Vali Yavuz Selim Köşger, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu verdi. Yoğun katılımla gerçekleşeh resepsiyonda konuşan Köşger, “Denizli’nin hikayesi Cumhuriyet’in hikayesidir” dedi.

Vali Yavuz Selim Köşger, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anemon Otel’de resepsiyon verdi. Resepsiyona Garnizon Komutan Vekili Tümgeneral Mücahit Zorlutuna, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, milletvekilleri Şahin Tin, Gülizar Biçer Karaca, Nilgün Ök ve Sema Silkin Ün, askeri, adli ve mülki erkan, siyasi partilerin il başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, gaziler ve iş insanları katıldı.

“İMPARATORLUĞUN KÜLLERİNDEN CUMHURİYET DOĞDU”
Cumhuriyet’in anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından konuşan Vali Köşger, bugün dünyanın içinden geçtiği konjonktürde Cumhuriyet’in kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığını belirterek, “İkinci Viyana Bozgunu’ndan sonra iki yüz yılı aşkın bir süre Batı medeniyeti karşısında her alanda kaybede kaybeden ezilen, Balkan Savaşı’nda en son yenilgilerle Anadolu coğrafyasına sıkışmış, savaş yorgunu, bitkin, yılgın 13 milyon insan… Ve bu 13 milyon insanı yeryüzünden söküp atmak, belki de geldiği topraklara, Orta Asya’ya göndermeye ahtetmiş yedi düvel… Bu yedi düvelle nasıl başa çıkılacağını da aslında kestiremeyen bir durum… İşte öyle bir ortamda Millî Mücadele’yi başlattı Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları. Devasa bir imparatorluğu küllerinden yeniden doğurarak Cumhuriyetimizi kurdular” dedi.

“İÇ AÇICI DURUM YOKTU”
Anadolu’da iç açıcı bir durum olmamasına rağmen verilen mücadeleyle yeniden ayağa kalkıldığını vurgulayan Köşger, “13 milyon savaş yorgunu, çoğunluğu kadın ve çocuktan müteşekkil bir nüfus… Ekonomi daha savaşın ertesinde, Lozan Müzakereleri devam ediyorken, Lozan Müzakereleri devam ediyorken İzmir’de İktisat Kongresi toplanıyordu. 17 Şubat 1923, Cumhuriyet’in ilanına daha kalmış 8 ay… Orada kurulacak ülkenin ekonomik vizyonu göz önünde bulunduruluyor ve değerlerimizi yeniden gözden geçirmek, çağdaşlaşmayı ekonomik anlamda sağlamak için çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Ortadaki durum hiç iç açıcı değil; bazı meslek kollarına temsil edecek insan, iş adamı yok. Öyle bir ekonomiden bugün geldiğimiz noktayı işte görüyoruz” diye konuştu.
“CUMHURİYETİN SAYESİNDE BAŞARDIK”
Cumhuriyet sayesinde Türkiye’nin dünyada etkili bir güç haline geldiğini kaydeden Vali Köşger, “Bu salonu dolduran herkes iş insanları, oda başkanlarımız, bütün kesimler… Denizli’nin hikayesi aslında Cumhuriyet’in hikayesidir. Denizli nereden nereye geldi? Denizli, 1 milyon nüfusu ve büyükşehir kimliğiyle kalkınan, gelişen, her anlamda üreten, bir iddiası olan bir şehir. Girişimci genç, müteşebbis iş gücü olan, eğitilmiş genç bir nüfusa sahip olan, 86 milyon nüfusa erişmiş ve hiçbir zaman ülküden, işten, bayraktan vazgeçmemiş, başka hiçbir ülkeyle kıyaslanmayacak bir kalkınmayı sağlamış olan ve gelecekte de iddiası olan… Cumhuriyet’i muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkararak, milletler arasında söz sahibi, etkili, tesirli bir güç haline getirmeyi başardık. Bunu Cumhuriyet’in sayesinde yaptık, bunu bize Cumhuriyet sağladı. O Cumhuriyet ki dünya arasında söz sahibi olan, tesirli olan, sözü geçerli olan, iddiası olan; gittiği her yerde en iyi şekilde temsil edilen iş insanıyla, akademisyeniyle, politikacısıyla her hususta en iyi şekilde temsil edilen bu cumhuriyet, bu insanımızın cumhuriyetidir” diye konuştu.

“CUMHURİYETE ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ”
“Çevremizdeki ülkelerin durumuna baktığımızda da Cumhuriyet’in kıymetini çok daha iyi anlıyoruz, çok daha iyi idrak ediyoruz. Komşu ülkelerimize bakıyoruz; perişanlık, aş yok, yemek yok, demokrasi yok, hiçbir güvence yok” diyen Köşger, sözlerine şöyle devam etti:
“Dünya karşısında ezilmişler, silinmişler, kimisi sömürgeye maruz kalmış. Biz de Allah’a şükür, iftiharla bağımsız bir devlete sahip olduğumuzu ve dünya arasında söz sahibi bir devlet olduğumuzu biliyoruz; iddiamızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu, Cumhuriyet’in sayesinde olur. O yüzden Cumhuriyet’e çok şey borçluyuz, Millî Mücadele’yi yapanlara çok şey borçluyuz. Atatürk’e, silah arkadaşlarına, Millî Mücadele kahramanlarına, her birine şükran borçluyuz, minnet borçluyuz; Allah rahmet eylesin.

Yetişmeyle yetinmeden istikbale daha güzel bir şekilde girmemiz için, istikbalde daha da büyümek için… İlk ona girerek, Birleşmiş Milletler’de temsil edilen, Birleşmiş Milletler’in nizamını yeniden değiştiren ve oradan tüm mazlumların söz hakkını sağlayacak olan, emperyalistlerin karşısında tarihi tüm devletler anlamında ses demiş bir milletin evladı olarak, oradan da gelen mazlum milletlerin temsilcisi olarak yerimizi alacağımız, milletler arasında daha iyi noktaya geleceğimiz günler bizi bekliyor. Onu inşallah hep beraber, birlikteliğimizi sağlayarak, tarih bilincimizi güçlendirerek, gençliğimizi en iyi şekilde çağın teknolojisiyle, bilimiyle, bilgisiyle yetiştirerek ama kendi değerlerimizden, kendi kimliğimizden, kendi benliğimizden de koparmadan yetiştirerek sağlayacağız.”

“İSTİKBAL PARLAK, İSTİKBAL TÜRKİYE’NİN”
Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu söyleyen Vali Yavuz Selim Köşger, “Bu noktada Denizli bana motivasyon veriyor. Denizli’nin çalışkanlığı, üretkenliği, gelişmişliği, her tuttuğu işi dört elle yapıyor olması ve yatırım işini en iyi şekilde yürütüyor olması Türkiyemiz adına bana umut veriyor, gurur veriyor. Denizli’den bütün Türkiye’ye örnekle söylüyorum bunu: Hem Denizli’nin hem Ege Bölgesi’nin hem Türkiyemizin istikbali parlak, geleceği parlak. Asla karamsarlığa düşmüyoruz, asla ümitsizliğe kapılmıyoruz, asla kanatlarımızı düşürmüyoruz. İstikbal parlak, istikbal Cumhuriyetin, istikbal Türkiye’nin. 21. yüzyıl, “Türkiye Yüzyılı”, Türklerin yüzyılı olacak. Bunu hep beraber gerçekleştireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
