Yargıtaydan boşanacak çiftleri ilgilendiren mal satışı kararı – D20Haber
24.06.2024, Pazartesi
26 °C / 43 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. GÜNDEM
  4. /
  5. Yargıtaydan boşanacak çiftleri ilgilendiren mal satışı...

Yargıtaydan boşanacak çiftleri ilgilendiren mal satışı kararı

A- A+
D20HABER
Yayınlanma: 6 Kasım 2023 Pazartesi - 11:43Güncelleme: 6 Kasım 2023 Pazartesi - 11:43
Yargıtaydan boşanacak çiftleri ilgilendiren mal satışı kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, "Eşin kendi adına kayıtlı taşınmazı eşinin görüşünü almadan satması güven sarsıcı bir davranış olup diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eder" dedi.

İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye göre, “Davacı-davalı erkek vekili 10.01.2022 tarihli cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalı erkek vekili, iddiaların asılsız olduğu, kadının engelli eşini başkalarının yardımına muhtaç bırakıp evi sebepsiz terk ettiği, kredinin kadının evi terk etmesinden sonraki bir zamanda ihtiyaç nedeniyle çektiğini, satıldığı iddia edilen gayrimenkulün ise kadının istemi üzerine satıldığı, oğlu Mustafa’nın evini kendisinin aldığını bu nedenle kadının davasının reddine karar verilmesini” talep etti.

“Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğu, adeta evi terke zorlayan davacı erkek olduğu, bağımsız konut temin etmediği gibi eve dön ihtarını da bağımsız olmayan bu konuta yaptığı, evlilik birliği içinde edindikleri gayrimenkulleri habersiz satarak oğluna daire aldığı ve bu alım için ayrıca kredi çekerek borçlandığını, dolayısıyla kızının evinden başka gidecek yer bulamayan kadın yokluğa düşmüş olması göz önünde bulundurularak, adli yardım talebinin kabulü ile asıl davanın reddine, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, kadın yararına 50.000 TL maddî ve 50.000 manevî tazminat ile 1.000 TL tedbir ve sonrasında yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini” dava ve talep etti.

İlk Derece Mahkemesi “davacı erkek tarafından Kumru Noterliği aracılığı ile davalı kadına terk ihtarı gönderildiği, terk ihtarının davalı kadına tebliğ edildiği, eldeki davanın terk ihtarından 2 ay sonra açılmış olduğu, dosya çerçevesinde dinlenen tanık beyanlarından davacı erkek ve davalı kadının, davacı erkeğin ilk eşinden olan oğlu, gelini ve çocuklarıyla uzun yıllardır birlikte yaşadıkları, davalı kadının davacı kocadan ayrı bir konut talebinde bulunmadığı, davalı kadının evi terk etmesinden önce değil terkten sonra davacı erkek tarafından bir tarla satışının yapılmış olduğunun anlaşıldığı, davalı kadının evi terk etmesinin haklı bir sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davacı erkeğin 4721 sayılı Kanun’un 164 üncü maddesinde düzenlenen terk hukuksal sebebine dayalı boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, karşı davanın reddine” karar verdi. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı – davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulundu.

Haberin DevamıReklam




Bölge Adliye Mahkemesi erkeğin boşanma davasını reddetti, kadının boşanma davasını kabul etti ancak kadın lehine manevi tazminat vermedi.

Bölge Adliye Mahkemesi “somut olayda erkeğin ihtarı samimi olmadığı bu nedenle davacı erkeğin terke dayalı boşanma davasının reddinin gerektiği belirtilerek hükmün kaldırılmasına davacı-karşı davalı erkeğin davasının reddine karar verilmiş kadının davası açısından ise erkeğin kendi adına kayıtlı taşınmazı eşinin görüşünü almadan sattığı anlaşıldığından bu vakıanın davacı erkeğe kusur olarak yüklenmesinin gerektiğini, bu durumda boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek gerekçenin düzeltilmesine, 6100 sayılı Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) üncü alt bendi gereğince kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne infazda tereddüte mahal vermemesi için hükmün bu kısmının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kadının davasının kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, davalı-davacı kadın yararına 25.000,00 TL maddî tazminata, şartları oluşmayan manevî tazminat talebinin reddine, davalı-davacı kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve 750,00 TL yoksulluk nafakasına” karar verdi.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunuldu. Böylelikle dosya, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi gündemine taşındı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi “kadın lehine manevi tazminat verilmelidir” dedi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bozma ilâmında şu ifadelere yer verdi:

“Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda da belirtildiği üzere; erkeğe “kendi adına kayıtlı taşınmazı eşinin görüşünü almadan sattığı” vakıasının kusur olarak yüklenildiği, kadından habersiz yapılan bu eylemin ekonomik anlamda güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğu, belirlenen ve gerçekleşen bu kusurun kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası şartları kadın yararına oluşmuştur. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince kadının yararına uygun miktarda manevî tazminat hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile manevî tazminatın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”