Denizli’nin Buldan ilçesinde bulunan ve Birinci Derece Doğal Sit Alanı olan Yayla Gölü’nden torf toprağı alınarak tahrip edilmesini eleştiren bilim insanı Prof Dr Övgün Ahmet Ercan, karşılaştığı manzara için "tam bir doğa kıyımı" ifadesini kullandı.
Buldan’ın Süleymanlı Mahallesi yakınında bulunan ve aynı isimle anılan Yayla Gölü, torf toprağı alınması sırasında yaratılan tahribat nedeniyle uzun süredir çevreci sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların gündeminde.

BİRİNCİ DERECE SİT ALANI AMA…
“Birinci Derece Doğal Sit Alanı” olan ve 2020 yılında “Kesin Korunacak Alan” ilan edilen 1.155 rakımlı Yayla Gölü ile çevresi 95 endemik bitkiye, göçmen kuşlarına ev sahipliği yapıyor. Yeşilbaş ördek, ak pelikan, sakar meke, leylek, karaleylek, karabatak gibi kanatlılar Yayla Gölü’nde en sık görülen türler.
Ancak, Birinci Derece Doğal Sit Alanı ve Kesin Korunacak Alan ilan edilmesine rağmen Yayla Gölü’nde tahribatın önüne geçilemiyor. Kuşadası Gezginler Topluluğu ile birlikte Buldan’a gelen ve Yayla Gölü’nün bulunduğu Süleymanlı’ya giden Deprem Bilimci Prof Dr Övgün Ahmet Ercan, gölden torf toprağı alınmasını eleştirdi.
“BU NASIL SİT ANLAYIŞI? ” DİYE SORDU
Buldan Doğal Hayatı Koruma Derneği Başkanı Sait Yalçın’ın rehberliğinde bölgeyi gezen Prof Dr Ercan, “Gittiğimizde göl kıyısı ile içinde iş makineleri çalışırken görmek bizi şaşırttı. Sit alanı olmasına karşın, gölün içindeki salıklar ile sazlıkların üzerinde yeşerdiği toprağı ihale ile bir işletmeye satmışlar. Doğanın oksijen üreteci olan sazlıklar, nilüferler kepçelerle köklenerek tecimsel olarak saksı toprağı olarak satılan tonlarca torf üretiliyor. Tüm göl kıyısı torf toprağı yığınlarıyla dolu. Tam bir doğa kıyımı” dedi.

Çevrecileri Buldan Yayla Gölü’ndeki doğal yaşamı korumaya davet eden Prof Dr Ercan, “Torf üretelim derken göçmen kuşların, balıkların yuvaları bozulmakta, ayrıca kuş barınma alanı olan bu alan elden çıkmaktadır. Bu nasıl bir sit anlayışıdır? Buldanlı çevrecilerin karşı çıkmalarını hiçbir siyasi güç dinlememektedir” ifadelerini kullandı.