06.03.2021, Cumartesi
6 °C / 17 °C Denizli Hava Durumu

FETÖ’nün ankesörcü generalinin Denizli bağlantısı

Haber Merkezi - 9 Şubat 2021 Salı - 09:23 FETÖ’nün ankesörcü generalinin Denizli bağlantısı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ soruşturmasında gözaltına alınan eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı emekli tuğgeneral Serdar Atasoy, Denizli bağlantısını ve örgüte nasıl girdiği T24 internet haber sitesinde yer aldı

A- A+

Etkin pişmanlıktan yararlanarak örgüte dair bildiklerini soruşturmayı yürüten savcıya anlatan Serdar Atasoy, savcılıktaki ifadesinde, 1988 yılında lisede okuduğu dönemde o zaman cemaat olarak bildiği yapıyla tanıştığını, 2015’e kadar örgüt içerisinde faaliyet gösterdiğini ifade etti.

TEĞMEN RÜTBESİNİ ÖRGÜT ELEBAŞI TAKMIŞ

Örgüt içerisinde “Servet” kod adını kullandığını aktaran Atasoy, 1996 yılında teğmen olduğunu ve rütbesini İstanbul Altunizade’deki FEM dershanesinde örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in taktığını, kendisinin de bunun üzerine Gülen’in elini öptüğünü söyledi.

O günden itibaren FETÖ’nün askeri yapılanması içerisinde birçok görev aldığına işaret eden Atasoy, 2003 yılında girdiği kurmaylık sınav sorularının örgüt tarafından kendisine verildiğini ve bu sınavı kazanarak kurmay olduğunu kaydetti.

Atasoy, bağlı olduğu mahrem imamlarla ankesörlü telefonlardan iletişime geçip örgütsel toplantılar yaptıklarını ayrıca çok sayıda operasyonel hat da kullandığını itiraf etti.

DENİZLİ BAĞLANTISI VE ÖRGÜTE GİRİŞİNİ TOLGA ŞARDAN YAZDI

Atasoy’un Denizli bağlantısını da T24 yazarı Tolga Şardan aktardı. Şardan, “Ankesörcü general soruşturmasındaki ipucu: Mahrem imamdan çıkan telefon kartının sırrı” başlıklı yazısında, Atasoy ile ilgili bilgilere yer verdi. Yazı şöyle:

Atasoy’un merkezinde olduğu adli soruşturmanın içinde henüz kamuoyuna pek yansımayan bölümlerinden bilgi aktarmayı tercih ediyorum.

Atasoy, Denizli’de ailesinin dört erkek evladından birisiydi. Babası emekliydi. Annesi de ev kadını.

Tipik bir Anadolu ailesinin ferdi olan Atasoy, ilçede lise olmadığı için başka ilçelerdeki liselere gitmek yerine 1988’de İzmir Atatürk Erkek Lisesi’nde yatılı eğitime başladı.

Liseye adım atmasıyla birlikte o dönem cemaat olarak faaliyet yürüten Fethullah Gülen grubunun Denizli’de görevli “abisi” Cansun Sarıyıldız aracılığıyla cemaatle tanıştı.

Önce lise, ardından Kara Harp Okulu’nu bitiren Atasoy’un TSK’daki görevi devam ederken aynı zamanda Gülen cemaati içindeki varlığı da sürüyordu.

Atasoy’un soruları önceden alarak sınavını kazandığı Harp Akademileri’nde eğitim aldığı 2003 – 2005 yılları arasında FETÖ’ye ait örgüt evine gittiği iki arkadaşı daha vardı.

Aynı zamanda devre arkadaşı da olan bu isimler Saltuk Buğra Karahan ile Mustafa Barış Avialan’dı.

Atasoy ifadesinde şu bilgiyi verdi:

“Çetin kod, 2003-2005 yılları arasında örgütün bizden sorumlu abisi idi. Beykoz Doğa Koleji’nde çalıştığını ve Ar-Ge şirketinde çalıştığını biliyorum. Ayrıca, Soyak Siteleri Göztepe’de evi vardı. Gerçek adının da İsmet olduğunu hatırlamaktayım.”

O dönemde İstanbul’da Atasoy’un FETÖ içindeki ev arkadaşı olan Avialan, yıllar sonra 15 Temmuz gecesi ve sonrasında karşımıza çıktı.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı kadrosunda albay rütbesiyle görev yapan Avialan, darbe girişiminin kilit isimlerindendi.

Darbe girişimini planlayan Yurtta Sulh Konseyi içinde yer alan Avialan, son olarak Genelkurmay Başkanlığı Personel Dairesi Proje Şube Müdürü’ydü.

O gece aktif olarak işin içindeydi.

Ekim 2020’de duruşma sırasında rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı. Ancak kurtarılamadı.

Darbe girişimiyle ilgili başlatılan Genelkurmay Çatı Davası’nda 141 kez ağırlaştırılmış hapis cezası aldı.

Hayat, Atasoy’u sonrasında aynı aileden başka isimle bir araya getirdi.

İtirafçı general, 2012 – 2014 arasında Harp Akademileri’ndeki eğitimci görevi sırasında bu kez Cemal Avialan’la aynı örgüt evini paylaştı.

Londra’da 2016’da TSK ataşesi olan Cemal Avialan, operasyonel hat sahibiydi aynı zamanda. Avialan, 15 Temmuz’dan sonra çıkartılan KHK ile TSK’dan ihraç edildi.

Mahrem imamın laptopundaki bilgiler
Kendi ifadesine göre, 2015’te ayrıldığı döneme kadar Atasoy’un liseden başlayan ve TSK’yla devam eden zaman diliminde yurtiçindeki ve Kıbrıs ile Bangladeş’teki yurt dışı görevleri sırasında sürekli mahrem imamları oldu.

Meslek yaşamının neredeyse tamamında FETÖ’nün mahrem imamlarının kontrolünde oldu. Mahrem imamların taleplerini yerine getirdi.

İşte buna bir örnek…

Atasoy, 2012 – 2014 yılları arasında Kuzey Kıbrıs’taki Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda 2. Mekanize Piyade Tabur Komutanı olarak görev yapmaktaydı.

FETÖ’nün Atasoy için görevlendirdiği mahrem imamı ise, Önder Körfez’di.

Atasoy’un anlatımlarına göre; Körfez, Kıbrıs’ta Şeker Sigorta’da çalışıyordu. Ayrıca, üniversiteye hazırlık kursunda da çalışan Körfez, ankesör sistemi üzerinden Atasoy’la temastaydı.

Körfez, KKTC’deki görevi sırasında Atasoy’dan birlikteki askerle hakkında detaylı bilgi talebinde bulunuyordu:

“Burada Önder sadece benim ile ilgilendi. Toplantılarımızda tugayda görev yapan tüm rütbeli subaylar/astsubaylar hakkında çok detaylı bilgiler isterdi. Kişilerin dünya görüşü, zaafları, içki ve sigara kullanımları, iş yerindeki olayları gibi konular hakkında bilgi istedi. Önder’in laptopunda alayda bulunan herkesin bir dosyası vardı. Bu bilgileri bunlara işlerdi.”

Örgüt, yurt dışından bile bilgi topluyordu.

Faturanın sahibi kim olacak?
Ankesör soruşturmasından çıkan Atasoy’un FETÖ içindeki fotoğrafından bir kesit böyle.

Örgüt içinde kendisiyle bağlantılı ona yakın mahrem imamı olan Atasoy’un, 2017’de FETÖ soruşturması geçirip bugüne kadar gelmesi fazlasıyla dikkat çekici.

Henüz net olarak anlaşılmasa da bu soruşturma hükümete yönelik ciddi darbe vurdu.

Yüzlerce albayın Yüksek Askeri Şûra kararıyla emekli edilip, Atasoy’un bugüne gelmesinin mutlaka bir faturası olacaktır.

Yazının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:
https://t24.com.tr/yazarlar/tolga-sardan-buyutec/ankesorcu-general-sorusturmasindaki-ipucu-mahrem-imamdan-cikan-telefon-kartinin-sirri,29798