halkın yaşadığı gerçek enflasyon gizlenmektedir.
TÜİK verilerine göre 2025 yılı enflasyonu %30.60 iken ENAG bu veriyi %56.14 olarak açıklamaktadır. TÜİK ve ENAG enflasyon rakamları ele alındığı zaman ortalama bir tekniker maaşı 11.772 TL, hizmetli maaşı 10.172 TL , şef maaşı 11.366 TL , doktor öğretim üyesi maaşı 16.516 TL ve en düşük öğretmen maaşı 11.360 TL yıllık kayıp yaşamıştır. Bu yıllık kayıplar bir sonraki yıl olan 2026 için de eksik hesaplamayı beraberinde getirmiş , mali kayıpların büyümesinin önünü açmıştır.
Ekonomiyi iyi yönetemeyen siyasi iktidar TÜİK eliyle çalışanın emeğinden almış, alın terinin karşılığını verememiştir. Bu hesaplama yanlışının bir an önce düzeltilmesinin gerekliliğini ve TÜİK’in çarşı pazarda yaşanan gerçek enflasyon rakamlarını tespit etmesinin acil ve zorunlu olduğunu düşünüyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ihtiyacı olmadığını belirtmesine rağmen ülkemiz genelinde 100.000 civarında ücretli öğretmen çalıştırmaktadır. Ücretli öğretmenlerin aylık gelirleri 2026 yılı asgari ücretinin altındadır. Öğretmenlik mesleğini farklı söylemlerle itibarsızlaştıran bakanlık, ücretli öğretmenlik uygulaması ile açlık sınırının altında bir yaşamı öğretmene layık görerek aynı itibarsızlaştırmayı ekonomik olarak da sürdürmektedir. Ücretli öğretmenlik uygulamasının sona erdirilmesini ve bu uygulama ile görevde olan öğretmen sayısı kadar kadrolu öğretmen atamasının acilen yapılmasının yerinde olacağı kanaatindeyiz.
15 milyon 756 bin 730 asgari ücret ile çalışan işçilerin ekonomik durumu sağlıklı bir toplum için değil sefalet içinde yaşam için uygundur. 28.075 TL olan asgari ücret, bazı konutların kirasından bile düşüktür. Hatta sermayenin bir akşam yemeği karşılığıdır. Açlık sınırının 30.000 TL olduğu ülkemizde belirlenen asgari ücretin sonuçları ,
1) Sağlıklı beslenme, yerine hayatta kalacak düzeyde karnını doyurmayı,
2) Nitelikli ve eksiksiz eğitim yerine fırsat eşitsizliğinin arttığı eğitim ortamını,
3) Sosyalleşme yerine eve kapanmayı
4) Eğlence ya da sanatsal faaliyet yerine gerginlik ve çatışmayı,
5) Sağlıklı ve gülen yüzlü insanlar yerine geçim sıkıntısı altında ezilmeyi getirecek ve çoğaltacaktır.
Eğitim-iş olarak emekli öğretmenler ile ilgili yapmış olduğumuz araştırmada ortalama maaş 33.998 TL ‘dir. Bu maaş ile emeklilerin %37 ‘si şehir dışına çıkamamakta, %27 ‘i maaşını barınma ihtiyacı için kullanmakta ve sağlıklı bir yaşam sürememekte, % 39 ‘u tatil yapamamakta sadece akraba ziyaretlerine gidebilmektedir. Yıllarca ülkesinin kalkınmasına katkı sağlayan emeklilere kötü yönetilen ekonomi politikalarının bedelini ödetmek kabul edilemez bir vefasızlık örneğidir.
Yaşanılan ekonomik sorunlar gençlerin ülkemize olan güvenini azaltmakta , iş bulmakta ya da emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir işe girip çalışmakta zorlanan gençler gelecek kaygısı taşımaktadırlar. Yanlış politikalar sonucu, gençlerimizin iyi eğitim alanları yurt dışına gitmeyi ve kendisine orada bir gelecek kurmayı planlamaktadır. Bu durum beyin göçünü artırmakta ülkemizin yarınları olan gençlerimizi kaybetmemize sebep olmaktadır. Ayrıca genç nüfusta ev genci oranı gün geçtikçe çoğalmaktadır. OECD verilerine göre 15- 19 yaş grubunda Türkiye ev genci nüfusunun en yüksek olduğu ülkedir. 15-29 yaş grubundaysa oran %26.45 ‘tir. Kolombiya, Kostarika ve Meksika ile yan yanayız.
Toplumun her kesimindederin bir yoksulluk hakim. Bunun sorumlusu yönetemeyen siyasi anlayış, kendi sessizliğinde halkı bile duyamayan TÜİK, toplumun sesi olamayan güdümlü demokratik kitle örgütleri , yandaş ve teslimiyet içindeki sendikalardır.
Eğitim-iş olarak her zaman emekçinin , emeklinin, geleceğimiz olan çocuklarımızın ve gençlerimizin , kamu çalışanlarının sesi olmaya , onlar için kamusal sendikacılık anlayışı ile mücadele etmeye devam edeceğiz.”