03.10.2026, Cumartesi
14 °C / 23 °C Denizli Hava Durumu

Karaca’dan kadın cinayetleriyle ilgili yasa teklifi

A- A+
D20HABER
Yayınlanma: 24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:38Güncelleme: 24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:38
Karaca’dan kadın cinayetleriyle ilgili yasa teklifi

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, cezaevinden izinli çıkan ya da açık cezaevinden izne çıkıp geri dönmeyen hükümlülerin işlediği kadın cinayetleri konusunda yasa teklifi hazırladı.

CHP Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın hazırladığı yasa teklifi; infaz ve izin süreçlerinde zorunlu ve çok kurumlu risk değerlendirmesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da değişiklik yapılarak bir boşluğu doldurulmasını öngörüyor.

Karaca’nın TBMM Başkanlığına sunduğu yasa teklifine ilişkin açıklamasının öne çıkan başlıkları şöyle:

“KADIN CİNAYETİYLE SONUÇLANABİLEN RİSKLİ BOŞLUK”

Cezaevinden izinli çıkan ya da açık cezaevinden izne çıkıp geri dönmeyen hükümlülerce işlenen kadın cinayetleri infaz rejimindeki en kritik boşluklardan birini görünür, mevzuat değişikliğini ise zaruri hale getirdi. Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan kadın cinayetlerinde, şiddet geçmişi kayıtlara giren faillerin izinli olarak serbest kaldıkları zaman diliminde kadına yönelik şiddet ve öldürme fiilleri gerçeği, şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesinde infaz kanununda düzenlemeyi gerektiriyor.

“ŞİDDET DÖNGÜSÜNÜ SONA ERDİRMEK MÜMKÜN”

Kadın cinayetleri münferit değil politik. Onlarca haber bunu doğruluyor. Denizli’nin Tavas ilçesinde açık cezaevinden izinli gelen Mehmet Ali Elbeli, eşi Müge Elbeli’yi döverek öldürdü. Şiddet döngüsü çocukları da mağdurlaştırıyor.

“FAİLE ÖDÜL, KADINA ÖLÜM ÖNLENEBİLİR”

Kadına yönelik şiddet, cinayet ve şüpheli ölümlerin ortak noktası; şiddet geçmişi olan faillerin açık cezaevine ayrılma, izin ve denetimli serbestlik süreçlerinde kadınların güvenliğini önceleyen sistematik bir risk değerlendirmesine tabi tutulmamış olmaları. Açık cezaevi ve izin mekanizması hükümlü açısından “iyi hal” ve “ödül” göstergesine dönüşebilirken, şiddet tehdidi altındaki kadın açısından çoğu zaman ölümcül bir boşluk yaratıyor.

“RİSK DEĞERLENDİRMESİ ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ”

Teklif, aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet kapsamında işlenen belirli suçlardan hükümlü olan kişiler hakkında; açık ceza infaz kurumuna ayrılma, kurum dışına izin ve denetimli serbestlikten yararlanma kararları verilmeden önce “risk değerlendirmesi” yapılmasını zorunlu hale getiriyor.

KATILIMCI RİSK DEĞERLENDİRME KOMİSYONU

Haberin DevamıReklam




Teklife göre ceza infaz kurumlarında “Risk Değerlendirme Komisyonu” kurulacak. Teklif yasalaşırsa komisyon kurum ikinci müdürünün başkanlığında, psikososyal yardım servisinden bir psikolog ya da sosyal çalışmacı, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden bir uzman, İl Şiddet Önleme Ve İzleme Merkeziden bir meslek elemanı ve ilgili kolluk birimi temsilcisinden oluşacak. Baro tarafından görevlendirilecek en az beş yıllık kıdeme sahip bir avukat, Tabip Odasının görevlendireceği bir hekim ve Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Dairesi Başkanlığının görevlendireceği bir uzman ise komisyona gözlemci sıfatıyla katılarak yazılı görüş sunabilecek.

“ÖNCEDEN BİLGİLENDİRME VE GÜVENLİK PLANI MEKANİZMASI GÜÇLENDİRİLMELİ”

Risk değerlendirmesinde hükümlünün daha önceki şiddet ve tehdit geçmişi, mağdurla yakınlık ve temas imkanı, mevcut koruma ve uzaklaştırma kararları, bu kararların ihlal edilip edilmediği, silaha erişim durumu, psiko-sosyal risk etkenleri ve gerektiğinde mağdurun beyanı dikkate alınacak. Değerlendirme sonucunda “yüksek risk” tespit edilen dosyalarda, hükümlünün açık kuruma ayrılması, kurum dışına izin verilmesi veya denetimli serbestlikten yararlanması; elektronik izleme uygulanması, mağdurun önceden bilgilendirilmesi ve şiddet önleme merkezleriyle birlikte güvenlik planı hazırlanması şartına bağlanacak.

“İYİ HAL GEREKÇESİ VE CEZASIZLIK POLİTİKASINA SON”

Teklif, elektronik izleme cihazının sökülmesi veya tahrip edilmesi, mağdurun konutu, iş yeri, eğitim kurumu ve sık bulunduğu alanları kapsayan yaklaşmama mesafesinin ihlal edilmesi halinde ise derhal yakalama ve kapalı cezaevine iade, izin ve denetimli serbestlik statüsünün askıya alınması gibi yaptırımlar öngörüyor. Böylece, infaz sürecinde “iyi hal”in otomatik bir prosedür olmaktan çıkarılarak, mağdur güvenliğiyle birlikte değerlendirilmesi hedefleniyor.

“KADINLARI KORUYAN MODELE İHTİYACIMIZ VAR”

Teklifte amaç, cezaevinden izinli çıkan faillerle ilgili “öldürüldü” haberlerinin sıradanlaştığı bir infaz pratiği yerine, mağdurun üstün yararını merkeze alan; ihlal halinde hızlı müdahaleyi, caydırıcılığı ve şeffaflığı önceleyen bir yapıya geçilmesi olarak tanımlanıyor. Böylece infaz, sadece cezanın kalan kısmının nasıl çekileceğine ilişkin teknik bir süreç olmaktan çıkarılarak, kadınların yaşam hakkını koruyan bir güvenlik mekanizması olarak yeniden kurgulanmış olacak.