Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nden yapılan Pamukkale açıklamasında suyun önemi vurgulanırken, bir türlü açılamayan Antik Havuz’un da bölgedeki turizmi olumsuz etkilediği dile getirildi.
Pamukkale travertenlerine hayat veren ve beyazlığı sağlayan suyun debisindeki azalmanın yanı sıra, turizm beldesine gelen turistlerin girmeden dönmek istemediği Antik Havuz’un da restorasyon çalışması bitirilerek hala açılamaması önemli sorun olmaya devam ediyor.
Mimarlar Odası Denizli Şubesi de beyaz cennette yaşanan sorunla ilgili açıklama yaparak, Pamukkale’nin Denizli turizminin can damarı olduğu, ancak son günlerde sıkça dile getirilen Antik Havuz’un henüz kullanıma açılmamış olmasının Pamukkale’yi ve dolayısıyla Denizli turizmini ciddi şekilde olumsuz etkilediğine dikkati çekti. Açıklama şöyle:
“Antik Havuz’un yenilenme süreciyle ilgili olarak TMMOB Mimarlar Odası Denizli Şubesi hiçbir aşamada bilgilendirilmemiştir. Projeyi inceleme fırsatı bulamadığımız gibi, yerinde yapılan çalışmaları görmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde de şantiye alanına alınmamış bulunmaktayız.
Pamukkale, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan eşsiz bir değerdir. Bu nedenle burada söz söyleme hakkı Denizli’de olmalıdır öncelikle bu kentin meslek örgütlerine, ilgili uzman kuruluşlara ve yerel paydaşlara ait olmalıdır.
Antik Havuz’un halâ açılmamış olmasının gerekçesi, yetkili kurumlar tarafından şeffaf bir şekilde tüm Denizli kamuoyuna açıklanmalıdır.
Öte yandan, Pamukkale’de uzun süredir devam eden çirkin ve çarpık yapılaşmanın dönüşümü artık ertelenemez bir zorunluluktur. Bu sürecin ivedilikle ele alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Ancak bu dönüşüm süreçleri, mutlaka yerel inisiyatiflerle, şehrin dinamikleri ve uzman kurumların birikimi doğrultusunda yürütülmelidir.
Tüm bu sorunların ötesinde, bugün Pamukkale’nin karşı karşıya olduğu en hayati tehdit su debisindeki ciddi azalmadır. Çünkü su yoksa ne yapılaşmanın ne Antik Havuz’un ne de turizmin bir anlamı kalacaktır. Su yoksa Pamukkale yoktur, Pamukkale yoksa Denizli turizmi yoktur.
Bu sorun yalnızca bir bölgenin değil, tüm Denizli’nin ortak meselesidir. Tüm yetkilileri ve kamuoyunu bu hayati konuda sorumluluk almaya davet ediyoruz.”