CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, görevden alınma kararının ardından butlanla göreve gelen genel merkez yönetimine “Gelin son kaleye girin de görelim” sözleriyle meydan okudu.
Mahkemenin butlan kararıyla CHP Genel başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan MYK toplantısında görevden alınan ve ihraç istemiyle disipline sevk edilen Ali Osman Horzum, karar sonrasında CHP İl Binası önünde toplanan partililere seslendi.
Görevden alma kararına sert sözlerle tepki veren Horzum, suçlarının Denizli Büyükşehir belediyesi ile 15 ilçe belediyesini kazanmak olduğunu söyleyerek, “Bırakın birileri bizi kağıt üzerinde görevden alsınlar. Bırakın birileri bizi yok saysınlar. Ama sizi asla ve kata yok sayamayacaklar” dedi.
Parti binası önünde toplananlar arasında geçmişte parti içi mücadele verdiği üyelerin bulunduğunu belirterek, destekleri için onlara teşekkür eden Horzum, şunları söyledi:

“HALAY ÇEKER GİBİ OMUZ OMUZA MÜCADELE VERDİK”
“2023’te dedik ki Cumhuriyet Halk Partisi değişmeden ülke değişmez. ‘Değişim’ dedik. Sayın Özgür Özel’le beraber Denizli’nin tüm üyeleriyle tam bir destek vererek o değişimi de sağladık. Arkadaşlarımız gece gündüz uyumadı. Tüm silahları, geçmişteki kavgaları, bütün kılıçları gömdük. Nuri Başkanımın da söylediği gibi halay çeker gibi omuz omuza verdik. Dedik ki biz kazanacağız. ‘Başta Büyükşehir’i, sonra 16 ilçe belediyesini alacağız’ dedik. Bir yanıldık. O yanıldığımızda buradan söylüyorum, herkes de bilsin. Baklan’da benim ilçe başkanlığımı yapmış o hanımefendi bizi satmıştır arkadaşlar. O satmasa Baklan’ı da kazanmıştık. İsimlerini de vereceğim bunların. İsimlerini de vereceğim hepsini. Evet, bu partinin ilçe başkanlığını yapıp da AKP’ye satanların Allah bin türlü belasını versin.
Sonra kazandık. Kazandıktan sonra ne oldu? Emin olun yukarıdaki saray bundan son derece rahatsız oldu. Ve öyle Denizli bir ders verdi ki saraya; yahu ilçe bazında baktığınızda alın elinize kalemi kitabı hesap edin, 19 ilçenin üç tanesini aldılar. Nüfusa baktığınızda ilçelerin yüzde 2,75’ine sahip oldular. Bunlara Denizli’de kimse selam vermedi.
“CAMİLERİN TAPUSUNU SGK’YA, MALİYE’YE DEVRETTİLER”
Belediyeleri borç batağını aldık ama yatırımlarımız için kendi kaynaklarımızı kullanmaya başladık. Yukarıdaki sarayın sahibi ‘silkeleyin’ dedi. Silkeleyin deyince 20 yıldır AKP’den almadıkları maliye borçlarını, SGK borçlarını kalktılar Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden tahsile. Bundan da yılmadık. Gittik SGK’ya, gittik maliyeye, taksitlendirmelerimizi yaptık. Taksit yapamadıysak da bulduk, buluşturduk, peşin ödedik. AKP’li belediyelere ne yaptılar? Onlara da ayıp olmasın diye borç bildirgesi gönderdiler. Fakat AKP’li belediye, hani kendini dinin sahibi gibi elinde Kur’an ile geziyorlar ya, din, Allah, peygamber deyip hepimizi kandırıyorlar ya; vallahi de billahi de birçok yerde caminin tapusunu SGK’ya devrettiler. Camileri SGK’ya devrettiler, maliyeye devrettiler. CHP’li belediyelere ise bir müfettiş daha gitmeden öbür müfettiş kapıdan içeriye girdi. Yıldık mı? Vallahi yılmadık. İller Bankası’ndan gelecek paylarımızı o ad altında, bu ad altında kesti, gene yılmadık.
“GENEL MERKEZİMİZ İŞGAL ALTINDA”
‘Senin ne haddine Büyükşehir almak? Senin ne hakkına 15 belediyede CHP bayrağını dalgalandırmak? Sana haddini bildiririm’ der gibi bugün bana görevden alma yazısı gönderiyor. Yazıklar olsun diyorum, yazıklar olsun. Genel merkezimiz işgal altında. Bunların bir tek amacı var, saray iktidarını bir dönem daha orada tutmak. Aynen de bunu söylüyorum. Eğer suçsa en büyüğünü işliyorum, burada ilan ediyorum. Sizin bir tek göreviniz var: Sarayı o görevde tutmak. Bizim bir tek görevimiz var: Sarayı ve seni oradan indirmek arkadaşlar.
“ÜÇ HAFTADIR İL BAŞKANI ARIYORLAR”
Üç haftadır Denizli’de il başkanı arıyorlar. Yüreği yetiyorsa gelsin bu son kaleye girsin de görelim hadi. Denizli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesidir. Onlar istediği kadar zulmetsinler, onlar istediği kadar bağırsınlar. Onlar siyaseti ancak ve ancak sarayın şemsiyesi altında, dört duvar arasında yaparlar. Biz siyaseti halkın içinde, halkın gönlünde yapmaya devam edeceğiz.
“SOKAKTA GEZEMEYECEK”
Ben cumhuriyet çocuğuyum. Anam beni başkan olarak doğurmadı ama Cumhuriyetçi olarak doğurdu, Cumhuriyetçi olarak kalacağım, devrimci olarak kalacağım. Bırakın başkanlığımı alsınlar; vallahi de bu partiye hizmet edeceğim, billahi de Cumhuriyet’e hizmet edeceğim, Atatürk’e hizmet edeceğim. Kimsenin şüphesi olmasın. Ve buraya gelecek o bıdık sokakta gezemeyecek. Onların hiçbirisini bu sokakta gezdirmeyeceğiz.

“BU PARTİ MÜHÜRSÜZ OYLARI GEÇERLİ SAYDIRANLARDAN ARINACAK”
Kalkmışlar bir de arınmaktan bahsediyorlar, arınmaktan. Ya Allah’tan kork. Seni iki dakika göstermeyen TRT’si, Show’u, ATV’si, TGRT’si… Her gün canlı yayınları oldu. Ya bir kenara çekil şöyle bir düşün. Che Guevara aklına gelsin, onun bir sözü var. Diyor ki: Rakibin ya da düşmanın seni övüyorsa sende bir p…..k vardır.
Evet, bu parti arınacak. Kimden mi arınacak? Mühürsüz oyları sayanlardan arınacak. Ekmeleddin’i aday gösterenlerden arınacak. Kimden arınacak? Cumhurbaşkanlığı sürecinde ‘altı tane cumhurbaşkanı yardımcım var’ dediği halde MYK’sının haberi olmadan, Parti Meclisi’nin haberi olmadan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a herkesten saklı, kapalı kapılar arkasında protokol imzalayıp üç bakanlık veren o ahlaksızdan arınacak.”