Nar Kırmadan – D20Haber
05.03.2024, Salı
6 °C / 18 °C Denizli Hava Durumu

Nar Kırmadan

A- A+

Her sabah tarçına bulanmış bir keyifle uyanıyorum. Sokaklarda minicikken beni seçen 2 sarmanım var bilmeyenler için. Turuncu mutluluk benim yaşam enerjimin en yumuşak hali. Evde her yer onların nerede isterlerse orada uyurlar da genelde benim yanım olur.
Gırılgırıl su kaynatan iki sarışın çaydanlıkla yaşıyorum sanki.
Huzurun sesi bu!
Kendi sesimi hatırlamamın vesilesi!
Yalnız yaşayan insanlar uzun süre konuşmayabilirler evden çıkmadıkça. Ama evde bir tüylü evlat varsa ya da bencileyin iki, “Günaydın Deme Sanatı”nı başarıyla uygularsınız Akgün Akova’nın kitabındaki gibi.
Ve sohbet gün içinde onlara yemek pişirirken tarif vermekten, okuduğunuz kitapta hoşunuza giden cümleleri paylaşmaya kadar varabilir. Balkona çıkma sürelerinde yaşanan tatlı tartışmaların lezzeti ise anlatılmaz yaşanır.
“Bazen konuşacak da insan oluverecekler sanıyorum” dedim geçen gün oğluma telefonda.
Sonra da ekledim “aman Allah korusun onlar insandan daha insan, olmasınlar istemem.

Tarçınlı yumuşak keklerimin “insanlığından” gazeteleri okumaya geçtiğimde kurduğum cümle iyice anlam kazanıyor.
Yabancı yabancı bakıyorum gazetedeki isimlere, kim bunlar diye.
Minicik telefon ekranından zenginliğini sergileyip insanları nasıl etkilemiş de dolandırmışlar onu anlatıyor gazete. Ne adlarını duymuşum ne de yaptıklarının ne olduğunu bilmişim. Ve bunlardan çok varmış.
Ne zaman bu kadar ekran sazanı oldu bu millet?
Aptal kutuları televizyonla başladı, bilgisayarla devam etti, telefonla tavan yaptı.
Biri bizi gözetliyor diye bir program vardı yıllar önce, izlenme rekorları kırmıştı. O bile masum oldu sosyal medya fenomenlerinin (ay bi de süslü bu adı takmışlar) yanında. Fenomen adını almak bu kadar kolay değil ayrıca da o başka bir yazı konusu olsun.
Ne zaman bu kadar röntgenci oldu bu millet?
Kalın perde, kültürümüzün en mahrem parçası iken, perdesiz ekranlarda birilerini izlemek neyin tatmini ve ayıbı?
Bu da bir çeşit afyon, evirip çevirip, eğip büktükleri din gibi.
Ağzı açık ayran budalası gibi salyaları akıta akıta ne idüğü belirsiz insanların hayatını izlerken, kıçında olmayan donu, aç çocuğunu, ayın ortasında biten maaşını ve tepedekileri nasıl semirttiğini hatırlamıyor, uyuşuyor çünkü.
Liyakat yoksunu yavan bir hayat çıkıyor gazetenin her sayfasına baktıkça.
Her şey tepetaklak, ayaklar baş, başlar ayak.
Gazete başlığı içimi bulandırdı bugün;
“Çocuklar camiye, imamlar okula”
Ne işi var imamın okulda?
Bırak aile verir çocuğuna din dersini sana ne? Öğretmek isteyen hoca da tutar, camiye de gönderir.
Ben gittim mesela, tacizci olmayan hocalardan kuran öğrenmeye camiye ilkokuldayken. Çok da severdim ki ikinci üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı okurken Osmanlıcadan kolay geçmemin sebebidir, yaşıyorsa şükranlarımı sunarım o kıymetli hocaya.
Bir de ben müftü torunuyum üstelik ama sülalemizde din eğitimi evde verilirdi ve yeterdi.
Okul bilim evidir, dinin yeri de evdir. Fazlasını isteyen dinin eğitimini alır o ayrı (bu da başka bir yazının konusu olsun).

Fakat bu millet, bunca şaşkınlığa rağmen, başından güç bela attığı tarikatları, şeyhleri, göstere göstere, sırf kendi çıkarları için tekrar başımıza musallat ettiklerini görecek illa ki.
Çocuğunun, şeyhtenşıhtan daha kıymetli olduğunu fark edecek illa ki.
Milletin efendi olduğunu, karnı guruldarken saray güzellemesi yapmanın ahmaklığını anlayacak illa ki.
Birin bin olduğunu ise narı kapısının önünde kırmadan bilmeyecek.
Herkes narını kırsa bir düşünün kaç bir, kaç bin yapacak.
İnatla, umutla!

BAHARATLI ŞİİR

Ben de istemem
baharatı fazla kaçmış şiirler yazmayı.
İstemem
siz okurken kavrulsun gözünüz, yüreğiniz.
İsterim hepiçinde
lezzet verecek kadarhüzün bulunsun.
Tuzu,mavi kadardenizden olsun.
Safranıgöz kararıgüneşten,
karabiberi
kara bir çocuğun
gülen kara gözünden
pul biberi
kavuşmak ihtimali taşıyangurbetten gelsin.
Şekerini
dostla içilenmuhabbet koysun.
İstemem mi hiç
şiirim mis gibiumut koksun,
bende pişsin, komşuya düşsün
istemem mi hiç...

Yazarın Diğer Yazıları
Dermanı içinde
4 Mart 2024 Pazartesi
İnsan ne için yaşar?
26 Şubat 2024 Pazartesi
İçgüdü
19 Şubat 2024 Pazartesi
İnce şeyler
12 Şubat 2024 Pazartesi
Öldük biz
5 Şubat 2024 Pazartesi
Sorabilirim
29 Ocak 2024 Pazartesi
Günaydın duadır
22 Ocak 2024 Pazartesi
Fakiristan
8 Ocak 2024 Pazartesi
Merhaba
4 Ocak 2024 Perşembe