ZMO Şube Başkanı Saruhan: Avdan’daki tehlikenin boyutu yüksek – D20Haber
29.05.2024, Çarşamba
15 °C / 29 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. GÜNDEM
  4. /
  5. ZMO Şube Başkanı Saruhan: Avdan’daki tehlikenin...

ZMO Şube Başkanı Saruhan: Avdan’daki tehlikenin boyutu yüksek

A- A+
Engin ÜNAL / D20HABER
Yayınlanma: 17 Mart 2023 Cuma - 08:30Güncelleme: 17 Mart 2023 Cuma - 08:33
ZMO Şube Başkanı Saruhan: Avdan’daki tehlikenin boyutu yüksek

Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Avdan Mahallesi’ndeki açık kömür işletmeciliğinin yörede tarım, hayvancılık ve yeraltı su kaynakları için tehdit oluşturduğu belirtildi. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Denizli Şube Başkanı Gülhan Saruhan, "Problem sadece Tavas ile sınırlı kalmaz. En yakın köyler, tarım ve orman arazileri ile bitkiler, hayvanlar, hava, su ve insan sağlığı etkilenecektir. Tehlikenin boyutu yüksektir” değerlendirmesini yaptı.

Avdan’daki açık kömür işletmeciliğinin yarattığı problemi anlatan “Doğanın kalbine kömür kepçesi” başlıklı yazı dizimizin sonuna geldik. Üç gündür devam eden yazı dizisinde Avdan, Narlı ve Denizoluk mahallelerinde görüştüğümüz yöre insanının görüşlerini yansıttık. Bugün de ZMO Denizli Şube Başkanı Gülhan Saruhan’ın tarımdan yeraltı su kaynaklarının kirliliğine kadar dile getirdiği görüşleri aktaracağız.

Görüşmemizde Avdan’la ilgili sürecin termik santral projesiyle başladığını anımsatan Gülhan, tepkiler üzerine santral yapımının durdurulduğunu, ancak daha sonra izinlerin hızla kömür ocağına çevrilerek acele kamulaştırma kararıyla tarım alanlarında tahribatın başladığını söyledi.

SAHA GENİŞLETİLDİ

Kömür sahasının Avdan’a 772 metre, Denizoluk’a 1,2 kilometre, Adamharmanı’na 1,6 kilometre, Narlı’ya 3 kilometre, Kayapınar’a 4,5 kilometre ve Tavas ilçe merkezine 24 kilometre mesafede olduğunu belirten Saruhan, başlangıçta 3 milyon 764 bin 623 m² olan açık kömür işletmesi sahasının son düzenlemeyle 7 milyon metrekareyi geçtiğini ifade etti.

TARIMA, TARIMSAL ALANLARA VE ÜRETİME ETKİSİ

Kömür işletmeciliğinin tarıma, tarımsal alanlara ve üretime nasıl etki edeceğini sorduğumuzda Saruhan, Tavas’ta nüfusun yüzde 70’inin geçimini tarımdan sağladığını, ilçedeki 530 bin dekar alanda çoğunluğu ihraç edilen bitkisel üretim gerçekleştirildiğini, toplam tarım alanının yüzde 11’inde meyve yetiştiriciliği, yüzde 6’lık kısmında sebze yetiştiriciliği yapıldığını, tarımsal desteklemelerle de seracılığın gelişmekte olduğunu anlattı.

Bölgede yoğun olarak hububat, tütün, kekik, şeker pancarı, ayçiçeği, kavun, karpuz, zeytin ve üzüm üretimi yapıldığına işaret eden Saruhan, “Kömür madenciliği, toprak örtüsünün bozulmasına yol açan, yüzey ve yeraltı suları ile içme suyu kaynaklarını kirleten, su ve toprak habitatlarının bozulmasına etki eden, ayrıca hava kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir faaliyettir. Madenciliğin ekolojik sistemler üzerinde olan etkisi kalıcı olmaktadır” dedi.

Yüzey madenciliğinin geniş bir alanın bozulmasına yol açtığını vurgulayan Saruhan, “Madencilikte yüzeyin tahrip edilmesiyle orman, tarım, mera ve benzeri amaçlar için kullanılabilecek alanlar kaybolmakta, ağaçların, bitkilerin ve üst toprak örtüsünün kaldırılması sonucunda ise bitki ve orman yaşamı bozulmakta, yaban yaşamı etkilenmekte, hayvan türleri yer değiştirmektedir. Madencilik sırasında arazi örtüsüne yapılan müdahaleler toprak erozyonu ve sel basması ihtimalini de artırmaktadır” diye konuştu.

“YANLIŞ UYGULAMALAR TOPRAĞI KALICI ŞEKİLDE BOZULMASINA YOL AÇIYOR”

“Toprak kazılıyor, kazılan toprak bir önceki kazılan alana taşınıyor. Buraların artık yeniden tarım alanına dönmesi mümkün müdür?” sorumuza Gülhan’ın yanıtı şöyle oldu:

Haberin DevamıReklam




“Rehabilitasyon kademesi düşünülerek madencilik sırasında üst tabakalardan sökülen toprağın ayrı bir şekilde depolanması ve alt tabakalardaki toprakla karıştırılmaması gerekmektedir. Zira alt tabakalardaki toprak kükürt içerdiği için, su ve havayla teması sonrasında asitleşmekte, verimliliği düşmektedir. Dolayısıyla yanlış uygulamalar toprağın kalıcı bir şekilde bozulmasına yol açarak, ileriki yıllarda kullanımını engellemektedir. Rehabilitasyon işleminin harfiyen yapılması durumunda bile geriye kazanım zor olmaktadır. Madencilik işlemi tamamlandıktan sonra toprak tekrar maden sahasına dökülse dahi, bölgede hakim olan bitki ve hayvan türlerinin farklılaşmasıyla biyoçeşitlilik değişmektedir.”

“ÜRÜN VEREN AĞAÇLARIN SÖKÜLMESİ CİNAYETTİR”

“Yörede gelişmekte olan zeytinciliğe büyük darbe vuracağı, ürün vermeye başlayan ağaçların söküldüğü aktarılıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?” dediğimizde Gülhan, “Bu alanda koruma altına alınmış olan zeytin ağaçları bulunmaktadır. Zeytin ağacı ve zeytin sahaları maddi açıdan paha biçilemez değerdedir. Yasaya göre, zeytinlik sahaları içinde zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz, işletilemez. Yine yasaya göre, zeytinlik sahaları daraltılamaz. Hakkında kanun çıkarılan bitki olan zeytin ağaçları çok değerlidir. Ocaktan kömür çıkarma sırasında yayılan toz ve benzeri partiküller, stomaları tıkayacağı için ağaç ve fidanların gelişimini etkileyecek, verimi düşürecektir. Ürün verilen ağaçların sökülmesi cinayettir. Ölmez ağaç diye adlandırılan ağaçların sökülmesi son derece yanlıştır” ifadelerini kullandı.

“KÖMÜR MADENCİLİĞİ SU KİRLİLİĞİNİ EN KÖTÜ ŞEKİLDE ETKİLER”

Gülhan, çevre ve su kirliliğiyle ilgili sorumuza da “Azımsanmayacak derecede büyük olan tatlı suların azalmasında ne yazık ki kömür kullanımı etkilidir. Bölgede yer alan tatlı suların azalmasına neden olacaktır. Kömür madenciliği asit maden kanalizasyonu yoluyla su kirliliğini en kötü şekilde etkiler. Bu nedenle tatlı suların azalmasına neden olur” yanıtını verdi.

“Problem Tavas ile sınırlı kalır mı?” diye de sorduk. Gülhan’ın yanıtı “Problem Tavas ile asla sınırlı kalmaz. Şimdiki proje alanı içinde Kale’nin bazı köyleri kalmaktadır. Tehlike sadece proje alanı sınırlarında değil, en yakın köyler ve çevredeki diğer yerleşim yerleri, tarım ve orman arazileri, bitkiler, hayvanlar, hava, su ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecektir. Tehlikenin boyutu yüksektir” şeklinde oldu.

BİTTİ