19.09.2026, Cumartesi
18 °C / 31 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. GÜNDEM
  4. /
  5. Denizli olağanüstü kurak illerden

Denizli olağanüstü kurak illerden

A- A+
D20HABER
Yayınlanma: 28 Ağustos 2025 Perşembe - 12:54Güncelleme: 28 Ağustos 2025 Perşembe - 13:06
Denizli olağanüstü kurak illerden

Denizli’nin, yılın ilk 9 aylık yağış verilerinin değerlendirilmesi sonucunda "olağanüstü kurak iller" arasında yer aldığı ortaya çıktı. Prof Dr Mikdat Kadıoğlu, sonucu "hidrolojik kuraklığın başladığının göstergesi" olarak yorumladı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hazırladığı Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) verilerine göre ülke genelinde şiddetli veya olağanüstü kuraklık etkileri görülüyor.

Bu verileri değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin yüzde 70’inin şiddetli veya olağanüstü kuraklık koşulları altında olduğunu, Ağustos 2024-Temmuz 2025 döneminin son 65 yılın en kurak yıllarından biri olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

SU REZERVLERİ DOĞRUDAN ETKİLENDİ

Kuraklığın kısa süreli periyotlarda tarımı ve günlük yaşamı etkilerken, uzun süreli periyotlarda su kaynakları, ekonomi ve toplum üzerinde kalıcı krizlere yol açtığını vurgulayan Kadıoğlu, “3 aylık periyotta kuraklıklar tarımsal üretimi, 6 aylıkta içme suyu ve nehir akışlarını, 9 aylıkta su rezervlerini, 12 aylıkta ise ekonomi ve toplumsal yaşamı doğrudan etkiledi” dedi.

HİDROLOJİK KURAKLIĞIN GÖSTERGESİ

9 aylık periyodu gösteren haritada Denizli için dikkat çeken bir saptamada bulunan Kadıoğlu, “Batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Denizli olağanüstü kurak. Bu, hidrolojik kuraklığın başladığının göstergesi” diye konuştu.

KURAKLIĞIN SONUÇLARİ VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Haberin DevamıReklam




Şiddetli kuraklığın tahıl ve sebze veriminde yüzde 40 ile 60’a varan kayıplara yol açabileceği ve buna bağlı olarak gıda fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunan Kadıoğlu, baraj doluluk oranlarının yüzde 30’un altına inebileceğini, içme suyu kesintileri yaşanabileceğini, yer altı su seviyelerinin önemli oranda gerileyebileceğini, kuyuların kuruyabileceğini, nehir ve akarsu debilerinin yüzde 30 ila 50 azalabileceğini söyledi.

Tarımda suyu az olan bölgelerde yüksek su isteyen ürünlerden vazgeçilmesi, vahşi sulamanın yasaklanarak modern sulama tekniklerinin gündeme alınması ve yerel, kuraklığa dayanıklı ata tohumlarının desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kadıoğlu, sanayide atık suların arıtılarak yeniden kullanılması, su verimliliği teknolojilerinin zorunlu hale getirilmesi, deniz suyu arıtma yatırımlarının desteklenmesi ve su tüketimi yüksek sanayi tesislerinin düzenli denetlenmesinin önemli olduğuna değindi.

Kuraklıkla mücadele için yerel yönetimlere, “Kent Su Bütçesi” hazırlayarak su kaynaklarını gelir–gider hesabıyla yönetmeleri, şebekelerde kayıp-kaçak oranlarını hızla düşürmeleri ve yağmur sularını sarnıçlarda depolamaları tavsiyesinde bulunan Kadıoğlu, vatandaşlara da suyu tasarruflu kullanmaları çağrısı yaptı. Kadıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kuraklıkla mücadele ancak yerel yönetimlerin altyapıyı güçlendirmesi, tarımda suya göre ürün ve modern sulama anlayışına geçilmesi, sanayinin geri kazanım ve verimlilik teknolojilerine yatırım yapması, vatandaşların günlük hayatta tasarruf alışkanlıklarını benimsemesi ile mümkündür. Aksi halde, 2030’da su stresi, 2050’de su fakirliği riski kaçınılmazdır.” (AA)