Günaydın duadır – D20Haber
02.03.2024, Cumartesi
9 °C / 19 °C Denizli Hava Durumu

Günaydın duadır

A- A+

Günaydın sevgili okur,
Günaydın en sevdiğim kelimelerin içinde sıranın da birincisidir. Uyanır uyanmaz ağzımdan çıkan ilk cümleciktir turuncu evlatlarıma. Onlar da tarçın kokulu bir miyav yollarlar bana nefis bir düetle başlar sabahımız yani.
Günaydın sabahı başlatan bir selam gibi görünse de aslında bir dilektir.
Daha da ötesi bir duadır, niyettir.
Günaydın yürek dolusu umudun, dilden inanca dökülmesidir.
Günün ayması; karanlığın korkması, aydınlığın doğması, gözümün ışıması, gönlümün açılmasıdır.
Gün ayarsa, karanlıkta görünmeyenler görünür.
Yeraltına gün aymaz misal. Kötüler gün aysın istemezler bundan yeraltını severler. Gün ne yaptıklarını gösterir çünkü. Kimsenin günü aymasın isterler, mümkünse güneşi vurmak isterler, uçurtmaları vurdukları gibi.
Günaydın yalnızlığın kırılma noktasıdır. Günaydın çoğuldur.
Hafta sonu yine mavi huzuruma doğru erkenden yola çıktığımda sabah çok erkendi saat ve an be an günün aymasını izledim her teker turunda. Sanki ruhum da güne eşlik etti yükselirken. Karanlıktan aydınlığa çıkmanın dayanılmaz hafifliğini ve dinginliğini derin derin içime çektim.

Sonra çocuklar dedim minicik çocuklar, evden karanlığa çıkıyorlar her sabah neden?
Okula vardıklarında hala karanlıkta oluyor gözleri. Sonra içini boşaltıp kararttıkları okullarda da günlerini aydırmıyorlar dedim. Okulu her geçen gün birazcık daha karanlığa doğru itiyorlar dedim.
Saatleri ayarlamamak sadece inat değil dedim içimden öyle.
Bütün çocukların ceplerine bir avuç sevgi, kıymet, cesaret koymak istedim, teneffüslerde yesinler de aç kalmasınlar diye.
Modern ve yeni diyerek süsleyip püsledikleri korkunç dünyada modern açlığı bilmesinler istedim.
Bebecikken altında bezle girdikleri anaokulundan, meslek sahibi yetişkin olana kadar mideleri, gözleri ve zihinleri ve yürekleri boşaltılarak birey olmaları engellenmek istenen çocuklara günü ve yılları aydırmak istedim.
Ve benim yüreğim, aklım ve pek çoğumuzun yüreği, aklı bunlarla meşgulken “vuh adam gitti!”
Nereye gitti uzaya gitti.
Nasıl gitti ellibeşmilyondolara gitti.
Kimin parasıyla gitti?
……………

Ellibeş milyon doların kaç lira olduğunu dilim telaffuz bile edemezken, bir çivi bile çakmadığımız, emek vermediğimiz bir feza seyahatinin epey pahalı bir yolcusu olmak yerine, aklım biliyor onunla neler yapılabileceğini.
Ve merak ediyorum;
Acaba uzaydan 1 sene geçmesine rağmen Hatay’da, Kahramanmaraş’ta hala ıslak ve hastalık taşıyan konteynerler, çadırlar, orada yaşam mücadelesi veren insanımız nasıl görünüyor?
Acaba uzaydan onlarca üniversite gencine mezar olan ve olma ihtimali devam ettiği halde düzeltilmeyen yurt asansörleri nasıl görünüyor?
Acaba uzaydan her sabah okula aç giden çocukların mide gurultuları duyuluyor mu?
Acaba emeklisi, asgari ücretlisi pazardan boş fileyle dönerken önünden geçen milletvekillerinin ve dahi gönül insanı olmaları beklenen din adamlarının lüks arabalarının markaları okunuyor mu uzaydan?
Uzayda yapılacak bilimsel deneylere bu sorular da dahil edildi mi merak ediyorum?

Gidilmesin demiyorum gidilsin tabii başımız kel mi de ama bir sıra var güzelim yahu mesela günaydın var sıranın başında önce bir aymak var yani, önce bir görmek var kapının önündeki çöpü.

Ve atasözlerimizi, deyimlerimizi ve dahi hadislerimizi öpüp başıma koyuyorum;

-Ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider…
-At elin, çuval emanet, bizimki dehle çüşten ibaret
-Komşusu açken tok yatan bizden değildir
-Elin taşıyla elin kuşunu vurmak
-Ak akçe kara gün içindir
-Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste


TAKAS
Ne yapsam ne etsem de
Kurtulsam bu ağrıdan
Kalbime doldurup acıları
Versem de eline cüret edip
Ölen çocukları geri alsam Tanrı'dan

Aylin MÜFTÜLER

Yazarın Diğer Yazıları
İnsan ne için yaşar?
26 Şubat 2024 Pazartesi
İçgüdü
19 Şubat 2024 Pazartesi
İnce şeyler
12 Şubat 2024 Pazartesi
Öldük biz
5 Şubat 2024 Pazartesi
Sorabilirim
29 Ocak 2024 Pazartesi
Nar Kırmadan
15 Ocak 2024 Pazartesi
Fakiristan
8 Ocak 2024 Pazartesi
Merhaba
4 Ocak 2024 Perşembe