“Depreme karşı işbirliği” diye feryat ediliyor, Denizli’den yanıt yok – D20Haber
23.06.2024, Pazar
25 °C / 42 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. GÜNDEM
  4. /
  5. “Depreme karşı işbirliği” diye feryat ediliyor,...

“Depreme karşı işbirliği” diye feryat ediliyor, Denizli’den yanıt yok

A- A+
Engin ÜNAL / D20HABER
Yayınlanma: 5 Nisan 2023 Çarşamba - 13:42Güncelleme: 5 Nisan 2023 Çarşamba - 14:23
“Depreme karşı işbirliği” diye feryat ediliyor, Denizli’den yanıt yok

Kahramanmaraş merkezli yıkıcı ve yakıcı depremin ardından Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) daha önce yaptığı "depreme karşı iş birliği" çağrısını yineledi. JMO Deprem Dayanışma Kurulu Başkanı Prof Dr Okan Tüysüz, yapılan çağrıların havada kaldığını TBMM Deprem Araştırma Komisyonunda çarpıcı bir ifadeyle dile getirerek, "fay hattı üzerindeki 18 kente uyarıcı raporlar" gönderdiklerini, ancak bir tane bile geri dönüş olmadığını belirtti. Tüysüz’ün sözünü ettiği illerden birisi de Denizli.

Kahramanmaraş merkezli depremler 50 bin 399 kişinin ölümüne, onbinlerce kişinin yaralanmasına ve çok sayıda binanın yıkılmasına yol açarken, bundan sonra alnı acıların yaşanmamasına yönelik JMO Genel Merkezi açıklamalar yaptı, çağrılarda bulundu. Bunlardan birisini de TBMM Deprem Araştırma Komisyonunda konuşan JMO Deprem Dayanışma Kurulu Başkanı Prof Dr Okan Tüysüz dile getirdi.

JMO bünyesinde kendi alanında yetkin çok sayıda bilim insanın içinde yer aldığı “Deprem Danışma Kurulu” oluşturulduğunu anımsatan Prof Dr Tüysüz, yapılan çalışmaların ardından hazırlanan raporu fay hatları üzerinde kurulu 18 kente gönderdiklerini, ancak bir tanesinden bile geri dönüş almadıklarını söyledi.

2 YIL ÖNCE DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR VE DENİZLİ VALİLİĞİNE RAPOR GÖNDERİLDİ

Prof Dr Tüysüz’ün sözünü ettiği 18 il arasında Denizli de bulunuyor. Pamukkale Üniversitesinden Prof Dr Halil Kumsar ile aynı zamanda JMO Denizli Şube Başkanı Doç Dr Barış Semiz’in de katkı verdiği “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu” JMO Genel Başkanı Hüseyin Alan imzasıyla 12 Nisan 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi partilerin genel başkanları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı Denizli Valiliği, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Denizli milletvekillerine gönderildi.

RAPORDAN DİKKAT ÇEKEN SATIRLAR

● Raporda da görüleceği üzere, Denizli kent merkezini oluşturan Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinin yanı sıra Acıpayam, Sarayköy, Honaz, Çardak, Çivril ilçe merkezleri ile eski belde/köy statüsündeki 40’a yakın mahalle ve bazı organize sanayi bölgeleri de fay zonları üzerine inşa edilmiş durumdadır.

● Tarihsel ve aletsel dönemde yıkıcı depremle karşı karşıya kalan Denizli ilimizin deprem zararlarından etkilenmesinin önlenmesi amacıyla bir dizi çalışmayı acilen başlatması gerektiği düşünülmektedir.

Bu kapsamda;
● Denizli Valiliği veya Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kent ölçeğinde uluslararası uygulama örnekleri de baz alınarak mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması, mikrobölgeleme çalışması yapılmış yerleşim birimleri var ise bunların gözden geçirilmesi ve ihtiyaç halinde yenilenmesi,

● Mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında diri fayların yerinin yerleşime uygunluk açısından hassas olarak uluslararası ölçütlere göre belirlenmesi,

● Denizli’de birçok yerleşim alanının zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemin birimleri üzerine oturması, sıvılaşma veya yanal yayılmaya uygun alanların varlığı ile heyelan ve kaya düşmesi gibi tehlikelerinden etkilenebileceği düşüncesi ile mikrobölgeleme çalışmalarında bu hususlarında irdelenmesi,

● Yukarıdaki çalışma sonuçlarından elde edilecek bilgiler ve diğer disiplinlerden (jeofizik, jeodezi, inşaat, mimarlık, şehir plancıları vd.) edinilecek bilgiler ile diğer afet olasılıkları ışığında Deprem Master Planının hazırlanması,

● Deprem Master Planı dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejilerinin yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

● Ayrıca; mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında belirlenen diri fay hatlarının çevre düzeni planları dahil olmak üzere nazım ve uygulama imar planlarına işlenmesi, diri fay hatlannın sakınım bandı içinde kalan yapıların kentsel dönüşüm ve yenileme kapsamına alınarak bu alanlarda yaşayan yurttaşlarımızın can ve mal güvenliklerinin sağlanması, fay sakınım bandı içindeki alanlar için yapı sınırlaması getirilmesi ile bu sorunların çözümüne vesile olacağını düşündüğümüz “fay yasası”nın TBMM’de acilen görüşülerek yasalaşması gerekmektedir.

“DESTEK VERMEYE HAZIRIZ”

● TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak deprem üretme potansiyeli yüksek olan çok sayıda fay hattı ve zonu üzerine yerleşmiş bulunan Denizli’nin olası bir depremde büyük acılara sebebiyet verebilecek sonuçlarla karşılaşılmaması için bugünden gerekli hazırlık çalışmalarına başlaması gerektiği düşünülmektedir. Kamu yararı çerçevesinde yapılacak bu çalışmalara odamız her türlü desteği vermeye hazırdır.

DEPREMDE EN FAZLA SARSILACAK ALANLARIN HARİTASI

● Denizli ilimizin deprem tehlike haritası şekil-1’de verilmiştir. Haritadaki mavi çizgi önümüzdeki 50 yıl içerisinde gerçekleşme olasılığı %10 dan fazla bir depremde Denizli topraklarında meydana gelmesi beklenen yer sarsıntısı miktarını göstermektedir. Mavi çizgi bu sarsıntının yer çekiminin %40 ı kadar (0.4g), mavi çizgilerin koyu kırmızıya doğru olan kesimi daha fazla, turuncuya doğru olan kesimi ise daha az sarsılacak alanları göstermektedir. Özetle bu harita Denizli’nin kent merkezi başta olmak üzere çok önemli bir deprem bölgesi olduğunu ve il merkezinin de deprem olduğu takdirde en fazla sarsılacak alanlardan biri üzerinde yer aldığını açıkça göstermektedir.

SIVILAŞMAYA DİKKAT ÇEKİLDİ

● Denizli kent merkezi zemini büyük ölçüde alüvyon olan illerimizden biridir. Deprem dalgaları bu tür zeminler tarafından büyütülerek binalara iletilir. Zemin büyütmesi olarak tanımlanan bu durum bir deprem olduğu takdirde Denizli kent merkezinin kaya üzerinde yer alan yerlerden daha şiddetli olarak sarsılacağı, bunun sonucunda da hasar oranının fazla olacağı anlamına gelmektedir.

● Yapılan araştırmalar büyük bir depremde Denizli kent merkezinin bilhassa kuzeyinde yer alan ova içerisinde kesimlerinde sıvılaşma olaylarının da yaşanabileceğini göstermektedir.

“BİR YER GEÇMİŞTE DEPREMLERDEN ETKİLENMİŞ İSE GELECEKTE DE ETKİLENİR”

● Denizli, jeolojik açıdan Ege Genişleme Sisteminin iki önemli unsuru olan Büyük Menderes ve Alaşehir grabenlerinin kesiştiği bir konumda ve normal fayların yoğun olduğu bir coğrafyada yer alır. Denizli, güneybatıdaki Babadağ’ın eteğinde yerleşmiştir. Bu yamaç ile ova arasında üzerine şehrin yerleşmiş olduğu kısım büyük ölçüde yamaç molozlarından ve güneybatıya doğru da genç ve zayıf mühendislik özelliklerine sahip eski ve yeni alüvyondan oluşur. İlin güneybatısındaki Babadağ yükselimini oluşturan yaşlı kayalar ile yamaç molozu ve alüvyonlar arasında ve içerisinde çok kollu bir yapıya sahip olan diri faylar bulunmaktadır. Gerek Denizli ve ilçeleri gerekse komşusu olan iller tarihsel (1900 öncesi) ve aletsel (1900 sonrası) dönemlerde yıkıcı depremler ile sarsılmış ve önemli hasara uğramışlardır. Jeolojide bir temel kural vardır: Bir yer geçmişte depremlerden etkilenmiş ise gelecekte de etkilenecektir.

“YAPILAR KURALLARA UYGUN HALE GETİRİLMELİ”

● Denizli kent merkezi zayıf bir zemine sahip olmanın, bu nedenle de olası bir depremde şiddetle sarsılacak olmanın yanı sıra il merkezindeki binalarının altından diri fay geçen illerimizden biridir. Bu nedenle Denizli’nin 6.5’dan büyük bir olası depremde hem depremin yaratacağı şiddetli sarsıntı hem de yüzey faylanması tehlikesi nedeniyle hasar alması beklenmektedir.

● Bu durumda en akıllıca yaklaşım yapıların deprem sarsıntısını karşılayacak biçimde kurallara uygun hale getirilmesidir. Ayrıca diri fayların yerinin net olarak belirlenmesinin ardından fay sakınım bantı üzerindeki bina ve bina türü yapıların zaman içerisinde kaldırılarak bu alanlardaki nüfus yoğunluğunun azaltılması, yüzey faylanması tehlike kuşağı içerisindeki yerlerin farklı biçimde (park, günübirlik tesisler vb) kullanılması, henüz yerleşim olmayan bu tür alanlar varsa da bu alanların bina ve bina türü yapılar için kullanılmak üzere imara açılmaması gerekir.

“DENİZLİ’NİN MASTER PLANI YOK”

Haberin DevamıReklam




● Mikrobölgeleme çalışmaları ve Deprem Master Planı bir ilin deprem ile mücadelesinin temel adımları ve alınabilecek önlemlerin yol haritasıdır. Mikrobölgeleme çalışmaları sayesinde zemin yapısı detaylı bir biçimde öğrenilir, deprem üretme potansiyeli olan diri faylar belirlenir ve böylece Deprem Master Planı doğru bir temel üzerine oturtulur. Denizli kent merkezinde mikrobölgeleme çalışması yapılmış, ancak henüz bir deprem master planı hazırlanmamıştır.

DENİZLİ’Yİ ETKİLEYEN DEPREMLER

● Denizli, Batı Anadolu’nun önemli diri jeolojik yapılarından olan ve Büyük Menderes ve Alaşehir grabenlerinin birleştiği bir kesimde ve Denizli grabeni olarak bilinen fay kontrollü bir çöküntü alanı içerisinde yer alır. İlin kuzeyinde yer alan Pamukkale fay zonu kuzeybatıdaki Alaşehir grabeninin devamı halindedir. Pamukkale ve Hierapolis antik kenti bu fayların üretmiş olduğu depremlerin izlerini taşımaktadır. Denizli grabeninin güney kısmında yer alan Denizli kent merkezi ise kuzeyi, güneyi ve içerisinden geçen çok sayıda fayın üzerinde yerleşmiştir. Diri fayların son derece yoğun olduğu bu coğrafyada gerek Denizli kent merkezi, gerekse çevresindeki diğer yerleşim birimleri tarihsel dönemlerden bu yana depremler tarafından sarsılmakta ve hasara uğratılmaktadır.

● Tarihsel dönemde (1900 öncesi) Denizli bölgesinde M.Ö 65 yılında ve M.S. 60 yılında meydana gelen Hierapolis, Laodikeia, Colossae ve Tripolis antik kentlerinin yıkılmasına ve ağır can kayıplarına neden olan depremlerin yanı sıra MS 494, VII. Yüzyılın ilk çeyreği (Laodikeia ağır can kaybı ve hasar sonucu terk ediliyor ve Hierapolis ağır hasar görüyor), 1358 (Hierapolis ağır can kaybı ve hasar sonucu terk ediliyor), 1651 (Honaz ilçesinde 700 can kaybı), 1717 (Osmanlı arşivi belgelerine göre Denizli il merkezinde 6000’e yakın can kaybı), 1878 (Çivril ilçesinde 1300 can kaybı) 1887 ve 1899 (Nazilli, Sarayköy ve Denizli yerleşim alanlarında 1117 can kaybı) tarihlerinde meydana gelen depremler önemli can ve mal kayıplarına sebep olmuşlardır.

● Denizli bölgesinin aletsel dönem (1900 sonrası) depremleri ise sıklıkla gelişmelerine rağmen, genellikle 6 büyüklüğünün altında kalmıştır. Bunlar da genellikle Buldan ve Pamukkale bölgesinde yoğunlaşmıştır.

● Denizli ve yakın civarında 5,6 büyüklüğündeki 1963 Buldan, 5,6 büyüklüğündeki 1965 Honaz, 5 büyüklüğündeki 1976 Denizli, 5,2 büyüklüğündeki 2000 Denizli-Honaz depremleri, büyüklükleri 5 ile 5,5 arasında değişen 4 depremden oluşan 2003 Sarıgöl-Buldan-Yenicekent depremleri, 5,5 büyüklüğündeki 20 Mart 2019 Acıpayam depremi ve son olarak da 8 Ağustos 2019 tarihinde Bozkurt’ta meydana gelen 6 büyüklüğündeki deprem dikkate değerdir.

“FAY KOLLARININ BİRKAÇI BİRDEN KIRILABİLİR”

● Denizli çevresindeki fayların boyları genellikle 20 km den daha kısadır, ancak birbirine paralel uzanan çok sayıda fay kolundan oluşan bir geometri sergilerler. Bu da bölgede sık ancak genellikler küçük ve orta büyüklükte depremlerin oluşmasına yol açmaktadır. Ancak bu fay kollarının birkaçının birlikte kırılması ve bu durumda yüzey faylanması oluşturması da göz ardı edilmemesi gereken bir olasılıktır. Tarihsel dönemlerdeki yıkıcı depremlerin bazıları da bu şekilde meydana gelmiştir.

DENİZLİ’DEKİ DİRİ FAYLAR NEREDE?

T● DFH’na göre Denizli kent merkezi diri fay niteliğindeki Denizli Fay Zonu üzerinde yer almaktadır. Bu zon kuzeybatıda Sarayköy, güneydoğuda ise Honaz fay zonlarının devamı niteliğindedir. Doğrudan il merkezinin içinden ve yakınından geçen birçok diri fay vardır (Şekil 4 ve 5). Söz konusu fayların normal fay karakteri egemendir, yani depremlerde fayın eğimli olduğu taraf (tavan bloku) çökmekte ve en çok hasar da bu blok üzerinde meydana gelmektedir. Denizli ili de Denizli fayının tavan bloku üzerinde yer alır.

Denizli kent merkezi içerisinden geçtiği bilinen fayların tam olarak nereden geçtiği ve bu fay üzerinde son birkaç depremin hangi tarihlerde olduğu konusunda çalışmalar olmakla birlikte, bunlar imar planlarına altlık oluşturacak detayda ve yeterlikte henüz araştırılmamıştır.

“OLASI DEPREMİN MAKSİMUM BÜYÜKLÜĞÜ 7’YE YAKIN”

●Denizli kent merkezinin yerleşime uygunluk haritasında, mühendislik önlemi alınarak yapılaşma yapılması gereken 11 ayrı yerleşime önlemli uygun alanlar belirlenmiştir. Dolayısıyla kent merkezinde ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik çalışmaların yapılması gereken alanlar mevcuttur. Denizli ilinin karşılaşabileceği maksimum deprem büyüklüğü 7’ye yakındır. Ayrıntılı yapılacak jeolojik ve jeoteknik çalışma sonuçlarının uygulamaya aktarılması sonucunda, meydana gelebilecek deprem öncesinde can ve mal kayıplarını büyük ölçüde önlemek mümkündür.

● Deprem belli büyüklüğü geçtiğinde ise faylar yüzeye ulaşmakta, üzerinde bulunan yapıların yırtılmasına, bir yana yatmasına ya da devrilmesine yol açmakta, böylece yapıların çökmesine ya da çok ağır hasar almasına neden olmaktadır. Denizli’nin geçmişinde bu büyüklükte depremler olmuştur, gelecekte de olma olasılığı vardır.

“DİRİ FAY HATLARI ÜZERİNDE NÜFUS YOĞUNLUĞU AZALTILMALI”

● Depremden yüzey faylanması sonucu zarar görecek yapılar için alınabilecek en temel tedbir diri fayların yerlerinin hassas bir biçimde belirlenmesi, bu faylar üzerindeki alanların zaman içerisinde boşaltılarak yapı ve nüfus yoğunluğunun azaltılması, gelecekte bu alanlar için yapı sınırlaması getirilmesi ve imar planlarının zemin koşulları ve yüzey faylanması tehlikesine uygun olarak yapılmasıdır.

Denizli’nin gelecekteki bir olası depremi en az zararla atlatabilmesi için:
• Denizli ili özelinde bazı faylar üzerinde farklı kurumlar tarafından kısmi olarak paleosismoloji çalışması yapıldığı bilinmekle birlikte, kent genelinde paleosismoloji yapılmayan ya da farklı araştırıcıların farklı sonuçlara ulaştığı fay hatları/zonları üzerinde gerekli araştırmaların yapılarak fayların geçtiği yerlerin ve deprem karakteristiklerinin tam olarak belirlenmesi,

• Denizli kent merkezinde zemin araştırmaları yapılmış olmakla birlikte il, ilçe ve içinde diri fay geçen
mahalle yerleşimleri başta olmak üzere kent bütünündeki yerleşim yerlerinin tamamında mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması,

• Yukarıdaki çalışma sonuçlarından elde edilecek bilgiler ve diğer disiplinlerden (inşaat, mimarlık, şehir plancıları vd) edinilecek bilgiler ve diğer afet olasılıkları ışığında Deprem Master Planlarının hazırlanması,

• Deprem master planı dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejilerinin belirlenmesi gerekmekte olup bu çerçevede aktif fay hatlarının çevre düzeni haritalarına işlenmesi ve aktif fay zonlarının sakınım bantı içinde kalan alanların 1. derece doğal eşik değerler arasına alınması ve bina ve bina türü yapılar için sınırlama getirilmesi,

• Nazım ve uygulama imar planlarının çevre düzeni planlarında yapılan bu değişikliklerden sonra gözden geçirilerek, aktif fay hatlar ve varsa sakınım batlarının imar planlarına işlenerek yenilenmesi,

• Gerek İmara esas jeolojik jeoteknik etüt ve projelerinin, gerekse parsel bazlı zemin araştırma projelerinin konusunda yetkin jeoloji mühendisleri tarafından denetlenmesi, güvenilir veri üretilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle Denizli Büyükşehir Belediyesince kent bütününde yapılan jeolojik ve jeoteknik çalışmaların özel bir jeolojik jeoteknik veri tabanında toplanması ve yerleşim alanlarının zemin davranışlarının bütüncül olarak değerlendirilerek risk taşıyan alanların belirlenmesi,
gerektiği düşünülmektedir.

Raporda, çalışmanın deprem ve diri fay tehlikesi hakkında uyarıcı ve yönlendirme amacını taşıdığı, talep edildiğinde JMO’nun iş birliğine hazır olduğu da vurgulandı.