Denizli’nin Merkezefendi ilçesi Şemikler Mahallesi’nde, özelleştirme kapsamında olan Sümer Holding’e ait parselde Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan imar planı değişikliği davasında flaş bir gelişme yaşandı. Bilirkişi heyeti, incelemesi sonunda hazırladığı raporda "Dava konusu plan değişikliklerinin planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı görüşüne ulaşılmıştır" değerlendirmesini yaptı.
D20HABER.COM Editörü haber notu: Bu haber D20HABER.COM’un özel haberidir. Kısaltıp kaynak belirtmek ve bağlantı vermek koşuluyla kullanılabilir. Lütfen emeğe saygı gösterin, “kopyala yapıştır” yapmayın!
Şemikler Mahallesi’ndeki Sümer Holding AŞ’ye ait özelleştirme kapsamındaki hizmet ve spor alanı olan, ancak imar planı değişikliğiyle konut ve ticaret alanına dönüştürülmek istenen 9 bin m² arsa gündemdeki yerini koruyor.
TMMOB VE BÜYÜKŞEHİR İTİRAZ ETTİ
Yanında spor tesisinin de yer aldığı bir bölümü çam ağaçlarıyla kaplı arazi için uygulanan imar planı değişikliğine Denizli Büyükşehir Belediyesi (DBB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Denizli İl Koordinasyon Kurulu (İKK) itiraz etmişti.
Planlamaya yapılan itirazların reddedilmesi ve red kararının 10 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, DBB ve TMMOB Denizli İKK tarafından süreç Danıştay’a taşındı.
BİLİRKİŞİ HEYETİ İNCELEME YAPTI
Şemikler Mahallesi’ndeki 791 ada 1 numaralı parsel ile ilgili Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan, 25 Mayıs 2024 tarih ve 32556 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptaline ilişkin red kararının kaldırılması ve düzenlemenin iptali için dava kapsamında, Danıştay 6. Daire Başkanlığının istemiyle itirazın incelenmesi için bilirkişi raporu istendi.
Denizli’ye gelen bilirkişi heyeti, dava konusu olan imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ile imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğuna ilişkin inceleme yaptı.
Üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığını, uyuşmazlık konuşu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçimi ile imar planı değişikliklerinin umar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygunluğunu da değerlendirdi.
RAPOR HAZIRLANDI
Mayıs ayında Denizli’ye gelerek parselin bulunduğu bölgede inceleme yapan bilirkişi heyeti, Danıştay’a sunulmak üzere rapor hazırladı. Raporun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi:
“02.05.2025 tarihinde dava konusu alanda bilirkişi keşfi gerçekleştirilmiş, bilirkişi kurulumuzdan;
a) Uyuşmazlık konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyon/ fonksiyonlarının değerlendirilmesi suretiyle dava konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun
b) Üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının,
c) Uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun,
d) İmar planı değişikliklerinin imar mevzuatı, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olup olmadığının,
Kapsamlı bir şekilde ele alınarak incelenmesi ve tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınmak suretiyle incelenerek konu hakkında düzenlenecek ayrıntılı ve tutarlı bilimsel gerekçeye dayalı açık ve kesin sonuç belirten bilirkişi raporunun hazırlanması istenmiştir.
Yukarıdaki tespitler doğrultusunda bilirkişi kurulumuz, dava konusu plan değişikliklerinin birbirleriyle gösterdikleri bütün içinde plan kademelenmesi ilkesine uygun olarak üretildiği, ancak değişiklikler ile parsel ölçeğinde ve parçacıl bir tutum geliştirerek sosyal donatı alanlarının küçülmesine, sosyal donatı alanlarının bütünlüğünün bozulmasına neden olduğu, bu anlamda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde özellikle sosyal donatı alanlarına ilişkin ilkelere uygun olmayan bir tutum geliştirildiği, ayrıca olası bir deprem veya salgın durumunda toplumsal amaçlarla kullanılma olasılığının yüksek olduğu bir alanın yapılaşmaya açıldığı değerlendirmesi kapsamında dava konusu plan değişikliklerinin planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı görüşüne ulaşılmıştır.”