15.05.2021, Cumartesi
15 °C / 32 °C Denizli Hava Durumu
  1. ANA SAYFA
  2. /
  3. DENİZLİ
  4. /
  5. KENT
  6. /
  7. Jeoloji Mühendisleri Odasından Fay Üzerinde Yaşayan...

Jeoloji Mühendisleri Odasından Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu

Haber Merkezi - 12 Nisan 2021 Pazartesi - 15:59 Jeoloji Mühendisleri Odasından Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Genel Merkezi tarafından “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu” hazırlandı. Raporda, diri fay hatlarının geçtiği yerler ve buna karşı yapılması gereken çalışmalar detaylı bir şekilde ele alındı.

A- A+

JMO Genel Merkezi “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu”nu yayımladı. 13 sayfalık raporun giriş bölümünde, 2020 yılı içinde ülkemizde yaşanan depremler ile bunun sonucunda meydana gelen can ve mal kayıplarının dikkate alarak JMO bünyesinde kendi alanında yetkin çok sayıdaki bilim insanında içinde yer aldığı “Deprem Danışma Kurulu” oluşturulduğu, Deprem Danışma Kurulunun yaptığı toplantı ve değerlendirmeler sonucunda “içinden diri fay geçen” kentlerden başlamak üzere bilgilendirme raporları hazırlayarak ilgili kurum ve kişilere bildirme kararı aldığı, bu kapsamda da “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu” hazırlandığı belirtildi.

FAY ZONU ÜZERİNDE YAPILAŞMA OLAN YERLER

Söz konusu raporda, Denizli kent merkezini oluşturan Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinin yanı sıra Acıpayam, Sarayköy, Honaz, Çardak ve Çivril ilçe merkezleri ile Denizli’ye bağlı eski belde/köy statüsündeki 40 yakın mahallesi ile bazı organize sanayi bölgelerinin de fay zonları üzerine inşa edildiğine dikkat çekilerek, tarihsel ve aletsel dönemde yıkıcı depremle karşı karşıya kalan Denizli’nin deprem zararlarından etkilenmesinin önlenmesi amacıyla bir dizi çalışmanın acilen başlatması gerektiği vurgulandı.

YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR

Raporda, aktif fay hatları üzerinde yerleşen Denizli ile ilgili acil yapılması gereken çalışmalara da değinilerek, şu önerilerde bulunuldu:

-Denizli Valiliği veya Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kent ölçeğinde uluslararası uygulama örnekleri de baz alınarak mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması, mikrobölgeleme çalışması yapılmış yerleşim birimleri var ise bunların gözden geçirilmesi ve ihtiyaç halinde yenilenmesi,

-Mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında diri fayların yerinin yerleşime uygunluk açısından hassas olarak uluslararası ölçütlere göre belirlenmesi, deprem titretme potansiyellerinin etüdü için üzerlerinde paleosismoloji çalışmalarının yapılması, paleosismoloji çalışması yapılan alanlarda ise herhangi bir tartışmaya sebebiyet vermemek adına düzenlenen raporların mümkünse bir heyetin incelemesine tabi tutulması,

-Denizli’de birçok yerleşim alanının zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemin birimleri üzerine oturması, sıvılaşma veya yanal yayılmaya uygun alanların varlığı ile heyelan ve kaya düşmesi gibi tehlikelerinden etkilenebileceği düşüncesi ile mikrobölgeleme çalışmalarında bu hususlarında irdelenmesi gerektiği,

-Yukarıdaki çalışma sonuçlarından elde edilecek bilgiler ve diğer disiplinlerden (jeofizik, jeodezi, inşaat, mimarlık, şehir plancıları vd.) edinilecek bilgiler ile diğer afet olasılıkları ışığında deprem master planının hazırlanması, deprem master planı dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejilerinin yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

Ayrıca; mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında belirlenen diri fay hatlarının çevre düzeni planları dahil olmak üzere nazım ve uygulama imar planlarına işlenmesi, diri fay hatlarının sakınım bandı içinde kalan yapıların kentsel dönüşüm ve yenileme kapsamına alınarak bu alanlarda yaşayan yurttaşların can ve mal güvenliklerinin sağlanması, fay sakınım bandı içindeki alanlar için yapı sınırlaması getirilmesi ile bu sorunların çözümüne vesile olacağını düşündüğümüz “fay yasasının” TBMM’inde acilen görüşülerek yasalaşması gerekmektedir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak deprem üretme potansiyeli yüksek olan çok sayıda fay hattı ve zonu üzerine yerleşmiş bulunan Denizli’nin olası bir depremde büyük acılara sebebiyet verebilecek sonuçlarla karşılaşılmaması için bugünden gerekli hazırlık çalışmalara başlaması gerektiği düşünülmektedir. Kamu yararı çerçevesinde yapılacak bu çalışmalara Odamız her türlü desteği vermeye hazırdır.

RENKLİ ÇİZGİLER NEYİ İFADE EDİYOR?

Deprem haritasında yer alan renklerle ilgili de bilgi verilen raporda, “Denizli’nin deprem tehlike haritasındaki mavi çizgi önümüzdeki 50 yıl içerisinde gerçekleşme olasılığı yüzde 10’dan fazla bir depremde Denizli topraklarında meydana gelmesi beklenen yer sarsıntısı miktarını göstermektedir. Mavi çizgi bu sarsıntının yer çekiminin yüzde 40’ı kadar (0.4g), mavi çizgilerin koyu kırmızıya doğru olan kesimi daha fazla, turuncuya doğru olan kesimi ise daha az sarsılacak alaları göstermektedir. Özetle bu harita Denizli’nin kent merkezi başta olmak üzere çok önemli bir deprem bölgesi olduğunu ve il merkezinin de deprem olduğu takdirde en fazla sarsılacak alanlardan biri üzerinde yer aldığını açıkça göstermektedir” denildi.

DENİZLİ DEPREM TEHLİKE HARİTASI

Denizli kent merkezi zeminin büyük ölçüde alüvyon olduğuna da dikkat çekilen raporda, “Deprem dalgaları bu tür zeminler tarafından büyütülerek binalara iletiIir. Zemin büyütmesi olarak tanımlanan bu durum bir deprem olduğu takdirde Denizli kent merkezinin kaya üzerinde yer alan yerlerden daha şiddetli olarak sarsılacağı, bunun sonucunda da hasar oranlarının fazla olacağı anlamına gelmektedir. 30 Ekim 2020 de İzmir’e 70 km uzakta meydana gelen Sisam Adası-Kuşadası Körfezi Depremi İzmir kent merkezinde büyük hasar yaratmış, bunun ana nedeni olarak da düşük yapı kalitesi yanı sıra zemin büyütmesi gösterilmiştir. Öte yandan yapılan araştırmalar büyük bir depremde Denizli kent merkezinin bilhassa kuzeyinde yer alan ova içerisinde kesimlerinde sıvılaşma olaylarının da yaşanabileceğini göstermektedir. Belli büyüklüğe ulaşan depremlerde belli koşullara sahip zeminlerde meydana gelebilen sıvılaşma, zeminin üstündeki yapıları taşıyamamasına neden olmakta, yapılar yer sarsıntısının bir sonucu olan bu olay nedeniyle de hasar almaktadır ” ifadelerine yer verildi.

DENİZLİ’NİN GENEL KONUMU

Güneybatı Anadolu’da yer alan Denizli, jeolojik açıdan Ege genişleme sisteminin iki önemli unsuru olan Büyük Menderes ve Alaşehir grabelerinin kesiştiği bir konumda ve normal fayların yoğun olduğu bir coğrafyada yer aldığı da vurgulanan raporda, jeolojik yapıya şöyle dikkat çekildi:

“Denizli, güneybatıdaki Babadağ’ın eteğinde yerleşmiştir. Bu yamaç ile ova arasında üzerine şehrin yerleşmiş olduğu kısım büyük ölçüde yamaç molozlarından, güneybatıya doğru da genç ve zayıf mühendislik özelliklerine sahip eski ve yeni alüvyondan oluşur. İlin güneybatısındaki Babadağ yükselimini oluşturan yaşlı kayalar ile yamaç molozu ve alüvyonlar arasında ve içerisinde çok kollu bir yapıya sahip olan diri faylar bulunmaktadır. Gerek Denizli ve ilçeleri gerekse komşusu olan iller tarihsel (1900 öncesi) ve aletsel (1900 sonrası) dönemlerde yıkıcı depremler ile sarsılmış ve önemli hasara uğramışlardır.

Jeolojide bir temel kural vardır: Bir yer geçmişte depremlerden etkilenmiş ise gelecekte de etkilenecektir. Denizli kent merkezi neredeyse tamamı zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemin birimleri üzerinde yer alan bir bölgede yerleştiği için, depremlerde zeminden kaynaklanan olumsuzluklar yaşamıştır ve gelecekte de yaşayacaktır. Alüvyon ya da benzeri zeminler yukarıda da değinildiği gibi zayıf mühendislik özellikleri nedeniyle depremden kaynaklanan sarsıntıyı binalara iletirken olduğundan daha fazla büyütmekte, bu da deprem dalgalarını sönümlendiren zeminlere oranla hasarın çok daha fazla olmasına neden olmaktadır.

Bunun yanı sıra bu tür zeminler depremde heyelan, sıvılaşma, oturma, yanal yayılma gibi problemlere de yol açmaktadır. zeminlerin deprem davranışı ancak detaylı zemin araştırmalarını kapsayan mikrobölgeleme çalışmaları ile ortaya konulmaktadır. Bu çalışmalardan sonra eğer ekonomik sınırlar içerisinde kalıyor ise zemindeki olumsuzlukları önleyecek uygun önlemler deprem olmadan önce alınabilmektedir.

YÜZEY FAYLAMASI TEHLİKESİNE DİKKAT!

Denizli kent merkezi zayıf bir zemine sahip olmanın, bu nedenle de olası bir depremde şiddetle sarsılacak olmanın yanı sıra il merkezindeki binalarının altından diri fay geçen illerimizden biridir. Bu nedenle Denizli’nin 6.5’dan büyük bir olası depremde hem depremin yaratacağı şiddetli sarsıntı hem de yüzey faylanması tehlikesi nedeniyle hasar alması beklenmektedir. Bu durumda en akıllıca yaklaşım yapıların deprem sarsıntısını karşılayacak biçimde kurallara uygun haIe getirilmesidir. Ayrıca diri fayların yerinin net olarak belirlenmesinin ardından fay sakınım bantı üzerindeki bina ve bina türü yapıların zaman içerisinde kaldırılarak bu alanlardaki nüfus yoğunluğunun azaltılması, yüzey faylanması tehlike kuşağı içerisindeki yerlerin farklı biçimde (park, günübirlik tesisler vb) kullanılması, henüz yerleşim olmayan bu tür alanlar varsa da bu alanların bina ve bina türü yapılar için kullanılmak üzere imara açılmaması gerekir.

Mikrobölgeleme çalışmaları ve deprem master planı bir ilin deprem ile mücadelesinin temel adımları ve alınabilecek önlemlerin yol haritasıdır. Mikrobölgeleme çalışmaları sayesinde zemın yapısı detaylı bir biçimde öğrenilir, deprem üretme potansiyeli olan diri faylar belirlenir ve böylece Deprem Master Planı doğru bir temel üzerine oturtulur. Denizli kent merkezinde mikrobölgeIeme çalışması yapılmış, ancak henüz bir deprem master planı hazırlanmamıştır.”

DENİZLİ’Yİ ETKİLEYEN DEPREMLER

Raporda, tarih boyunca Denizli’yi etkileyen, yıkımlara yol açan depremlerle ilgili de şu bilgilere yer verildi:

“Denizli, Batı Anadolu’nun önemli diri jeolojik yapılarından olan ve Büyük Menderes ve Alaşehir grabenlerinin birleştiği bir kesimde ve Denizli grabeni olarak bilinen fay kontrollü bir çöküntü alanı içerisinde yer alır. İlin kuzeyinde yer alan Pamukkale fay zonu kuzeybatıdaki Alaşehir grabeninin devamı halindedir. Pamukkale ve Hierapolis antik kenti bu fayların üretmiş olduğu depremlerin izlerini taşımaktadır. Denizli grabeninin güney kısmında yer alan Denizli kent merkezi ise kuzeyi, güneyi ve içerisinden geçen çok sayıda fayın üzerinde yerleşmiştir. Diri fayların son derece yoğun olduğu bu coğrafyada gerek Denizli kent merkezi, gerekse çevresindeki diğer yerleşim birimleri tarihsei dönemlerden bu yana depremler tarafından sarsılmakta ve hasara uğratılmaktadır.

Tarihsel dönemde (1900 öncesi} Denizlİ bölgesinde M.Ö 55 yılında ve M,S. 60 yılında meydana gelen Hierapolis, Laodikeia, Colossae ve Tripolis antik kentlerinin yıkılmasına ve ağır can kayıplarına neden olan depremlerin yanı sıra MS 494 VII. yüzyılın ilk çeyreği (Laodikeia ağır can kaybı ve hasar sonucu terk ediliyor ve Hierapolis ağır hasar görüyor), 1358 (Hierapolis ağır can kaybı ve hasar sonucu terk ediliyor), 1651 (Honaz ilçesinde 700 can kaybı), 1717 (Osmanlı arşivi belgelerine göre Denizli il merkezinde 6 bine yakın can kaybı), 1878 (Çivril ilçesinde 1300 can kaybı} 1837 ve 1899 (Nazilli, Sarayköy ve Denizli yerleşim alanlarında 1117 can kaybı}tarihlerinde meydana gelen depremler önemli can ve mal kayıplarına sebep olmuşlardır.”

Denizli bölgesinin aletsel dönem (1900 sonrası) depremleri ise sıklıkla gelişmelerine rağmen, genellikle 6 büyüklüğünün altında kalmıştır. Bunlar da genellikle Buldan ve Pamukkale bölgesinde yoğunlaşmıştır. Denizli ve yakın civarında 5,6 büyüklüğündeki 1953 Buldan, 5,5 büyüklüğündeki 1965 Honaz, 5 büyüklüğündeki 1976 Denizli, 5,2 büyüklüğündeki 2000 Denizli-Honaz depremleri, büyüklükleri 5 ile 5,5 arasında değişen 4 depremden oluşan 2003 Sarıgöl-Buldan-Yenicekent depremleri, 5,5 büyüklüğündeki 20 Mart 2019 Acıpayam depremi ve son olarak da 8 Ağustos 2019 tarihinde Bozkurt’ta meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem dikkate değerdir.

Denizli Çevresindeki fayların boyları genellikle 20 km den daha kısadır, ancak birbirine paralel uzanan çok sayıda fay kolundan oluşan bir geometri sergilerler. Bu da bölgede sık ancak genellikler küçük ve orta büyüklükte depremlerin oluşmasına yol açmaktadır. Ancak bu fay kollarının birkaçının birlikte kırılması ve bu durumda yüzey faylanması oluşturması da göz ardı edilmemesi gereken bir olasılıktır. Tarihsel dönemlerdeki yıkıcı depremlerin bazıları da bu şekilde meydana gelmiştir.”

DENİZLİ’DEKİ FAY HATLARI NEREDE?

Türkiye Diri Fay Haritası’na (TDFH) göre, Denizli kent merkezinin diri fay niteliğindeki Denizli Fay Zonu üzerinde yer aldığı, bu zonun kuzeybatıda Sarayköy, güneydoğuda ise Honaz fay zonlarının devamı niteliğinde olduğu kaydedilerek, şöyle denildi:

“Doğrudan il merkezinin içinden ve yakınından geçen birçok diri fay vardır. Söz konusu fayların normal fay karakteri egemendir. Yani depremlerde fayın eğimli olduğu taraf çökmekte ve en çok hasar da bu blok üzerinde meydana gelmektedir. Denizli ili de Denizli fayının tavan bloku üzerinde yer alır.

Diri fayların haritalanması farklı disiplinlerden veri girişi ile jeoloji mühendisliği temelinde yapılacak paleosismolojik araştırmalar sonucu gerçekleştirilebilir. Diri fayların yerlerinin imar planlarına altlık oluşturacak hassasiyette haritalanması ile geçmişte hangi büyüklükte ve hangi sıklıkta deprem ürettiği, dolayısı ile gelecekte ne zaman ve ne büyüklükte deprem olabileceğine yönelik olasılıkların belirlenmesi jeolojik, jeofizik, jeofizik, jeomorfolojik ve bunlar üzerine oturacak paleosismolojik araştırmalarla mümkündür. Bu çalışmaların nasıl yapılacağına dair kılavuz TMMOB Jeoloji Mühendisleri odası tarafından yayınlanmıştır. Denizli kent merkezi içerisinden geçtiği bilinen fayların tam olarak nereden geçtiği ve bu fay üzerinde son birkaç depremin hangi tarihlerde olduğu konusunda çalışmalar olmakla birlikte, bunlar imar planlarına altlık oluşturacak detayda ve yeterlikte henüz araştırılmamıştır.

BURALARA DİKKAT!

Denizli ilinin depremselliği bununla da sınırlı değildir. Denizli kent merkezini oluşturan Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinin yanı sıra Acıpayam, Sarayköy, Honaz, Çardak, Çivril ilçe merkezleri ile Denizli’ye bağlı eski belde/köy statüsündeki 40 yakın mahallesi doğrudan fay zonu üstüne oturmaktadır. Yine bazı organize sanayi bölgeleri de fay zonları üzerine inşa edilmiştir.

Denizli kent merkezinin yerleşime uygunluk haritasında, mühendislik önlemi alınarak yapılaşma yapılması gereken 11 ayrı yerleşime önlemli uygun alanlar (ÖUA) belirlenmiştir. Dolayısıyla kent merkezinde ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik çalışmaların yapılması gereken alayar mevcuttur. Denizli ilinin karşılaşabileceği maksimum deprem büyüklüğü 7’ye yakındır. Ayrıntılı yapılacak jeolojik ve jeoteknik çalışma sonuçlarının uygulamaya aktarılması sonucunda, meydana gelebilecek deprem öncesinde can ve mal kayıplarını büyük ölçüde önlemek mümkündür.”

DENİZLİ DEPREM TEHDİDİ ALTINDAKİ BİR İL

“Ülkemizin çoğu yerleşimleri gibi Denizli de diri fay üzerinde yer alan ve deprem tehdidi altında yaşayan bir ilimizdir. Depremler yer sarsıntısı yarattıklannda çok uzak alanlarda bile yıkıma neden olabilmektedir” denilen raporun sonuç bölümünde öneriler şöyle sıralandı:

“Yer sarsıntısının şiddeti depremin uzaklığı ve büyüklüğünün yanı sıra zemin koşullarından da önemli oranda etkilenmekte ve zayıf mühendislik özelliklerine sahip zeminler deprem dalgalamanın genliğini artırarak üstündeki binalara aktarmaktadırlar. Mikrobölgeleme çalışmaları ve deprem senaryoları ile bir bölgede zemin yapısı ve depremin yaratması olası yer sarsıntısı belirlenebilir. Bir yapı beklenen yer sarsıntısına göre ve geçerli en son Bina Deprem Yönetmeliği koşullarına uygun olarak inşa edilirse en azından can kayıplarına yol açmaz. Ancak yaşanan depremlerde; yapıların etüt ve projelendirme süreçlerindeki hata veya eksiklikler, yapı üretimi sırasındaki malzeme ve işçilik hataları ile denetimden kaynaklanan zafiyetlerden dolayı çok sayıda yapının ağır hasar gördüğü veya yıkıldığı görülmektedir. Deprem zararların azaltmanın ve depreme hazır olmanın en önemli unsurlarından biri yapıların olası bir depreme hazır olmasıdır.

Deprem belli büyüklüğü geçtiğinde ise faylar yüzeye ulaşmakta, üzerinde bulunan yapıların yırtılmasına, bir yana yatmasına ya da devrilmesine yol açmakta, böylece yapıların çökmesine ya da çok ağır hasar almalarına neden olmaktadır. Denizli’nin geçmişinde bu büyüklükte depremler olmuştur, gelecekte de olma olasılığı vardır.

Depremden yüzey faylanması sonucu zarar görecek yapılar için alınabilecek en temel tedbir diri fayların yerlerinin hassas bir biçimde belirlenmesi, bu faylar üzerindeki alanların zaman içerisinde boşaltılarak yapı ve nüfus yoğunluğunun azaltılması, gelecekte bu alanlar için yapı sınırlaması getirilmesi ve imar planlarının zemin koşulları ve yüzey faylanması tehlikesine uygun olarak yapılmasıdır.

Denizli’nin gelecekteki bir olası depremi en az zararla atlatabilmesi için;

Denizli ili özelinde bazı faylar üzerinde farklı kurumlar tarafından kısmi olarak paleosismoloji çalışması yapıldığı bilinmekle birlikte, kent genelinde paleosismoloji yapılmayan ya da farklı araştırıcıların farklı sonuçlara ulaştığı fay hatları/zonları üzerinde gerekli araştırmalann yapılarak fayların geçtiği yerlerin ve deprem karakteristiklerinin tam olarak belirlenmesi,

Denizli kent merkezinde zemin araştırmaları yapılmış olmakla birlikte il, ilçe ve içinde diri fay geçen mahalle yerleşimleri başta olmak üzere kent bütünündeki yerleşim yerlerinin tamamında mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması,

Yukarıdaki çalışma sonuçlarından elde edilecek bilgiler ve diğer disiplinlerden (inşaat, mimarlık, şehir plancıIarı vd) edinilecek bilgiler ve diğer afet olasılıkları ışığında deprem master planlarının
hazırlanması,

Deprem master planı dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejilerinin belirlenmesi gerekmekte olup, bu çerçevede aktif fay hatlarının çevre düzeni haritalarına işlenmesi ve aktif fay zonlarının sakınım bandı içinde kalan alanların 1. derece doğal eşik değerler arasına alınması, bina ve bina türü yapılar için sınırlama getirilmesi,

Nazım ve uygulama imar planlarının çevre düzeni planlanında yapılan bu değişikliklerden sonra gözden geçirilerek, aktif fay hatlar ve varsa sakınım batlarının imar planlarına işlenerek yenilenmesi,

Gerek imara esas jeolojik jeoteknik etüt ve projelerinin, gerekse parsel bazlı zemin araştırma projelerinin konusunda yetkin jeoloji mühendisleri tarafından denetlenmesi, güvenilir veri üretilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle Denizli Büyülşehir Belediyesince kent bütününde yapılan jeolojik ve jeoteknik çalışmaların özel bir jeolojik jeoteknik veri tabanında toplanması ve yerleşim alanlarının zemin davranışlarının bütüncül olarak değerlendirilerek risk taşıyan alanların belirlenmesi gerektiği düşünülmektedir.”

JMO Genel merkeze tarafından hazırlanan “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Denizli Raporu” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanlarına, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Denizli Valisi Ali Fuat Atik, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Denizli milletvekilleri, MTA Genel Müdürlüğü, AFAD Başkanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğüne gönderildi.