19.09.2026, Cumartesi
18 °C / 31 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. GÜNDEM
  4. /
  5. Buldan’daki maden sahasında ÇED süresinin geçtiği...

Buldan’daki maden sahasında ÇED süresinin geçtiği belirtilerek dava açıldı

A- A+
D20HABER
Yayınlanma: 20 Nisan 2026 Pazartesi - 12:08Güncelleme: 20 Nisan 2026 Pazartesi - 12:19
Buldan’daki maden sahasında ÇED süresinin geçtiği belirtilerek dava açıldı

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Efes Endüstri Mineraller Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından gerçekleştirilecek “feldispat, kuvars ve kuvarsit ocağı ile kırma eleme tesisi”ne karşı çevrecilerden yeni bir hamle geldi. Buldan Doğal Hayatı ve Kültürünü Koruma Derneği, şirketin ruhsat aldığı maden sahası için verilen “ÇED gerekli değildir kararı”nda yasal sürenin dolduğunu, dosyada sahteliğe varan hatalar bulunduğunu, doğada ve su kaynaklarında telafisi imkansız zarara yol açılacağını savunarak, makinelerin çalışmaya başladığı bölge için yürütmenin durdurulması istemiyle Denizli İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

Buldan’ın Girne Mahallesi mevkisinde yapılması planlanan “3378957 Erişim Numaralı IV. Grup Feldispat, Kuvars ve Kuvarsit Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” hakkında verilen ÇED gerekli değildir kararına karşı hukuki süreç başlatıldı. Avukat Beste Aslan, Buldan Doğal Hayatı ve Kültürünü Koruma Derneği adına Denizli 1. İdare Mahkemesi’nde, Denizli çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü aleyhine dava açtı.

Dava dilekçesinde, maden sahası ile ilgili ÇED gerekli değildir kararının 27.09.2019 tarihinde verildiğine dikkat çekilerek, 5 yıllık yasal sürenin geçtiği, proje tanıtım dosyası (PTD) içerisinde “sahteliğe varan kopyala-yapıştır hatalar” (boksit madeni yazılması) görüldüğü, imzasız raporlar ve eksik modellemelerin bulunduğu, dolayısıyla işlemin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtildi.

YILLIK 500 BİN TON KAPASİTEYLE ÇALIŞACAK

Açılan davada; “feldispat, kuvars ve kuvarsit ocağı ve kırma eleme tesisi projesi hakkında verilen 27.09.2019 tarihli ÇED gerekli değildir kararı hakkında, öncelikle teminat aranmaksızın yürütmesinin durdurulması ve yapılacak yargılama neticesinde iptal edilmesi” istendi. Ayrıca yerleşim alanları, çevre, doğa ve su kaynaklarında doğacak zararların tek tek sıralanarak, şöyle denildi:

“Efes Endüstri Mineralleri San. ve Tic. AŞ tarafından Denizli İli, Buldan İlçesi, Girne Mahallesi sınırları içerisinde 1739,01 hektarlık ruhsat alanının 19,2 hektarlık kısmında yıllık 500.000 ton kapasiteli IV. grup feldispat, kuvars ve kuvarsit ocağı ile 390.000 ton kapasiteli kırma eleme tesisi işletilmesi planlanmaktadır. Bu proje için davalı idare tarafından 27.09.2019 tarihinde ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiştir. Ancak söz konusu karar usul, yasa, bilimsel gerçeklikler ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırıdır. İlgili firma maden işletmesine ilişkin, ilişiği bulunan mahallelere gerekli bildirim yapmamıştır. Hal böyle olunca itiraz durumunu ortadan kaldırmıştır. Maden sahasının devamında bulunan ve Buldan İlçe sınırları içerinde Bakacak Sitesi diye anılan 30 haneden fazla bulunan yerleşkenin durumu göz ardı edilmiştir. Büyük ve küçük ölçekli krokiler bir bütün olarak incelendiğinde Bakacak Sitesi diye anılan bölüm maden sahasının içerisindeymiş gibi düşünülmüştür. İlgili firma bilgi vermesi gereken Buldan Belediyesi, Denizli Büyük Şehir Belediyesi’ne gerekli bildirimler ve bilgilendirmeler yapılmamıştır.

“ISLAK İMZALARI YOK”

Maden ile ilgili yol güzergahı belirlenmemiş, güzergah olarak alt yapı çalışmalarının olduğu bölüm tercih edilmiştir. Tercih edilen kısım kamu zararına yol açacaktır. Maden yetkilerinde tarafların ıslak imzası ve e -imzası bulunmamaktadır. Orman Genel Müdürlüğü’nün uygun görüş yazısı mevcut değildir. Proje konusu maden feldispat olmasına rağmen, alanın boksit maden ocağı olarak işletileceği, yatay tabakalanma göstereceği gibi tamamen alakasız ve başka bir dosyadan kopyalandığı açık olan ibareler yer almaktadır. Feldispat ve boksit, endüstride farklı amaçlarla kullanılan iki ayrı mineral grubudur. Bu durum bile dosyanın ne kadar özensiz hazırlandığının en büyük kanıtıdır. Proje resimleri şuan ki sahayı, yansıtmamaktadır.

“PROJE TANITIM DOSYASI 2019’A AİT”

Hazırlanan proje tanıtım dosyası 2019 yılına ait olup, güncel iklim değişiklikleri de göz önüne bulundurularak modellemelerde kullanılan veri setinin güncel olmadığı gözükmektedir. Buldan da 29.08.2025 başlamış ve 5 gün boyunca kontrol altına alınamamıştır. Meydana gelen orman yangınında 100 bin dekardan (yaklaşık 10 bin hektar) fazla alanın zarar gördüğü kayıt altına alınmıştır.

Danıştay 4. Dairesinin 23.05.2024 tarihli, 2024/1436 Esas ve 2024/3376 Karar sayılı ilamında ‘değişen koşulları içeren hava kalitesi dağılım modellemesinin yapılmadan karar verilebilmesinin bilimsel ve teknik olarak mümkün olmadığı’ açıkça hüküm altına alınmıştır.

“PROJEDE ORMANLIK ALAN SINIRLARI YANLIŞ GÖSTERİLMİŞ”

Proje alanı orman sayılan alanlar içerisinde kalmasına rağmen, PTD içerisinde ormanlık alan sınırları kasıtlı olarak yanlış gösterilmiştir. Dosya ilgili bölümünde, faaliyet esnasında korunması gereken üst toprağın kaybını en aza indirmek için kazı öncesi 10 cm kalınlığındaki bitkisel toprağın sıyrılarak depolanacağı ve restorasyon planı çerçevesinde geri serileceği taahhüt edilmiştir. Ancak sahada şu an yapılan fiili kazılarda bu kurala kesinlikle uyulmamış, bitkisel toprak depolanmadan doğrudan maden kazısına geçilerek telafisi imkansız doğa tahribatı yaratılmıştır.

“KURUMLARIN GÖRÜŞLERİ YOK”

Bölgemizdeki orman ekosistemi de benzer şekilde detaylı incelenmemiştir. Dosyanın 239. sayfasında yer alan Orman Müdürlüğü raporunda, talep sahasının Turizm Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’nde kaldığı, Milli Park, Av Yaban Hayatı, SİT alanı gibi hususlar için ilgili kurumların görüşlerinin alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Ancak PTD eklerinde bu kurumlardan alınmış hiçbir olumlu veya olumsuz görüş yazısı bulunmamaktadır. Kurum görüşleri tamamlanmadan ÇED sürecinin nihayetlendirilmesi mevzuata açıkça aykırıdır.

Haberin DevamıReklam




“ÇED’LE İLGİLİ KARARDA 5 YILLIK SÜRE DOLDU”

Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca ÇED gerekli değildir kararları, kararın verildiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerlidir. Bu süre zarfında mücbir bir sebep olmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda karar geçersiz sayılmaktadır. Dava konusu karar 27.09.2019 tarihinde alınmış olup, kanuni 5 yıllık süre dolmuştur.

“KOORDİNATLAR UYUŞMUYOR”

PTD incelendiğinde, projenin uygulanacağı alana ilişkin koordinatların kendi içinde çeliştiği görülmektedir. Dosyanın ilk sayfalarında yer alan X ve Y koordinatları ile fiili kazı alanının koordinatları uyuşmamakta; dahası, ilerleyen sayfalarda tamamen farklı koordinatlara yer verilmektedir. Şu an kazı yapılan alan bazı bölümlerde Poligon 2, bazı bölümlerde ise Poligon 5 olarak adlandırılmış olup, dosya baştan sona kopuk ve tutarsız bilgiler içermektedir.

“PROJE ALANI ORMAN SAHASINDA”

Proje alanı, PTD’de de kabul edildiği üzere orman sayılan alanlar içerisindedir. Ancak Orman Bölge Müdürlüğü raporlarında ormanlık alan olarak belirtilen yerler ile PTD’de ormanlık değil denilen yerler arasında ciddi uyumsuzluklar mevcuttur.

“SU KAYNAKLARI ETKİLENECEK”

PTD’de proje alanı içerisinden Demirci Deresi’ne ait kolların geçtiği açıkça belirtilmiştir. Ancak bu su kaynaklarının madencilik faaliyetinden nasıl etkileneceğine dair hiçbir bilimsel modelleme yapılmamıştır.

“TOZ VE GÜRÜLTÜ GÖZARDI EDİLDİ”

Proje alanı Buldan ilçesine 1,4 km, en yakın konuta ise sadece 135 metre mesafededir. PTD’de 8 günde 1 patlatma yapılacağı, ANFO kullanılacağı ve yılda 500.000 ton malzeme çıkarılacağı belirtilmiştir. Bu denli büyük bir kapasitenin ve patlatmalı kazının yaratacağı toz ve gürültünün yerleşim yerlerine ve tarım alanlarına etkisi göz ardı edilmiştir.

“AĞIR TONAJLI ARAÇLAR TRAFİĞİ ETKİLEYECEK”

PTD’de nakliye güzergahlarına dair hiçbir tanımlama yapılmamıştır. Buldan ilçesinde, Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ tarafından yürütülen altyapı çalışmaları mevcut olup, yollar tek taraflı işlemektedir. Yılda yüz binlerce ton malzeme taşıyacak ağır tonajlı hafriyat kamyonlarının bu güzergahı kullanması, şehir trafiğini felç edecek ve yeni yapılan altyapının çökmesine neden olacaktır.

“ŞİRKETİN ÇEVRE İZNİ VE LİSANS BELGESİ YOK” İDDİASI

Bunun yanı sıra, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sistemleri üzerinden yapılan sorgulamalarda, şirketin çevre izni ve lisans belgesinin bulunmadığı görülmüştür. Bu belgenin olmaması, madenin işletilmesinin önünde yasal bir engeldir. Ayrıca şirket, her yıl Bakanlığa sunması gereken proje ilerleme dosyalarını (izleme-kontrol raporlarını) sunmamıştır. Dosyadaki kurum onaylarında isimler bulunmakta, ancak ıslak imzalar yer almamaktadır. Halkın bilgilendirildiğine dair dosyada hiçbir kanıt yoktur.

Uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi için Efes Endüstri Mineralleri San. ve Tic. AŞ ile Orman Genel Müdürlüğü arasında yürütülen yazışmaların ve dosyaların celbi zorunludur.

BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ VE KEŞİF TALEP EDİLDİ

Dosyadaki koordinat hataları, imzasız raporlar, orman arazisi üzerindeki tahribat ve hava kalitesi modellemesindeki eksikliklerin tespiti teknik bilgi gerektirmektedir.
çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının ve PDT ya da ÇED raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespiti ve değerlendirilmesi amacıyla uzman bilirkişi heyetiyle keşif yapılmasını zorunlu kılınmıştır. Bu sebeple mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyoruz.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTENDİ

Çevrenin ve doğal yaşamın göreceği geri dönülmez zararlar da göz önüne alındığında davalı İdarenin savunması alınmaksızın yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gerekmektedir. Yukarıda izah edilen 5 yıllık yasal sürenin dolması, PTD içerisindeki sahteliğe varan kopyala-yapıştır hatalar (boksit madeni yazılması), imzasız raporlar ve eksik modellemeler işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu göstermektedir. Şirketin bitkisel toprağı ayırmadan doğrudan orman arazisine girerek kazı yapmaya başlaması ise her geçen dakika doğada telafisi imkansız zararlar doğurmaktadır. Bu nedenle davalı idarenin savunması alınmaksızın, yahut savunma süresi kısa tutularak ivedilikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi elzemdir.”