Merkezefendi Belediye Meclisinin bugün yapılan yıllık ilk toplantısına Halk Süt üzerinden yapılan tartışma damga vurdu. AK Parti Grup Başkanvekili Yavuz Aki’nin dağıtım ve sütlerin Antalya’da kutulanmasını eleştirdi. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, eleştirilere “Beş yıldır yatırıyoruz süt, kalkıyoruz süt. Gidelim Muratdede, İlbadı Mahallesi'ne kahvede oturalım bakalım halk ne diyor konuşalım” yanıtını verdi. Villalarla ilgili iddialar da Doğan ile Aki arasında sert bir şekilde tartışıldı.
Merkezefendi Belediye Meclisi, yılın ilk toplantısını bugün gerçekleştirdi. Toplantıda gündem dışı söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Halil Aki, Halk Süt projesine eleştiriler yöneltti. Sözlerine “Sayın Başkan sormak istiyorum: 1 milyon süt kayıp. Neler olduğunu biliyor musunuz, farkında mısınız? Bilmiyorsunuzdur, ben açıklayayım” diyerek sözlerine başlayan Aki, başlangıçta kendilerinin de bu uygulamaya destek verdiğini anımsattı.
SÜTE 100 MİLYON LİRA HARCAMA ÇIKARDI
Uygulamadaki aksaklıkların giderilmesini beklediklerini kaydeden Aki, “Ancak, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından lojistik, dağıtım giderleri açısından sıkıntı gördük. Neden ısrar ediyorsunuz merak ediyoruz. Başka sebebi mi var, başka niyet mi var? Yaklaşık 6 yıldır süt dağıtımı yapılıyor. Aldığım bilgilere göre, 2023 yılına kadar 1,5 milyon litre süt dağıtımı yapılmış. 2024 ve 2025’i de eklediğimizde 1 milyon 980 bin litre süt dağıtılmış. Sütler Antalya merkezli bir firmada kutulanıyor. Ayrıca buradan toplanan sütün gidiş gelişiyle ilgili nakliye bedeli var. Bunu hesapladığımızda 12 milyon 375 bin lira gibi bir rakama ulaştık. Ayrıca aracı hizmet bedeli 4 milyon 950 bin lira. Süt dağıtmak için 3 araç kullanılıyor, bunların da kiralık olduğunu tahmin ediyorum, kira bedeli 7 milyon 200 bin lira. Dağıtım için 6 personel görev yapıyor. Yaklaşık 250 bin lira. 6 yılla çarptığımızda 18 milyon lira gibi personel maaşı tutuyor. Toplam 42 milyon 525 bin TL lojistik ve dağıtıma harcanan para” dedi.
Sütün ortalama litre fiyatının 40 lira civarında olduğunu belirten Aki, “Bunu 40’a böldüğümüz zaman 1 milyon 63 bin 125 kutu süt yapıyor. Bununla ilgili kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması için, ayrıca maliyet yükünden de kurtulmak için ‘Süt Kart’ uygulaması yapılması konusunda teklifimiz olacak. Eğer böyle bir uygulamaya geçebilirsek hem yerel esnafımızı kalkındırmış oluruz hem daha adaletli bir dağıtım olacağını düşünüyoruz. Ayrıca bu maliyetin içerisinde Antalya merkezle Yörükoğlu firmasına ödenen para yok. Onu da kattığımız zaman yaklaşık 100 milyon lira gibi bir rakam Denizli’de dolaşıma girecek olan bir para. Bu konuda önergemizin dikkate alınmasını başkanlığınıza bırakıyorum” diye konuştu.
DOĞAN: PROJE BAŞARILI MUHALİF OLSAM BEN DE ELEŞTİRİRİM
Aki’nin bu sözlerine yanıt veren Doğan ise, “Ben sizi anlıyorum. Başarılı proje, halkta karşılığı var, çocuklarımız süte ulaşıyor, ete ulaşıyor. Muhalif olsam ben de eleştiririm. Birçok belediyeye örnek olduk. Gidiyorsunuz oraya şikayet ediyorsunuz, buraya şikayet ediyorsunuz. Ete bir şey de, süte bir şey de, mama makinesine bir şey de; bu böyle olmaz” diyerek, şöyle devam etti:
Vatandaşa hizmet etmek istiyoruz, zor zamanda ekonomilerini rahatlatmak istiyoruz. Süt, et, market; bunları yapmaya siz zorunlu kıldınız. İnsanların ulaşamadığı eti, sütü de ülkeyi güzel yönettiğiniz için, bu hale getirdiğiniz için. Biz buna bütçe ayırıyoruz. Beş yıldır yatırıyoruz süt, kalkıyoruz süt. Kalkıyorum mama makinesi, yatıyoruz imar… Yeter artık bu olmaz. Gidelim Muratdede, İlbadı Mahallesi’ne kahvede oturalım bakalım halk ne diyor? Halktan haberiniz yok ki. Çarşıda yoksun, pazarda yoksun, fiyatlar almış başını gitmiş ama eleştirmeye gelince varsınız. Neymiş bu süt? Biz bu süt işini bir kooperatifle, Köy-Koop’la yapıyoruz. Altında ne arıyorsunuz? Dervişin fikri neyse zikri de odur. Biz sizin gibi değiliz. Milletin etinde, sütünde gözümüz yok. Ne olduğu belirsiz rakamlarla milletin kafasını karıştırıyorsunuz. kusura bakma matematikten de anladığın yok zaten. İşiniz gücünüz algı yaratıp projeyi baltalıyorsunuz. 25 yıldır yaptığınız algıyı devam ettiriyorsunuz, artık Merkezefendi’de kimse bunu yemiyor. Böyle gidemezsiniz, bu şekilde başarılı olamazsınız.”
Sütü 2-5 yaş arasındaki her çocuğa süt verdiklerini kaydeden Doğan, “Çalıştığımız kooperatif Denizli’nin en iyi kooperatifi. Burada karışık ne iş olabilir? Lojistik; tamam gelmede, gitmede sıkıntı olabilir ama mecburuz bizim kapasitemiz çok yüksek. Biz hizmet için varız. Sizin gibi belediyeye şirket gözüyle bakmıyoruz. Bu sütten ben ne yapabilirim? Beş yıldır süt… Ne arıyorsunuz bunun altında, ne ima ediyorsunuz anlamakta zorlanıyorum. Artık bunları bırakın ya” ifadelerini kullandı.
TARTIŞMA KARŞILIKLI SÖZLERLE DEVAM ETTİ
Doğan ile Aki arasındaki tartışma karşılıklı sözlerle şöyle devam etti:
Aki: Siz neden panik yaptınız?
Doğan: Panik yapmadım.
Aki: Sakin olun, biz bir öneride bulunduk daha fazla dağıtılması için. bugüne kadar bu mecliste sütle ilgili hiç konuşma yapılmadı. Niye başka yerlere çeviriyorsunuz ki? Sıkıştınız mı ekonomi.
Doğan: Sıkıştığımızdan değil, ekonomik zorluğu yaşadığımız için.
Aki: Ülke gündemini konuşacaksak 455 bin konutu konuşalım deprem bölgesinde yapılan. Manavgat Belediyesindeki baklava kutularını konuşalım. Balıkesir Belediyesini konuşalım, İstanbul Büyükşehir belediyesini konuşalım.
CHP’li üyeler: Ayakkabı kutularını konuşalım.
Doğan: Konuşalım, Melik Gökçek’i konuşalım.
Aki: Merkezefendi’deki villaları da konuşalım.
Doğan: Konuşalım.
Aki: Bununla ilgili belgeleri getireyim.
Doğan: Getir… Genel siyaset konuşalım, varım. Merkezefendi’deki villaları konuşacakmış. İmar konusu, 25 dosyayla arkadaşımız belediyemizi şikayet etti. Muhakkik atandı. Ortaya bir şey atıp çekilemezsiniz.
Aki: Ben aldığım oyun hakkını veriyorum.
Doğan: Bir dakika, öyle şey yok. Bir müfettişin bulduğu bulgu değil. Kendilerinin şikayet ettiği bir dosya. İçinde bir sürü imarla ilgili problem var sözde. Arkadaşlarımız ifade verdi. Burada en önemli nokta, bürokrasiye o kadar baskı var ki, bir şey anlatayım. Bu sabah kaymakamlıktan yazı geldi. Yenimahalle Pazaryeri’nin 3 tarafı zincirlerle çevrili. Orada düğünler oluyor.
Aki: Villalardan buraya nasıl geldiniz?
Doğan: Bir dakika… Orada düğünler olduğu için ta 2014 döneminden itibaren burası zincirlerle çevrilidir. Kaymakamlıktan gelen yazı ‘Bir çocuğumuz scooter’dan düşmüş. Bununla ilgili soruşturma açılacak isim verir misiniz’ diyor. Biz bu gömleği her şeyi göze alarak giydik. Merkezefendi, Denizli’nin en çok gelişen ilçesi hem nüfus hem yapılaşma anlamında. Açılan bir dava yok. Dava açılsa bile yargılama aşamasında herkes masumdur, savunmamızı yapacağız. Muhakkik raporunu okudum, hukuki bir şey görmüyorum da CHP’li belediye başkanlarının başına geldiği için siyasi şov. 25 dosyadan sonra da çok şikayet yağdı. Elimizde 2014-2019 arası kendi yaptığı binanın dahi kaçak olduğu yerler var. Ben öyle insan değilim, bu dosyaları alıp hiçbir yere şikayette bulunmadım. Benim hesap veremeyeceğim hiçbir şey yok. Belediyecilik sorumluluk ister, inisiyatif ister ama kamu yararına. Onu şikayet edelim, bunu şikayet edelim, böyle olmaz. Benim gücüm yetiyorsa halka giderim. Böyle karalamalarla, iftiralarla iş olmaz. Herkes kimin ne olduğunu biliyor, son çırpınışlarınız. İki yaşındaki çocuğun içtiği süte kadar düştüğünüzü görüyorum, üzülüyorum.
Aki: Bakalım altından neler çıkacak.
Doğan: Bu beylik laflarla olmaz, siyaset böyle yapılmaz, siyaset boş laflarla yapılmaz.
Aki: Ben boş laf konuşmadım
Doğan: 3,5 yıl daha buradayım. Halkın vicdanına, aklına güveniyorum. N ebenim ne başkan yardımcılarımın ne müdürlerimin ne de Merkezefendi Belediyesinde çalışan arkadaşlarımın hesap veremeyeceği hiçbir şey yoktur. Bizi bilen bilir.